avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

İŞE İADEDE İŞVERENİN DAVETİNDE SAMİMİYET

İş Hukuku, işçi ile işveren arasındaki dengesiz gücü tolore etmek ve zayıf konumda olan işçiyi korumak amacıyla koruyucu kurallar barındırır. İş güvencesi hükümleri kapsamında açılan işe iade davaları, haksız feshin önüne geçilmesi ve işçinin işine geri dönebilmesi açısından büyük öneme sahiptir. İşe iade davasını kazanan işçinin yasal süreler içinde başvurusu ve bu başvuru üzerine işverenin işçiyi tekrar işe başlatma daveti, karşılıklı birer hukuki irade beyanıdır. Yargıtay’ın kararlılık kazanan içtihatlarına göre, bu sürecin her iki taraf açısından da "samimiyet" ve "dürüstlük" kurallarına uygun olarak yürütülmesi esastır. İşçi, sadece tazminat alabilmek amacıyla göstermelik başvuruda bulunamayacağı gibi, işveren de işe başlatmama tazminatı ödemekten kaçınmak için işçiyi fiilen çalıştıramayacağı, vasıflarına uygun olmayan veya yerine getirilmesi imkansız şartlar altında işe davet edemez. Özellikle eski işyerinin veya görevin kapatılması, taşerona devredilmesi gibi fiili imkansızlık durumlarında teklif edilen alternatif işin işçinin durumuna uygun olup olmadığının tespiti, teknik ve usuli incelemeleri gerektirir. Bu çalışmada, işe iade davası sonrası yasal başvuru süreci, işverenin işe davetindeki ciddiyet ve samimiyet şartı, eski işin taşerona devredilmesi halinde alternatif görev önerme yükümlülüğü, teklif edilen işin işçinin fiziksel yapısına ve cinsiyetine uygunluğu, yerinde keşif ve bilirkişi heyeti incelemesinin önemi ile samimi olmayan davetin yasal sonuçları incelenecektir.

İŞE İADE SONRASI BAŞVURU SÜRECİ

İşe iade davası kesinleştikten sonra işçi, kararın kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere işverene başvuruda bulunmalıdır. İşçinin bu başvurusu üzerine işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmakla yükümlüdür. İşçinin yasal süresi içindeki başvurusu, işverene işçiyi işe başlatma veya başlatmayarak tazminat ödeme yükümlülüğü yükler. İşçinin başvuruyu yaparken gerçek amacının işe başlamak olması gerekir. Sadece yasal tazminatları tahsil etmek amacıyla yapılan, işverenin davetine rağmen haklı bir neden olmaksızın işe başlanılmayan durumlar geçersiz başvuru hükmündedir. Bu durumda işverence yapılan ilk fesih geçerli feshin sonuçlarını doğurur ve işe başlatmama tazminatı talep edilemez.

İŞVERENİN İŞE DAVETİNDE SAMİMİYET ŞARTI

İşçinin samimi başvurusuna karşılık işverenin işe başlatma davetinin de ciddi, samimi ve dürüstlük kuralına uygun olması şarttır. İşverenin, işçiyi gerçekten istihdam etme iradesi bulunmadığı halde sırf yasal tazminatlardan (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) kurtulabilmek amacıyla yaptığı çağrılar hukuken geçersizdir. Göstermelik işe davetler işe başlatma olarak kabul edilmez. Davetin samimi olup olmadığının belirlenmesinde; teklif edilen işin niteliği, çalışma koşulları, işin yapılacağı yer, eski işe kıyasla işçinin mesleki statüsünün geriletilip geriletilmediği gibi unsurlar bir bütün olarak mahkemece değerlendirilir.

ESKİ İŞİN TAŞERONA DEVREDİLMESİ DURUMU

İşyerlerinde organizasyonel değişiklikler, birim kapatmalar veya bazı departmanların hizmet alımı yoluyla taşerona (alt işverene) devredilmesi sıklıkla karşılaşılan durumlardır. İşe iade kararı sonrasında işçinin eski çalıştığı departmanın taşerona devredilmiş olması durumunda, işçinin birebir eski işinde başlatılması fiilen imkansız hale gelebilir. Bu gibi objektif imkansızlık hallerinde işveren, işçiyi doğrudan reddetmek yerine işyeri sınırları içinde onun niteliklerine, eğitim durumuna ve kıdemine uygun başka bir göreve davet etmelidir. Ancak alternatif olarak önerilen işin işçinin çalışma koşullarını ağırlaştırmaması ve dürüstlük kuralına uygun olması gerekir.

