Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK 83)
Suçun Tanımı ve Hukuki Niteliği
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenmiş olup, belirli bir hukuki yükümlülüğe rağmen gerekli müdahaleyi yapmayan kişinin, ölüm neticesinden sorumlu tutulmasını ifade eder. TCK 83/1 hükmüne göre: “Kişinin kasten öldürme suçunun ihmali davranışla işlenmesi halinde, bu fiilden dolayı, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.”
Bu düzenleme, klasik anlamda icrai hareketle işlenen kasten öldürme suçunun (TCK 81) özel bir görünüş biçimini oluşturur. Burada fail, aktif bir öldürme hareketi gerçekleştirmemekte; ancak hukuki yükümlülüğüne rağmen yapması gereken müdahaleyi gerçekleştirmeyerek ölüm neticesinin doğmasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle suç, “garantörlük yükümlülüğüne dayalı ihmali suç” niteliği taşır. TCK 83, gerçek ihmali suçlardan farklı olarak “bağlı (görünüşte ihmali) suç” kategorisinde değerlendirilir. Çünkü failin sorumluluğu, esasen TCK 81’deki kasten öldürme suçuna atıf yapılarak belirlenir.
Korunan Hukuki Değer
Bu suçta korunan temel hukuki değer, insanın yaşam hakkıdır. Yaşam hakkı, Anayasa’nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesi kapsamında güvence altına alınmış olup, devletin pozitif yükümlülükleri arasında bireylerin yaşamını koruma görevi de yer almaktadır. TCK 83’ün varlık nedeni, yalnızca aktif öldürme fiillerini değil, hukuken koruma yükümlülüğü bulunan kişilerin sessiz kalması suretiyle meydana gelen ölüm neticelerini de ceza hukuku koruması altına almaktır.
Maddi Unsurlar
Fail: Bu suç özgü bir suç niteliği taşır. Herkes fail olamaz; yalnızca garantörlük yükümlülüğü bulunan kişiler bu suçun faili olabilir. Garantörlük yükümlülüğü kanundan, sözleşmeden, önceki tehlikeli davranıştan veya belirli bir hukuki ilişkiden doğabilir.
Mağdur: Yaşayan herhangi bir insandır. Yaşam hakkına sahip her birey bu suçun mağduru olabilir.
Fiil: İcra bir davranış değil, ihmali davranıştır. Ancak her ihmal bu suçu oluşturmaz. Failin, hukuken yapmakla yükümlü olduğu bir davranışı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmemesi gerekir. Bu yönüyle salt pasiflik değil, hukuki yükümlülüğe aykırı bilinçli ihmal aranır.
Netice: Mağdurun ölmesidir. Ölüm gerçekleşmeden suç tamamlanmış sayılmaz. Bu suç neticeli bir suçtur ve ölüm neticesi ile ihmali davranış arasında uygun illiyet bağının bulunması zorunludur.
Nedensellik Bağı: Failin ihmalinin ölüm sonucunu doğurmaya elverişli olması ve bu sonucun gerçekleşmesinde belirleyici rol oynaması gerekir. Garantörün müdahale etmesi halinde ölümün önlenebileceği durumlarda sorumluluk doğar.
Manevi Unsur
TCK 83 kapsamında suç yalnızca kasten işlenebilir. Failin hem koruma yükümlülüğünü bildiği hem de ölüm neticesinin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen müdahale etmemesi gerekir. Burada kast, çoğunlukla olası kast biçiminde ortaya çıkabilir. Fail, mağdurun ölebileceğini öngörmesine rağmen müdahale etmeyerek sonucu kabulleniyorsa sorumluluk doğar. Taksirle ihmal halinde ise TCK 85 kapsamında değerlendirme yapılır.
Hukuka Aykırılık Unsuru ve Hukuka Uygunluk Nedenleri
Bu suçta hukuka aykırılık, garantörlük yükümlülüğüne rağmen müdahalede bulunulmaması ile ortaya çıkar. Meşru savunma (TCK 25/1) veya zorunluluk hali (TCK 25/2) kapsamında failin müdahalede bulunmaması hukuka uygun kabul edilebilir. Özellikle failin kendi hayatını koruma zorunluluğu ile karşı karşıya kalması halinde müdahale yükümlülüğü ortadan kalkabilir. Ayrıca objektif imkânsızlık halleri de hukuka uygunluk kapsamında değerlendirilir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs: Teorik olarak mümkündür ancak uygulamada sınırlıdır. Fail müdahaleye başlamakla birlikte neticeyi engelleyememiş olabilir.
İştirak: Uygulanabilir. Garantörlük yükümlülüğüne sahip birden fazla kişinin bulunması halinde müşterek faillik gündeme gelebilir. Ayrıca azmettirme ve yardım etme de mümkündür.
İçtima: İhmal suretiyle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verilmesi halinde gerçek içtima hükümleri uygulanır. Ayrıca başka suçlarla birlikte işlenmesi durumunda fikri içtima hükümleri değerlendirilebilir.
Nitelikli Haller
TCK 83 doğrudan bağımsız bir nitelikli hal listesi içermemekle birlikte, TCK 82’deki kasten öldürme suçunun nitelikli halleri bu suç bakımından da uygulanır. Buna göre örneğin; Tasarlama (TCK 82/1-a), Canavarca hisle öldürme (TCK 82/1-b), Çocuğa veya savunmasız kişiye karşı işleme (TCK 82/1-e) gibi durumlar ihmali davranışla işlenen öldürme suçunda da ağırlaştırılmış müebbet sonucunu doğurabilir.
Daha Az Cezayı Gerektiren Haller ve İndirim Sebepleri
Haksız tahrik (TCK 29) bu suçta da uygulanabilir. TCK 62 kapsamında takdiri indirim nedenleri, failin kişisel durumu, yargılama sürecindeki davranışı ve pişmanlığı dikkate alınarak uygulanabilir. Failin garantörlük yükümlülüğünün sınırlarının tartışmalı olduğu durumlarda da cezai sorumluluk hafifletici şekilde değerlendirilebilir.
Artırım Sebepleri
Suçun birden fazla mağdura karşı işlenmesi, örgütlü yapı içinde gerçekleşmesi veya kamu görevlisi tarafından görevi kötüye kullanılarak işlenmesi halinde cezanın artırılması gündeme gelir. Ayrıca ihmalin bilinçli ve sistematik olması da ağırlaştırıcı değerlendirme sebebi olabilir.
Şikâyet – Re’sen Soruşturma Durumu
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu şikâyete tabi değildir. Suç, re’sen soruşturulan suçlar kapsamındadır. Cumhuriyet savcılığı, ihbar veya öğrenme ile birlikte kendiliğinden soruşturma başlatır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Bu suç bakımından görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Ölüm neticesinin gerçekleştiği yer de yetki bakımından belirleyici olabilir.
Yaptırım ve Hukuki Sonuçlar
TCK 83, yaptırım bakımından TCK 81 hükümlerine atıf yaptığı için temel yaptırım müebbet hapis cezasıdır. Nitelikli hallerin varlığı halinde ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır. Ayrıca TCK 53 kapsamında belirli haklardan yoksun bırakılma gibi güvenlik tedbirleri de uygulanabilir.
Yargıtay Kararlarından Çıkan Genel Hukuki İlkeler
Yargıtay içtihatlarına göre bu suçta en kritik unsur, failin garantörlük yükümlülüğünün varlığı ve kapsamıdır. Garantörlük açıkça ortaya konulmadan mahkûmiyet kurulamaz. Ayrıca Yargıtay, ihmalin cezalandırılabilmesi için failin müdahale etme imkanının fiilen mevcut olmasını aramaktadır. Kast değerlendirmesinde ise Yargıtay, failin sonucu öngörmesine rağmen hareketsiz kalmasını özellikle olası kast yönünden önemli bir gösterge kabul etmektedir.
Doktrindeki Görüşler
Doktrinde TCK 83, ceza hukukunda “garantörlük teorisinin” en önemli yansımalarından biri olarak kabul edilmektedir. Bazı yazarlar, garantörlük kapsamının geniş yorumlanmasının cezai sorumluluğu aşırı genişletebileceğini savunurken, diğer görüşler yaşam hakkının etkin korunması için bu geniş yorumun zorunlu olduğunu ileri sürmektedir. Ayrıca ihmal suretiyle öldürme suçunun sınırlarının, taksir ve olası kast ayrımı açısından belirsizlik yarattığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır.
Benzer Suçlarla Karşılaştırma ve Ayırt Edici Unsurlar
TCK 81’de düzenlenen kasten öldürme suçu ile temel fark, icrai hareket yerine ihmali davranışın bulunmasıdır. Taksirle öldürme (TCK 85) ile ayrım ise kast unsurudur. TCK 83’te fail, ölüm neticesini en azından öngörmetke ve kabullenmektedir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK 87/4) ile fark ise ölümün failin kastı kapsamında olup olmamasına göre belirlenir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.