avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

KİRA TESPİTİNDE ENDEKS ALT SINIRI

Kira hukuku, mülkiyet hakkı ile barınma ve çalışma hürriyeti arasındaki hassas dengeyi korumak amacıyla sürekli olarak yasal düzenlemelere ve yargısal denetime tabi tutulmuştur. Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, kira sözleşmelerinin yenilenme dönemlerindeki artış oranları ve kira tespit davalarındaki kriterler belirli yasal sınırlarla güvence altına alınmıştır. Bu sınırların başında, özellikle beş yılı aşan kira ilişkilerinde hakimin hakkaniyete uygun kira bedelini belirlerken göz önünde bulundurması gereken "hak ve nesafet" ilkeleri gelmektedir. Uygulamada, taşınmazın güncel piyasa değerinin tespiti için yapılan emsal araştırmalarında mahkemelerce ciddi yanılgılara düşülebilmekte, kimi zaman belirlenen yeni kira bedeli kiracının fiilen ödemekte olduğu güncel bedelin dahi altında kalabilmektedir. Yargıtay’ın kararlı ve emsal nitelikteki içtihatları çerçevesinde, kira bedelinin tespiti davalarında hak ve nesafete uygun bir bedel belirlenirken, hükmedilecek yeni kira bedeli, bir önceki kira döneminde ödenen kira bedeline yasal endeks (ÜFE/TÜFE) oranında artış uygulanarak elde edilecek tutardan daha düşük olamaz. Bu kural, kiralayanın mülkiyet hakkını koruyan asgari ve emredici bir alt sınırdır.

KİRA BEDELİNİN TESPİTİ DAVALARININ YASAL DAYANAĞI

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi, kira bedelinin belirlenmesine ilişkin yasal çerçeveyi çizmektedir. Kanun koyucu, sözleşme serbestisi ilkesini kira hukuku alanında kiracı lehine sınırlandırmış ve kira artış oranlarının üst sınırını resmi olarak açıklanan üretici veya tüketici fiyat endekslerindeki artış oranlarına bağlamıştır. Kira tespit davaları ise, tarafların yeni dönem kira bedeli üzerinde anlaşamamaları halinde, mahkeme aracılığıyla kira bedelinin objektif ve yasal kriterlere göre saptanmasını sağlayan özel bir dava türüdür. Bu davalar, kira ilişkisinin devamlılığını sağlarken, tarafların ekonomik dengesini korumayı hedefler.

BEŞ YILLIK KİRA SÜRESİ VE HAKKANİYET DÖNEMİ

Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, taraflarca bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli hakim tarafından belirlenir. Beş yıllık sürenin dolmasıyla birlikte, kira bedeli sadece endeks artışına göre değil; kiralananın durumu, konumu, büyüklüğü ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde yeniden takdir edilir. Hukukta bu döneme "hak ve nesafet dönemi" denmektedir. Beş yıldan sonra hakim, taşınmazın güncel rayiç değerini araştırmakla yükümlüdür.

ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (ÜFE) ARTIŞ ORANININ BAĞLAYICILIĞI

Hak ve nesafet dönemi dışındaki (ilk beş yıl içindeki) yıllık artışlarda, kira bedeline uygulanacak en yüksek artış oranı yasal endeks sınırıdır. Karara konu dönemde bu sınır Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) iken, sonraki yasal değişikliklerle Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) on iki aylık ortalaması esas alınmıştır. Yargıtay içtihadında vurgulandığı üzere, kira sözleşmesindeki artış şartı ne olursa olsun, şartlar değişmediği sürece yasal endeks uygulanarak bulunacak kira bedeli, o dönemin hak ve nesafet kurallarına en uygun ve taraflar açısından aşırı olmayan bedel olarak kabul edilir. Bu nedenle, bilirkişi raporlarında ve mahkeme kararlarında endeks hesabının titizlikle yapılması zorunludur.

KİRA BEDELİNİN HESAPLANMASINDA ESKİ KİRACI İNDİRİMİ

Hak ve nesafet uyarınca kira bedeli belirlenirken izlenecek usul yerleşik Yargıtay kararlarıyla standartlaştırılmıştır. Bilirkişi heyeti öncelikle kiralanan taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği güncel brüt kira bedelini emsallerle karşılaştırarak belirler. Bu belirlemeden sonra, davalının taşınmazda uzun süredir oturan "eski kiracı" olduğu göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun makul bir indirim (uygulamada genellikle yüzde on ila yüzde yirmi oranında eski kiracı indirimi) yapılır. İndirimli olarak ulaşılan bu rakam, nihai kira bedelini oluşturur.

BİR ÖNCEKİ DÖNEM KİRA BEDELİNİN ASGARİ SINIR OLMA DIŞILIĞI

Kira tespit davalarında mahkemenin ve bilirkişilerin uyması gereken en önemli kural, asgari sınır kuralıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın boş değerinden eski kiracı indirimi yapıldıktan sonra ulaşılan tutar, kiracının fiilen ödemekte olduğu kira bedelinin endeks uygulanmış halinden daha düşük çıkabilir. Böyle bir durumda, hakimin doğrudan bilirkişi raporundaki düşük bedele hükmetmesi yasal olarak mümkün değildir. Kira bedeli, bir önceki dönemde ödenen kiranın endeks (ÜFE/TÜFE) uygulanmış tutarından daha düşük belirlenemez. Aksi bir kabul, davacı kiralayanın dava açarak mevcut yasal artış hakkının da altına düşmesine yol açar ki bu durum dava açmanın mantığına ve hak arama özgürlüğünün özüne aykırıdır.