TEKLİF EDİLEN YENİ GÖREVİN UYGUNLUĞU

Eski işin fiilen ortadan kalkması nedeniyle işçiye önerilen yeni görevin uygunluğu incelenirken işçinin kişisel özellikleri büyük önem taşır. Önerilen işin işçinin cinsiyetine, yaşına, fiziksel kapasitesine ve ikametgah durumuna uygun olup olmadığı titizlikle araştırılmalıdır. Örneğin büro içi vezne veya fatura tahsilat işinde çalışan bir kadın işçiye, işe iade davası sonrasında şehir dışında, ağır bedensel güç gerektiren ve genellikle erkek işçilerin istihdam edildiği ambar memurluğu gibi bir görevin teklif edilmesi, iş şartlarında esaslı tarzda olumsuz bir değişiklik oluşturur. Bu tür teklifler, işçinin işe başlamasını zorlaştırmak veya onu istifaya zorlamak amacıyla yapılmış izlenimi verdiğinden işverenin davetindeki samimiyetsizliğin karinesi olarak kabul edilebilir.

KEŞİF VE UZMAN BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ

İş hukukundaki uyuşmazlıklarda, teklif edilen yeni işin işçiye uygun olup olmadığı sadece soyut tanık beyanlarına veya iddialara dayanılarak karara bağlanamaz. Mahkemenin, teklif edilen işin niteliğini ve işyerindeki fiili koşulları yerinde incelemesi usul hukuku gereğidir. Bu kapsamda, işin yapılacağı çalışma alanında (örneğin ambar veya şantiye) keşif yapılmalı; iş güvenliği uzmanı, endüstri mühendisi ve insan kaynakları uzmanından oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti vasıtasıyla işin fiziki zorluk derecesi, işçinin cinsiyetine ve fiziksel yapısına uygunluğu bilimsel yöntemlerle raporlandırılmalıdır. Ayrıca işyerinde işçinin yapabileceği başka uygun pozisyonların bulunup bulunmadığı da re'sen araştırılmalıdır. Keşif yapılmaksızın verilen kararlar eksik inceleme nedeniyle hukuka aykırıdır.

İŞ SÖZLEŞMESİNİN KARŞILIKLI FESİH SONUÇLARI

Yapılan inceleme sonucunda işverenin davetinin samimi olmadığı, işçiyi yıldırmak amacıyla uygunsuz bir iş teklif ettiği saptanırsa, işçi işe başlatılmamış sayılır. Bu durumda işveren, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakları ödemekle sorumlu olur. Aksi takdirde, yani işverenin alternatif iş teklifinin işçiye uygun ve samimi olduğu, ancak işçinin keyfi olarak işe başlamadığı anlaşılırsa, işçi işe iade haklarından yararlanamaz. Fesih ilk tarihte geçerli hale gelir; işçi sadece şartları oluşmuşsa kıdem ve ihbar tazminatını talep edebilir. Bu nedenle işverenin davetindeki samimiyetin tespiti davanın kaderini belirleyen en temel unsurdur.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. İşe iade davasını kazanan işçinin işe başlama süresi nedir?

İşçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene başvurmalı; işveren de başvurudan itibaren bir ay içinde işçiyi işe başlatmalıdır.

2. Eski görev yeri kapatılan işçiye işveren başka bir iş teklif edebilir mi?

Evet, eski görevin taşerona verilmesi gibi fiili imkansızlıklarda işveren işçinin eğitimine, statüsüne ve cinsiyetine uygun alternatif bir iş önerebilir.

3. Teklif edilen yeni işin işçiye uygun olmadığı nasıl ispatlanır?

Bu durum sadece tanık beyanlarıyla kanıtlanamaz. Mahkemece işyerinde keşif yapılarak uzman bilirkişi ve endüstri mühendisinden rapor alınmalıdır.

