avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

Kambiyo Senetlerinde Takip İlkeleri ve İmza Şartı

1. Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu, Türk hukuk sisteminde alacaklıya tanınan en hızlı ve etkili takip yollarından biridir. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 167. ve devamı maddelerinde düzenlenen bu yol, sadece bono, çek ve poliçe gibi kıymetli evrak niteliğindeki belgelere dayanılarak başlatılabilir. Bu takip yolunun en büyük avantajı, ödeme emrine itiraz süresinin kısalığı ve itirazın kural olarak takibi durdurmamasıdır. Ancak bu haktan yararlanabilmek için sunulan belgenin "kambiyo senedi" vasfını tam olarak taşıması şarttır.

2. Senedin Kambiyo Vasıf ve Unsurları

Bir senedin kambiyo senedi olarak kabul edilebilmesi için Türk Ticaret Kanunu (TTK) tarafından öngörülen zorunlu unsurları barındırması gerekir. Bono açısından bu unsurlar; senedin metninde "bono" ibaresi, kayıtsız şartsız belli bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, kime ödenilecekse onun adı, tanzim tarihi ve yeri ile en önemlisi keşidecinin (borçlunun) imzasıdır. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği, senedin kambiyo vasfını yitirmesine ve dolayısıyla bu özel takip yolunun kullanılamamasına neden olur.

3. İmza Şartı ve Parmak İzi Meselesi

Kambiyo senetleri hukukunda imza, borçlunun irade beyanının en somut göstergesidir. TTK m. 688/7 (yeni TTK m. 776/1-g) uyarınca keşidecinin el yazısı ile imzası zorunludur. Uygulamada en çok karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, okuma yazma bilmeyen veya imza atamayan kişilerin senet üzerine "parmak izi" basmasıdır. TTK'nın ilgili hükümleri uyarınca, imza atamayanların parmak izi veya mühür kullanabilmesi ancak bu işlemin noter tarafından tasdik edilmiş olması şartına bağlıdır. Noter onayı bulunmayan bir parmak izi, senede kambiyo vasfı kazandırmaz.

4. İcra Müdürlüğünün Resen İnceleme Görevi

İcra müdürü, önüne gelen takip talebinde senedin kambiyo vasfına sahip olup olmadığını İİK madde 168/1 uyarınca resen (kendiliğinden) incelemekle yükümlüdür. Eğer senette imza yerine onaysız parmak izi varsa veya zorunlu unsurlardan biri eksikse, icra müdürü takip talebini reddetmelidir. Ancak müdürün bu incelemeyi yapmadan ödeme emri göndermesi durumunda, borçlu icra mahkemesine başvurarak bu hukuka aykırılığı dile getirebilir.

5. İİK Madde 170/a Kapsamında Şikayet

İİK madde 170/a, alacaklının kambiyo senedi vasfına haiz olmayan bir belge ile takip başlatması durumunda borçluya şikayet hakkı tanır. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini isteyebilir. Bu madde kapsamında mahkeme, senedin kambiyo vasfını resen inceler. Eğer senet geçersizse, borçlu borcu kabul etse dahi mahkeme takibin iptaline karar vermek zorundadır.

6. Takibin "Kaldırılması" ve "İptali" Arasındaki Fark

İcra hukukunda terim birliği adaletin tecellisi için önemlidir. "Takibin kaldırılması", borçlunun borca veya imzaya itirazının esastan kabul edilmesi durumunda kullanılır. Buna karşılık "takibin iptali", takibin dayanağı olan senedin usul ve yasaya aykırı olması (örneğin kambiyo vasfı taşımaması) durumunda başvurulan bir yoldur. Yargıtay, bu terimlerin yanlış kullanılmasını usul hatası olarak görmekte ve düzeltilerek onama yoluna gitmektedir.

7. Sonuç ve Hukuki Güvenlik

Kambiyo takiplerinde imza şartı, hem alacaklının alacağını teminat altına alır hem de borçlunun sahte veya geçersiz belgelerle taciz edilmesini önler. Noter onayı bulunmayan parmak izine dayalı takipler, hukuk devleti ve güvenilirlik ilkeleriyle bağdaşmaz. Yargıtay’ın bu yöndeki kararları, icra dairelerinin ve mahkemelerin şekli kurallara sıkı sıkıya uyması gerektiğini, şekli eksikliğin esasa geçilmeden takibin durdurulmasına yol açacağını açıkça ortaya koymaktadır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
12. Hukuk Dairesi 2016/11113 E. , 2017/2843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, senette parmak izi bulunduğunu, kambiyo senedi vasfında olmadığını ileri sürerek itirazlarının kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece; yapılan icra takibinin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 170/a maddesi gereğince; icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısıyla, usulüne uygun şekilde önüne gelen takipte, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını haiz olup olmadığını re'sen inceleyerek, anılan vasıfta olmadığını tespit ederse takibin iptaline karar vermelidir. Takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadı İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen inceleymesi gereken zorunlu bir husustur. 6762 sayılı TTK'nun 688/7. (6102 sayılı TTK'nun 776/1-g) maddesi gereğince, senet üzerinde keşidecinin imzasının bulunması zorunlu olup, bu unsurun eksikliği senedin bono vasfını ortadan kaldırır. TTK'nun imza atamayanlarla ilgili maddesinde; ''İmza atamayanlar, imza yerine parmak izi veya mühür kullanabilirler. Ancak, parmak izi veya mührün noter tarafından tasdik edilmiş olması şarttır.'' denilmektedir. Somut olayda, takibe konu senedin incelenmesinde; keşideci ...'ın adının yazılı olduğu kısımda imza yerine parmak izinin bulunduğu ve bu parmak izinin noter tarafından tasdik edilmediği görülmektedir. Bu durumda dayanak belge bono niteliğinde olmadığından, bu belgeye dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamaz. O halde, mahkemece dayanak belgenin kambiyo senedi vasfını taşımadığı anlaşıldığından, İİK'nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, "takibin kaldırılmasına" karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinde yer alan “takibin kaldırılmasına” ibaresinin karar metninden çıkartılarak yerine “takibin iptaline” ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.