BİLİRKİŞİ RAPORLARININ ENDEKS UYARLANMASI AÇISINDAN DENETİMİ

Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında 2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunmakta olup, 2013 dönemi için kira tespiti istenmiştir. Davalının bu dönemde net 3.400 TL, brüt 4.250 TL kira ödediği sabittir. Bilirkişi heyeti, taşınmazın boş değerini brüt 4.200 TL olarak belirlemiş, ancak yasal endeks artış hesabını yapmamıştır. Mahkeme ise bu eksik rapora dayanarak kirayı brüt 4.100 TL olarak tespit etmiştir. Yani mahkeme, kiracının dava açılmadan önce zaten ödemekte olduğu brüt 4.250 TL'den daha düşük bir kiraya hükmetmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporundaki bu eksikliği ve mahkemenin asgari sınır kuralını ihlal etmesini kanuna aykırı bularak kararı bozmuştur. Mahkemece, bir önceki dönem kirasına endeks uygulanarak asgari sınır belirlenmeli ve bu sınırın altında bir rakama hükmedilmemelidir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Kira tespiti davası nedir ve ne zaman açılır?

Kira bedelinin yeni dönemde uygulanacak miktarının mahkemece belirlenmesi davasıdır; genellikle kira sözleşmesinin yenilenme döneminden önce açılır.

2. 5 yılı dolduran kira sözleşmelerinde kira bedeli nasıl belirlenir?

Hakim tarafından; yasal endeks (TÜFE) artış oranı, taşınmazın boş olarak kiraya verilmesi halindeki piyasa değeri, emsal kiralar ve eski kiracı indirimi dikkate alınarak hak ve nesafete göre belirlenir.

3. Belirlenen yeni kira bedeli bir önceki dönem kirasından düşük olabilir mi?

Hayır, kira tespit davalarında belirlenecek kira bedeli, bir önceki dönem kirasına yasal endeks artışı uygulanarak elde edilen tutardan daha düşük olamaz.

4. Eski kiracı indirimi (hak ve nesafet indirimi) nedir?

Taşınmazın güncel boş kiralama bedeli üzerinden, kiracının eski ve düzenli ödeyen bir kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyet gereği yapılan indirimdir.

5. Yargıtay'ın bu karardaki bozma gerekçesi nedir?

Mahkemenin, kiracının fiilen ödemekte olduğu kiradan ve bu kiraya endeks uygulanmasıyla bulunacak asgari tutardan daha düşük bir kira bedeli tespit etmiş olmasıdır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2015/2163 E., 2015/2733 K. Karar Tarihi: 19.03.2015
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira parasının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece,01.09.2013 tarihinden itibaren aylık kira parasının brüt 4.100 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, aylık brüt 4.031 TL olan kira parasının 1.9.2013'den itibaren aylık 5.000 TL'ye yükseltilmesi istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak aylık kiranın 4.100 TL olarak tespitine tespitine karar verilmiştir. Kira parasının tespitine ilişkin 6098 sayılı TBK'nun 344 maddesinde "Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından üretici fiyat endeksindeki artış oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir” düzenlemesi getirilmiştir. Şartlar değişmediği ve özel nedenlerin varlığı iddia ve ispat edilmediği sürece, kira sözleşmesinde olağan rayice uygun olarak kararlaştırılan kira parasına, Üretici fiyat Endeksinin dört yıl için artırımı esas alınarak bulunacak kira parasının o dönemin hak ve nesafet kurallarına uygun ve aşırı olmayan bir kira parası olduğu ilke olarak kabul edilmeli ve ona göre uygulama yapılmalıdır. Dört yıldan sonra ise, taşınmazın boş olarak yeniden kiralanması halinde getirebileceği kira parası bilirkişi marifetiyle belirlenerek, hakimce bu miktar gözönünde bulundurulup hak ve nesafete uygun bir kira parası takdir edilmelidir. Hak ve nesafete uygun kira belirlenirken en son ödenen aylık kira bedeline endekse (ÜFE) göre artış yapılarak belirlenen kiradan daha düşük olmayacak şekilde taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği brüt kira bedelinden, davalının eski kiracı olduğu gözetilerek hakkaniyete uygun bir miktarda indirim yapılması gerekmektedir. Taraflar arasında imzalanan 1.09.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde aylık kira bedelinin brüt 5.000 TL olarak tespitini istemiştir. Dava konusu dönem olan 01.09.2013 tarihinden itibaren aylık net 3.400 TL, brüt 4.250 TL kira parası ödendiği tarafların kabulündedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde ise aylık brüt 4.200 TL kira parası getirebileceği belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti endeks yoluyla kira bedelini ise hesap etmemiştir. Mahkemece bu durumda bir önceki dönem ödenen kira parasından daha düşük kira parasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Kira parasının bir önceki kira döneminde ödenen kira parasının ÜFE endeksine göre yapılacak artıştan daha düşük bir tutar olamayacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.