4. İşverenin işe davetinin samimi olmadığı anlaşılırsa ne olur?

İşverenin daveti samimi kabul edilmez ve işçi işe başlatılmamış sayılır. İşçi, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretlerini almaya hak kazanır.

5. İşverenin samimi davetine rağmen işe başlamayan işçi hangi hakları kaybeder?

İşçi, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretlerini talep edemez; sadece şartları varsa kıdem ve ihbar tazminatını alabilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların dilekçe ve hukuki işlemlerde kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynakları üzerinden ayrıca teyit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2014/10299 E., 2014/20700 K.
Mahkemesi : Konya 4. İş Mahkemesi Tarihi : 24/04/2014 Numarası : 2012/546-2014/76 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşülendi: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı vekili, işveren tarafından müvekkilinin işe davet edildiğini, ancak eski işyerinde değil de bir erkeğin dahi çalışamayacağı, Konya dışında başka bir yerde ambar memuru olarak çalışabileceğinin kendisine bildirildiğini, müvekkilinin ikametinin ve ailesinin bulunduğu Konya dışında çalışmasının mümkün olmadığından ve davalı işverenin işe iade davet bildiriminin samimi olmadığı anlaşıldığından müvekkilinin işe başlamadığını, işveren tarafından da Konya'daki eski işinde çalıştırılmadığını bunun üzerine işe iade davası sonucu elde edilen haklar için icra takibine geçildiğini ancak davacının borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu öne sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı, davacının eski çalıştığı fatura tahsilat yani vezne hizmetinin Selçuklu-Meram İşletmesinde olması nedeniyle davacının bu işte çalışmasının mümkün olmadığı bildirilerek alternatif işler ve işyerlerinin gösterildiğini, davacının bildirilen yerleri beğenmeyerek işe başlamadığını ve icra takibine geçtiğini, müvekkili şirketin mahkeme kararı doğrultusunda davacıyı işe davet ederek işe başlatmak istediği halde davacının çalışmaya başlamayarak haksız yere icra takibine geçtiğini, bunun üzerine borca ve takibine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı işverence davacının eski işyerinde ve görevinde çalışma olanağının bulunmadığının belirtilmesi ve başka birim ve görevlerde davacının işe iade kapsamında çalışmaya davet edilmesi, işverenin işe davetinin samimi olmadığının göstergesi olup bu bağlamda davacının başvurusuna rağmen davalı işverence işe başlatılmamış sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın, kabulüne karar verilmiştir. İşveren işe iade davası sonrası yasal süresi içerisinde işe iade için başvuran işçiyi (1) ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde iş güvencesi tazminatı ve diğer hakları işçiye ödemekle sorumludur. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Yasanın 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir. İşverenin işe davete dair beyanının da ciddî olması gerekir. İşverenin işe başlatma amacı olmadığı halde işe başlatmama tazminatı ödememek için yapmış olduğu çağrı, gerçek bir işe başlatma daveti olarak değerlendirilemez. Somut olayda, mahkemece, davacının fesihten önce icra ettiği işin taşerona devredilmiş olması nedeniyle fiili imkansızlık bulunduğundan davacıya işe iade kararı sonrası davalı işveren tarafından teklif edilen Konya ilindeki ambar görevlisi işinin davacıya uygun olup olmadığı ve böylece işverenin samimi olup olmadığının değerlendirilmesi açısından keşif yapılmadan davacının eşi olan tanığın beyanına göre ambar görevlisi işinin erkek işi olarak kabulü isabetsizdir. Bu nedenle, öncelikle davacıya teklif edilen ambar görevlisi işinin bayana uygun olup olmadığının araştırılması için bu işten anlayan uzman bir bilirkişi ve endüstri mühendisi dahil olmak üzere üç kişiden oluşturulacak bilirkişi heyeti aracılığıyla davacıya teklif edilen işin yapılacağı ambarda keşif yapılmalı, yapılacak keşif sonucunda ambar görevlisi işinin bayana uygun olmadığının anlaşılması halinde davalı işyerinde bayana uygun ve davacıya teklif edilebilecek başka bir iş olup olmadığı da araştırılarak işverenin samimi olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.