avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

KİRA KEFALETİNDE GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE EL YAZISI

Borçlar hukukunda sözleşme serbestisi ilkesi egemen olmakla birlikte, kanun koyucu zayıf durumda olan borçluları ve güvence veren üçüncü kişileri korumak amacıyla bazı sözleşme tipleri için son derece katı "geçerlilik şekil şartları" (formal requirements) öngörmüştür. Bu özel sözleşmelerin başında, bir üçüncü kişinin borçlunun edimini yerine getirmesini şahsen taahhüt ettiği "Kefalet Sözleşmesi" gelmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583. maddesi, kefaletin geçerli olabilmesini sıradan bir adi yazılı şeklin ötesinde, çok sıkı şekil kurallarına bağlamıştır. Özellikle konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde, kiracının kira ödeme borcuna güvence olmak üzere üçüncü kişilerin "müteselsil kefil" (joint guarantor) olarak imzaları sıklıkla alınmaktadır. Ancak kira sözleşmelerinin bilgisayar çıktısı veya hazır kırtasiye matbu formları üzerinden hazırlanması ve kefillerin yalnızca bu basılı metinlerde yer alan "müteselsil kefil" yazısının altına imza atmaları, uygulamada geçerli bir kefaletin kurulduğu yönünde fahiş bir yanılgıya yol açmaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kefalet hukukunda şekil şartlarının katılığına tam bağlılık gösteren bu tarihi emsal kararı; kira sözleşmelerinde kefilin sorumlu olacağı "azami miktar" (maximum amount), "kefalet tarihi" (date of guarantee) ve "müteselsil kefil olunduğuna dair irade beyanı"nın bizzat kefilin kendi "el yazısı" (handwriting) ile yazılmasının yasal bir geçerlilik şartı olduğunu tescil etmiş, bu şartları taşımayan matbu/bilgisayar yazılı kefaletlerin tamamen geçersiz (yok hükmünde) olduğunu kesin olarak hükme bağlamıştır.

Uygulamada mülk sahipleri (kiraya verenler), kiracıların ödemediği kira alacaklarını kefillerden tahsil etmek amacıyla icra takipleri başlatmakta veya davalar açmaktadır. Ancak davalı kefil vekilleri, sözleşmedeki el yazısı eksikliğini ileri sürdüğünde bu davalar doğrudan çökmektedir. TBK m. 583'ün getirdiği bu katı kuralın amacı, kefilin üstlendiği borcun ağırlığını ve sınırlarını bizzat kendi el yazısıyla yazarak "bilinçli bir şekilde kavramasını" ve anlık düşüncesiz imzaların önüne geçilmesini sağlamaktır. Bilgisayarla basılmış "Kefil 10.000 TL sınırla müteselsil kefildir" ibaresinin altına atılan çıplak imza, yasa koyucu tarafından kefili korumak adına bilerek geçersiz sayılmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararı, alt derece mahkemelerinin hatalı ret gerekçelerini düzelterek kira hukuku pratiklerinde sarsılmaz bir standart kurmuştur. Emlakçılar, mal sahipleri ve hukukçular bu karar doğrultusunda artık kira sözleşmesi yaparken kefil bölümünü bilgisayarla doldurmamakta; kefilin kendi el yazısıyla "10.000 TL azami miktar ile 24.05.2026 tarihinde müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum" şeklinde bir taahhüt yazmasını zorunlu kılmaktadır. Karar, kefillerin haksız ve fahiş borç yükleri altında ezilmesini engelleyen en güçlü yasal kalkandır.

TÜRK BORÇLAR KANUNU 583 VE GEÇERLİLİK KOŞULLARI

TBK m. 583 uyarınca, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar açıkça belirtilmedikçe geçersizdir.

Yasa maddesi sadece yazılı şekli yeterli görmemiş; kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması halinde bu sıfatı bizzat kendi el yazısıyla belirtmesini mutlak bir 'geçerlilik şartı' (ad solemnitatem) olarak aramıştır. Bu şartlardan biri eksikse, kefalet sözleşmesi hukuken hiç kurulmamış sayılır.

EL YAZISI ZORUNLULUĞUNUN AMACI

Kefalette el yazısı zorunluluğu, kefil olan kişiyi acele karar vermekten ve ağır borç yükümlülüklerini fark etmeden üstlenmekten korumaktır.

Kişi, bilgisayar yazısıyla önceden hazırlanmış bir metne imza atarken borcun büyüklüğünü yeterince idrak edemeyebilir. Ancak borcun azami rakamını (örneğin 'Yirmi Bin Türk Lirası') kendi kalemiyle kağıda dökerken, üstlendiği sorumluluğun ciddiyetini fiilen düşünmek ve tartmak zorunda kalır. Kanun koyucu bu psikolojik korumayı zorunlu kılmıştır.

MATBU KİRA SÖZLEŞMELERİNDEKİ HATA

Piyasada kırtasiyelerden alınan veya internetten indirilen matbu kira sözleşmelerinin kefil kısımları genellikle bilgisayar veya daktilo ile doldurulur.

