KARŞILIKLI BOŞANMADA FERİLERİN AKIBETİ
Aile hukukunda eşlerin karşılıklı olarak açtıkları boşanma davaları (asıl dava ve karşı dava), usulen birleştirilerek tek bir dosya üzerinden yürütülür. Bu davalar birleştirilmiş olsa da hukuken bağımsızlıklarını korurlar. Yargılama sürecinde taraflardan birinin davasının kabul edilip boşanma kararının kesinleşmesi durumunda, diğer tarafın boşanma davası hukuken konusuz kalır. Zira evlilik birliği zaten son bulmuştur ve yeniden boşanmaya karar verilmesi imkansızdır. Ancak boşanma talebinin konusuz kalması, bu dava ile birlikte talep edilen ikincil (fer'i) nitelikteki hakların (maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, velayet, yargılama gideri ve vekalet ücreti) incelenmesine engel teşkil etmez. Mahkemenin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunu ve eşlerin kusur oranlarını yeniden değerlendirerek bu fer'i talepler hakkında esastan karar vermesi zorunludur. Yargıtay’ın emsal kararı, karşılıklı boşanma davalarında boşanma hükmü kesinleşse dahi fer'i alacakların ve kusur durumunun tarafların haklılık durumuna göre karara bağlanması gerektiğini kesin bir dille ortaya koymuştur.
KARŞILIKLI BOŞANMA DAVALARINDA USUL VE ESASLAR
Eşler arasındaki geçimsizlik nedeniyle açılan boşanma davalarında, her iki tarafın da diğerinin kusurlu davranışlarına dayanarak boşanma talep etme hakkı vardır. Birleşen davalarda mahkeme, her iki davanın yasal şartlarının oluşup oluşmadığını ayrı ayrı denetler. Eşlerin birbirlerine yönelttiği iddiaların kanıtlanması durumunda, her iki davanın da kabulüne karar verilmesi gerekebilir. Süreçte usuli kurallara riayet edilmesi hak kaybını önler.
BOŞANMA HÜKMÜNÜN KESİNLEŞMESİ VE KONUSUZ KALMA
Mahkemece eşlerin boşanmalarına karar verildiğinde, taraflar boşanma hükmünü temyiz veya istinaf etmeyerek yalnızca kusura, nafakaya veya tazminata itiraz edebilirler. Boşanma yönüyle kararın kesinleşmesi halinde, evlilik birliği resmen sona erer. Bu aşamadan sonra karşı tarafın derdest olan boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına (konusuz kalma) hükmedilmelidir. Ancak bu durum usuli bir tasfiyedir.
GÜVEN SARSICI DAVRANIŞ VE FİZİKİ ŞİDDET GEÇİMSİZLİĞİ
Boşanma davalarında kusur tespiti fer'i taleplerin merkezinde yer alır. Eşlerden birinin güven sarsıcı davranışlarda bulunması bir kusur oluştururken, diğer eşin buna karşılık fiziki şiddet uygulaması da ağır bir kusurdur. Şiddet, güven sarsıcı davranışların yarattığı kusuru ortadan kaldırmayacağı gibi, şiddet uygulayan eşin de kusurlu kabul edilmesini gerektirir. Şiddete uğrayan eşin boşanma davası açmakta haklı olduğu açıktır.
EŞİT VEYA AĞIR KUSUR TESPİTİNİN FERİLERE ETKİSİ
Eşlerin kusurlarının karşılaştırılması sonucunda eşit kusurlu oldukları tespit edilirse, birbirlerinden maddi veya manevi tazminat talep edemezler. Ancak nafaka yükümlülüğü kusur şartına bağlı olup, boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olmayan eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Bu nedenle, boşanma davası konusuz kalmış olsa dahi kusur oranlarının net bir şekilde belirlenmesi tazminat ve nafakaların kaderini belirler.
KUSUR ORANININ MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA ETKİSİ
Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi uyarınca, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Aynı şekilde kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf manevi tazminat talep edebilir. Kusur oranları belirlenmeden bu taleplerin reddedilmesi usul kurallarına ve adalete aykırılık teşkil eder.
HAKLILIK DURUMUNA GÖRE YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİ
Bir davanın konusuz kalması durumunda mahkeme, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini ve vekalet ücretini paylaştırır. Karşı dava açmakta haklı olan eş, boşanma kararı diğer dava üzerinden kesinleştiği için kendi davası konusuz kalmış olsa bile, yargılama giderlerine mahkum edilemez. Aksine, haklılığı oranında lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Evlilik birliği son bulduğu için diğer eşin boşanma talebi konusuz kalır ve bu konuda karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.
Evet, boşanma hükmü kesinleşse dahi mahkeme kusur durumunu inceleyip nafaka ve tazminat taleplerini esastan karara bağlamak zorundadır.
Fiziki şiddet uygulayan eş de kusurludur; bu durumda her iki eşin de kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat ve nafaka dengesi buna göre kurulur.
Evet, dava açıldığı tarihte haklı olduğu (örneğin şiddete maruz kaldığı) kanıtlanan eş lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Yargıtay, boşanmanın kesinleşmesiyle davanın konusuz kalmasının, fer'i taleplerin ve kusur incelemesinin yapılmasını engellemeyeceğini kabul etmektedir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.