avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

KİRALANANIN GALİP VASFI VE TAHLİYE DAVALARI

Gayrimenkul hukuku ve kira ilişkileri, hem mülk sahiplerinin hem de kiracıların günlük yaşamda ve ticari faaliyetlerde en sık karşılaştığı, uyuşmazlıkların en yoğun yaşandığı alanların başında gelir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK), kira sözleşmelerini tabi oldukları taşınmazın fiziksel ve fonksiyonel özelliklerine göre iki ana gruba ayırmıştır: "TBK Genel Hükümlerine Tabi Kiralar" (Örn: boş arsalar, çatısız depolar, açık otoparklar) ve "Konut ve Çatılı İşyeri Kiraları" (Örn: apartman daireleri, dükkanlar, fabrikalar). Bu ayrım sıradan bir sınıflandırma olmayıp, uyuşmazlık durumunda hangi tahliye yollarının kullanılabileceğini belirleyen en kritik yasal eşiktir. Konut ve çatılı işyerlerinde kiracıyı koruyan son derece sıkı tahliye sınırlamaları bulunurken, genel hükümlere tabi taşınmazlarda sözleşme süresinin dolmasıyla birlikte mal sahibi hiçbir gerekçe göstermeden doğrudan tahliye davası açabilir. Ayrıca, yeni satın alan kişinin (yeni iktisap) ve kendi ihtiyacının varlığına dayalı tahliye davaları (TBK m. 351) sadece konut ve çatılı işyerleri için geçerlidir; genel hükümlere tabi taşınmazlar için bu gerekçeyle dava açılması yasal olarak imkansızdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve gayrimenkul hukukunun temel direğini oluşturan kararı, mahkemelerin bu ayrımı yapmadan eksik inceleme ile tahliye kararı veremeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Karar uyarınca; uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kiralananın galip vasfı uzman bilirkişi raporuyla kesin olarak belirlenmelidir.

Uygulamada, üzerinde küçük bir kulübe veya baraka bulunan açık otopark, arsa ya da yarı açık düğün salonu gibi karma nitelikteki taşınmazları yeni satın alan mal sahipleri, "ben buraya yeni sahip oldum, ticari işyeri olarak kendi ihtiyacım var" diyerek Sulh Hukuk Mahkemesinde "yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye" davası açmaktadır. Kiracılar ise taşınmazın çatılı işyeri olmadığını, boş arsa niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini istemektedir. Mahkemeler bazen sadece üstünkörü bir keşif yaparak, taşınmazın üzerindeki basit bir barakayı işyeri sayıp davayı kabul edebilmektedir. Oysa Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bu yüzeysel kararları bozarak alt derece mahkemelerine çok net bir ders vermektedir. Bir taşınmazın tahliye kuralları belirlenirken, onun "galip vasfı" (baskın özelliği) saptanmalıdır. Eğer taşınmazın asıl kullanım amacı ve baskın alanı boş arsa ise, üzerindeki derme çatma yapı onun çatılı işyeri olmasını sağlamaz. Genel hükümlere tabi bu taşınmazda ihtiyaç davası açılamaz. Mahkeme, uzman bilirkişiden ek denetim raporu alarak taşınmazın galip vasfını belirlemeli ve eğer genel hükümlere tabi ise ihtiyaç davasını doğrudan usulden reddetmelidir.

KİRALANANIN GALİP VASFI VE TANIMI

Galip vasıf, bir taşınmazın birden fazla kullanım veya fiziksel özelliğe sahip olması durumunda, onun ekonomik değerini ve asıl kullanım amacını belirleyen egemen niteliğidir.

Örneğin, 10 dönümlük boş bir arazinin köşesinde 20 metrekarelik çatılı bir güvenlik kulübesi varsa, bu taşınmazın galip vasfı "boş arsa"dır. Taşınmazın galip vasfı, kira sözleşmesinin hangi yasal rejim altında değerlendirileceğini tayin eden tek kriterdir.

TBK GENEL HÜKÜMLERE TABİ TAŞINMAZLAR

Üzerinde örtülü (çatılı) bir bina bulunmayan boş araziler, tarla, arsa, açık otoparklar ve benzeri taşınmaz kiraları TBK genel hükümlerine tabidir.