Kefil sadece bu matbu 'müteselsil kefil' hanesinin altına imza atmaktadır. Yargıtay'ın kararlı içtihatlarına göre, bu şekilde atılan imzalar tamamen geçersizdir. Bilgisayarla yazılmış kefil limitleri veya tarihleri yasanın emredici şekil şartını karşılamaz.

MÜTESELSİL KEFALET BEYANININ NİTELİĞİ

Müteselsil kefalet, alacaklının asıl borçluya gitmeden doğrudan kefilden borcu talep edebileceği en ağır kefalet türüdür.

Kefilin bu ağır sorumluluğu (müteselsillik sıfatını) üstlendiğini de beraat ve açıklıkla kendi el yazısıyla beyan etmesi zorunludur. Sözleşmede sadece 'kefilim' yazılmışsa veya el yazısıyla 'müteselsil' kelimesi belirtilmemişse, kefalet adi kefalet hükmünde kalır.

MAHKEMENİN GEREKÇE DÜZELTME YETKİSİ

Yargıtay, alt derece mahkemelerinin vardığı sonuç (hüküm) doğru olmasına rağmen sunduğu hukuki gerekçe yanlışsa, bu kararı 'gerekçesini düzelterek onama' yetkisine sahiptir.

Somut olayda yerel mahkeme davayı başka gerekçelerle reddetmiştir. Yargıtay ise 'kefalet şekil şartı eksikliği nedeniyle zaten geçersizdir, bu nedenle davanın reddi sonucu doğrudur' diyerek yerel mahkeme kararının gerekçesini yasal zemine oturtmuş ve kararı düzelterek onamıştır.

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ İÇTİHADININ UYGULAMADAKİ ÖNEMİ

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararı, kira uyuşmazlıklarında ispat ve geçerlilik kurallarını belirleyen en temel rehberlerden biridir.

Bu karar doğrultusunda, geçerli bir kefalete sahip olmak isteyen tüm kiraya verenler sözleşmeleri çok daha titiz hazırlamak zorundadır. Aksi halde, kiracının borcundan dolayı kefile gidildiğinde, kefilin el yazısı eksikliği nedeniyle tüm alacak talepleri mahkemeden geri dönecektir. Karar, şekilciliğin adalet korumasındaki gücünü teyit eder.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Arkadaşımın kira sözleşmesine bilgisayarla yazılmış 'müteselsil kefil' yazısının altına imza attım. Kiracı kirayı ödememiş. Ev sahibi benden bu parayı yasal olarak isteyebilir mi?

Hayır, isteyemez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin emsal kararı uyarınca, kefil olacağınız azami miktar, kefalet tarihi ve 'müteselsil kefil' ibaresi bizzat sizin kendi el yazınızla yazılmadığı sürece kefalet sözleşmesi geçersizdir. Ev sahibinin size karşı başlatacağı icra takibine veya davaya itiraz ederek borçtan kurtulabilirsiniz.

2. Geçerli bir kira kefaleti kurulabilmesi için sözleşmeye el yazısıyla tam olarak ne yazmalıyım?

Kefil olan kişinin bizzat kendi kalemiyle kira sözleşmesinin boş bir yerine aynen şu cümleyi yazıp imzalaması gerekir: 'Kira sözleşmesinden doğan borçlardan 20.000 TL azami miktara kadar 24.05.2026 tarihinde müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum. [İmza]'

3. Eşimin rızası olmadan bir kira sözleşmesine kefil oldum. Bu kefalet geçerli midir?

TBK m. 584 uyarınca eşlerden biri, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğer eşin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Eşinizin yazılı rızası (muvafakati) yoksa el yazısı tam olsa bile kefaletiniz yine geçersiz kalır.

4. Kira sözleşmesinde kefilin sorumluluğu ne kadar sürer? Sözleşme uzadığında kefalet de uzar mı?

Kefilin sorumluluğu, sözleşmede açıkça süre belirtilmemişse kural olarak ilk kira yılı sonuna kadar geçerlidir. Kira sözleşmesinin kendiliğinden (yasa gereği) uzadığı sonraki yıllarda, kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için sözleşmede el yazısıyla sonraki uzama dönemleri için de kefil olunduğunun açıkça belirtilmiş olması şarttır.

5. Matbu kira sözleşmesindeki kefalet geçersiz çıktığında ev sahibi ne yapabilir? Kiracıyı tahliye edebilir mi?

Kefaletin geçersizliği kiracının tahliyesini doğrudan sağlamaz. Ancak kira sözleşmesinde 'geçerli bir kefil gösterilmesi' asli bir edim veya sözleşme şartı olarak kararlaştırılmışsa ve kiracı geçersiz kefil yerine yeni ve geçerli bir kefil sunmazsa, ev sahibi kiracıya ihtarname çekerek sözleşmeye aykırılıktan dava açma hakkını saklı tutabilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/5234 Ε., 2019/938 Κ. "Taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinde davalının bilgisayar yazısıyla yazılmış "müteselsil kefil" ibaresinin altında imzası bulunmakta ise de kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduğu el yazısı ile belirtilmediğinden taraflar arasında geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığından söz edilemeyecektir. Bu doğrultuda kefalet sözleşmesi geçerli olmamasına rağmen mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ise de sonuç itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir."