avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu

TCK 261 – Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf Suçu

Suçun Tanımı ve Hukuki Niteliği

Türk Ceza Kanunu’nun 261. maddesinde düzenlenen kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf suçu, kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliğine geçen, koruması veya yönetimi altına giren ya da hukuken teslim edilen başkasına ait mal üzerinde yetkisi dışında tasarrufta bulunması, bu malları amacı dışında kullanması, el değiştirmesine sebebiyet vermesi veya malın hukuki statüsünü ihlal etmesi suretiyle oluşan bir kamu görevi suçudur. Bu suç tipi, kamu görevlisinin emanet veya koruma altındaki malvarlığı değerleri üzerindeki sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesini cezalandırır.

Kamu görevlisi, görevini yerine getirirken çoğu zaman kişilere veya kamuya ait mallar üzerinde geçici zilyetlik, muhafaza yetkisi veya idari kontrol yetkisi elde eder. TCK 261, bu yönüyle kamu görevlisinin “emanet hukuku” çerçevesinde hareket etmesini güvence altına alan tamamlayıcı bir ceza normudur.

Korunan Hukuki Değer

Bu suç ile korunan hukuki değer çok boyutludur. Öncelikle mülkiyet hakkı korunmaktadır. İkinci olarak kamu idaresine duyulan güven korunmaktadır. Üçüncü olarak kamu hizmetinin dürüstlüğü ve sadakat ilkesi korunmaktadır. Son olarak ekonomik düzen ve malvarlığı güvenliği korunmaktadır.

Maddi Unsurlar

Fail

Bu suçun failı yalnızca kamu görevlisidir. Failin, mal üzerinde görevi nedeniyle bir yetkiye sahip olması gerekir. Kamu görevlisi olmayan kişiler ancak iştirak yoluyla sorumlu olabilirler.

Mağdur

Mağdur, malı üzerinde tasarruf yapılan kişi veya kamu idaresidir. Malın niteliğine göre mağdur bireysel bir kişi olabileceği gibi kamu tüzel kişiliği de olabilir.

Fiil

Fiil, kamu görevlisinin görevi nedeniyle zilyetliğinde bulunan veya koruma sorumluluğu altındaki mal üzerinde yetkisi dışında tasarrufta bulunmasıdır. Bu fiil farklı şekillerde ortaya olabilir:

Netice

TCK 261 bir netice suçudur. Suçun oluşması için mal üzerinde usulsüz tasarruf nedeniyle bir zarar veya tehlike doğması gerekir.

Nedensellik Bağı

Kamu görevlisinin usulsüz tasarruf fiili ile meydana gelen zarar arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmalıdır.

Manevi Unsur

Suç kasten işlenebilir. Failin malın başkasına ait olduğunu ve kendisinin sadece koruma veya kullanım yetkisi bulunduğunu bilmesi ve buna rağmen yetkisini aşarak tasarrufta bulunması gerekir. Olası kast mümkündür. Taksirle işlenmesi mümkün değildir.

Hukuka Aykırılık Unsuru

Kanuni yetki kapsamında yapılan işlemler, mahkeme kararı veya acil durum/zorunluluk hali gibi durumlarda hukuka aykırılık ortadan kalkar.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Nitelikli Haller

Malın yüksek ekonomik değeri olması, kamu zararının büyüklüğü, fiilin sistematikliği ve güven ilişkisinin ağır ihlali uygulamada ağırlaştırıcı kabul edilir.

Daha Az Cezayı Gerektiren Haller ve İndirim Sebepleri

TCK 62 kapsamında takdiri indirim uygulanabilir. Malın iade edilmesi veya zararın giderilmesi indirim sebebi olabilir.

Artırım Sebepleri

Malvarlığına ciddi zarar verilmesi, sistematik usulsüzlük ve kamu güveninin ağır zedelenmesi artırım sebepleridir.

Şikâyet – Re’sen Soruşturma Durumu

Suç şikâyete tabi değildir. Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulur.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme genellikle Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir.

Yaptırım ve Hukuki Sonuçlar

TCK 261 kapsamında hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca kamu görevinden çıkarma ve tazminat sorumluluğu doğabilir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Kamu görevlisinin her mal kullanımı suç mudur?

Hayır, yalnızca yetki sınırının aşılması halinde suç oluşur.

Malın zarar görmesi şart mı?

Her zaman değil, hukuki statünün ihlali de yeterli olabilir.

Zimmet ile farkı nedir?

Zimmette malın sahiplenilmesi vardır, burada ise usulsüz tasarruf söz konusudur.

Taksirle işlenebilir mi?

Hayır, kast aranır.

Malın iadesi suçun oluşumunu engeller mi?

Hayır, ancak cezada indirim sebebi olabilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.