avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu İş Hukuku

İşe İade Başvurusu ve Hukuki Süreç

İşe İade Hukuki Çerçevesi

İş güvencesi hükümleri, iş hukukunun en önemli koruma mekanizmalarından birini oluşturur ve işçinin keyfi fesihlere karşı korunmasını amaçlar. Bu kapsamda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ila 21. maddeleri arasında düzenlenen işe iade sistemi, geçersiz fesihlere karşı işçiye tanınan etkili bir hukuki yoldur. İşe iade davası sonucunda verilen kararın kesinleşmesiyle birlikte, taraflar açısından yeni bir hukuki süreç başlar ve bu süreçte hem işçinin hem de işverenin belirli yükümlülükleri doğar.

İşe iade davasını kazanan işçinin işe başlama iradesi gerçek ve samimi olmalıdır. Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilen "samimiyet kriteri", işçinin gerçekten işe dönme niyetinde olup olmadığını sorgular. İşçinin gerçek amacı işe dönmek değil de sadece tazminatları almak ise, bu başvuru geçersiz sayılır.

Bu noktada dürüstlük kuralı (TMK m.2) devreye girer. Hukuki işlemlerin ve hak kullanımının dürüstlük kuralına uygun olması esastır. İşçinin işe başlama iradesinin samimiyeti, somut olayın özelliklerine, başvuru sonrası takındığı tutuma ve işverenin davetine verdiği karşılığa göre değerlendirilir.

3. İşverenin Daveti ve Koşulları

İşveren, işçinin başvurusu üzerine yapacağı davette dürüstlük kuralına uygun davranmalıdır. İşverenin daveti; açık, net, samimi ve şartsız olmalıdır. İşçiyi işe başlatmamak için göstermelik yapılan, eski iş koşullarından daha ağır şartlar içeren veya işçinin ulaşımının imkansız olduğu bir birime yapılan davetler "geçersiz davet" olarak kabul edilir.

İşveren davetinde işçiye işe gelmesi için makul bir süre tanımalıdır. Eğer işveren samimi bir davette bulunmuşsa ve işçi buna rağmen işe başlamamışsa, işçinin başvurusunun samimi olmadığı kabul edilir ve fesih geçerli hale gelir.

4. Samimiyetsiz Başvurunun Hukuki Sonuçları

İşe iade başvurusunun samimi olmadığı (yani işçinin aslında işe dönmek istemediği) tespit edilirse;

5. Boşta Geçen Süre Ücreti ve İşe Başlatmama Tazminatı

Boşta geçen süre ücreti, geçersiz fesih nedeniyle işçinin mahrum kaldığı kazancın telafisidir ve en fazla dört ayı kapsar. İşe başlatmama tazminatı ise işverenin iade yükümlülüğünü ihlal etmesinin bir yaptırımıdır. Her iki alacak da ancak işçinin samimi bir başvurusuna rağmen işverenin haksız tutumu halinde doğar.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
22. Hukuk Dairesi 2013/6486 E. , 2014/5256 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bakırköy 6. İş Mahkemesi ÖZET VE İLKELER: 1. İşçinin kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurusu zorunludur. Aksi halde fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. 2. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli kabul edilemez. 3. İşçinin süresi içinde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. 4. Somut olayda işverence işe başlatılma istemi kabul edildiği halde davacının bu davete icabet etmeyerek işe başlamadığı anlaşılmaktadır. İşverenin davetinde iş şartlarında esaslı bir değişiklik bulunmamaktadır. 5. Davacının işe başlama talebinde samimi olmadığı, gerçek amacının tazminatlardan yararlanmak olduğu anlaşıldığından; işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre alacağı taleplerinin reddi gerekir. SONUÇ: Mahkemece davacının taleplerinin kabulü hatalı olup hükmün BOZULMASINA 10.03.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.