Bu sözleşmelerde kiracıyı koruyan emredici süre uzatım kuralları uygulanmaz. Sözleşme süresi bittiğinde, kiraya veren bitim tarihinden itibaren 1 ay içinde hiçbir tahliye sebebi (ihtiyaç, yeniden inşa vb.) göstermeden doğrudan süre bitimi nedeniyle tahliye davası açabilir. Belirsiz süreli hallerde ise feshi ihbar (TBK m. 329) sürelerine göre tasfiye edilir.

KONUT VE ÇATILI İŞYERİ KİRALARI

Eşlerin ve ailelerin barınma ihtiyacını karşılayan konutlar ile üstü kapalı ve ticari faaliyet yürütülen çatılı dükkan, büro, fabrika gibi yerler bu sınıfa girer.

Bu kiralarda yasa kiracıyı korur. Sözleşme süresi dolsa bile, kiracı çıkmak istemedikçe sözleşme kendiliğinden 1 yıl uzar. Kiraya veren, ancak kanunda sınırlı sayıda sayılan haklı sebeplerden (ihtiyaç, imar, 10 yıllık süre dolumu vb.) birine dayanarak dava açarak kiracıyı çıkarabilir.

YENİ İKTİSAP VE İHTİYAÇLA TAHLİYE

TBK’nın 351. maddesi, bir taşınmazı yeni satın alan kişiye, kendisi, eşi veya çocuklarının konut ya da işyeri ihtiyacı için kiracıyı tahliye etme hakkı tanır.

Ancak bu hak, sadece "Konut ve Çatılı İşyeri" kiralarında kullanılabilir. Eğer yeni satın alınan yer boş bir arsa veya genel hükümlere tabi bir taşınmaz ise, yeni malik kesinlikle "yeni iktisap ve ihtiyaç" iddiasıyla tahliye davası açamaz. Açarsa davası hukuki dayanaktan yoksun kalır.

FESHİ İHBAR VE SÜRENİN DOLMASI

Genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde vadenin dolması veya fesih ihbar sürelerinin işleyişi son derece katıdır.

TBK m. 327 uyarınca, süresi belirli kira sözleşmesi bu sürenin geçmesiyle kendiliğinden sona erer. Eğer kiraya veren 1 ay içinde dava açmaz ve kiracı taşınmazı kullanmaya devam ederse sözleşme belirsiz süreli hale gelir. Belirsiz süreli kirada fesih ihbarı ise TBK m. 329'a göre altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık fesih bildirim süresine uyularak yapılabilir.

TÜRK BORÇLAR KANUNU ÜÇ YÜZ YİRMİ YEDİ

Genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde sürenin sona ermesini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu’nun 327. maddesinin yasal metni şu şekildedir:

TBK Madde 327 -
"Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Taraflar, bu durumda, açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür."

Bu madde, genel taşınmaz kiralarının anahtar hükmüdür.

HMK UYARINCA KEŞİF VE BİLİRKİŞİ

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde, kiralananın galip vasfının belirlenmesi davasında usul şu şekilde işletilir:

HMK m. 288 uyarınca uyuşmazlığa konu taşınmazın başında hakim, katip ve uzman bilirkişi eşliğinde mutlaka fiili "Keşif" yapılmalıdır. İnşaat mühendisi, mimar ve gayrimenkul uzmanından oluşan bilirkişi kurulu, taşınmazın üzerindeki yapıların niteliğini (kalıcı mı, sökülebilir mi, çatılı işyeri vasfı var mı) ölçümlerle inceler. Bilirkişiler, HMK delil bütünlüğü dairesinde, taşınmazın galip vasfını ve sözleşmenin başlangıç tarihindeki durumunu netleştiren denetime elverişli teknik bir rapor hazırlar. Bu rapora göre taşınmazın tabi olduğu kanun maddesi saptanır ve karar buna göre verilir.

HUKUKİ YORUMLAR VE TAHLİYE HAKLARI

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararı, kira hukukundaki en temel ayrımlardan birini koruyan, mahkemelerin teknik araştırma yapmadan keyfi tahliye kararları vermesini engelleyen muazzam bir usul güvencesidir.

Sonuç olarak; kiralananın galip vasfının belirlenmesi, tahliye davasının kaderini belirleyen öncelikli bir sorundur. Genel hükümlere tabi taşınmazlarda ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılması hukuken geçersizdir. Mahkemelerin eksik inceleme ile değil, uzman bilirkişiden ek denetim raporu alarak karar vermesi zorunludur. Yargıtay, bu kararla hem kiracı haklarını korumuş hem de gayrimenkul hukukundaki yasal disiplini sağlayarak Türk borçlar hukukuna paha biçilemez bir değer katmıştır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Boş bir arsayı kiraladım, ev sahibi beni ihtiyaç nedeniyle çıkarabilir mi?

Hayır. Boş arsalar TBK genel hükümlerine tabidir. Genel hükümlere tabi taşınmazlarda "ihtiyaç nedeniyle tahliye" davası açılamaz. Ev sahibiniz ancak kira süresi bittiğinde doğrudan "süre bitimi" gerekçesiyle dava açabilir.

2. Kiraladığım otoparkın içinde küçük bir yazıhane/kulübe var. Burası çatılı işyeri sayılır mı?

Taşınmazın asıl kullanım amacı ve baskın alanı (galip vasfı) açık otopark alanı olduğu için, köşedeki küçük yazıhane burayı çatılı işyeri yapmaz. Galip vasfı arsa olduğu için genel hükümlere tabi olmaya devam eder.

3. Kiralananın galip vasfını kim, nasıl belirler?

Mahkemece taşınmaz başında yapılacak fiili keşif sonrasında, uzman inşaat mühendisi ve mimarlardan oluşan bilirkişi heyetinin hazırlayacağı denetime elverişli teknik bilirkişi raporu ile belirlenir.

4. Genel hükümlere tabi kira sözleşmesinde süre bittiğinde ne kadar sürede dava açılmalıdır?

TBK m. 327 uyarınca, sözleşmede belirlenen sürenin dolduğu tarihten itibaren en geç 1 ay içinde tahliye davası açılması gerekir. Bu süre geçirilirse sözleşme belirsiz süreli hale gelir ve tahliye zorlaşır.

5. Yeni satın aldığım boş arazi için kiracıya karşı ihtiyaç davası açabilir miyim?

Hayır, açamazsınız. TBK m. 351'de düzenlenen yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye hakkı sadece konut ve çatılı işyerleri için geçerlidir. Genel hükümlere tabi arazilerde bu maddeye dayanarak tahliye talep edilemez.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/3773 E., 2017/7785 K. "Türk Borçlar Kanunu Genel Hükümlerine tabi olan taşınmazlar hakkında yeni iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliye istemine dayanarak dava açılması mümkün değildir. Her ne kadar mahkemece mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış ise de; dosya kapsamından kiralananın galip vasfı anlaşılamamaktadır. Genel Hükümlere tabi kira sözleşmesinde kira süresinin sona ermesi halinde sözleşme süresi belirsiz hale gelir. Taşınmaz ve taşınır yapı kiralarıyla ilgili belirsiz süreli kira sözleşmelerinde feshi ihbar süresi Türk Borçlar Kanun'unun 329. maddesi hükmüne göre belirlenir. Türk Borçlar Kanunu 327. maddesinde yer alan düzenlemeye göre genel hükümlere tabi kira sözleşmelerinde kira sözleşmesinin başlangıcı ve süresi belli ise kira sözleşmesinde sürenin dolması ile kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Kiraya veren sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir ay içinde dava açarak herhangi bir sebep aranmaksızın süre bitimi nedeniyle tahliye talep edebilir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kiralananın galip vasfının belirlenmesi ve kiralananın TBK genel hükümlerine mi, yoksa 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun konut ve çatılı iş yeri kiralanmasına İlişkin hükümlerine mi tabi olduğu konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınması ve kira sözleşmesinin başlangıç tarihi de belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir."