avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Kişinin Hatırasına Hakaret Suçu

TCK 130 Kişinin Hatırasına Hakaret Suçu: Hukuki Nitelik, Unsurlar ve Cezai Sorumluluk

Kişinin Hatırasına Hakaret Suçunun Tanımı ve Hukuki Niteliği

Kişinin hatırasına hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 130. maddesinde düzenlenmiş olup, ölmüş bir kimsenin hatırasına yönelik onur kırıcı, aşağılayıcı veya saygınlığını zedeleyici fiilleri cezai yaptırıma bağlamaktadır. Bu suç tipi, yaşayan bireylerin değil, vefat etmiş kişilerin toplumsal itibarı ve hatırasını koruma amacı taşır.

TCK 130/1 hükmüne göre; “Bir kimsenin hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi cezalandırılır.” Ayrıca aynı maddenin ikinci fıkrasında, kişinin hatırasına yönelik saldırının yanı sıra yakınlarının da manevi değerlerinin korunması hedeflenmektedir.

Bu yönüyle suç, hem ölüye saygı ilkesini hem de ölen kişinin yakınlarının manevi bütünlüğünü koruyan özel bir kişilik hakkı suçudur.

Korunan Hukuki Değer

Bu suç ile korunan temel hukuki değer, ölmüş kişinin şeref ve saygınlığının korunması ile birlikte, geride kalan yakınlarının manevi bütünlüğü ve acısının korunmasıdır. Hukuk düzeni, ölümle birlikte kişilik sona erse bile kişinin hatırasına saygıyı güvence altına alır.

Ayrıca toplumsal barış ve ölüye saygı kültürü de bu suç tipi ile korunmaktadır. Bu nedenle suç, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir değer taşır.

Maddi Unsurlar

Fail

Bu suçun faili herkes olabilir. Özgü suç niteliği bulunmamaktadır. Gerçek kişiler bu suçun faili olabilir; tüzel kişiler ise doğrudan fail olamaz ancak temsilcileri aracılığıyla sorumluluk doğabilir.

Mağdur

Mağdur, artık hayatta olmayan kişinin hatırası ile birlikte, bazı hâllerde ölen kişinin yakınlarıdır. Kanun, hatıraya hakaretin dolaylı etkilerini de koruma altına almıştır.

Fiil

Suçun maddi unsuru, ölmüş bir kişinin hatırasına yönelik hakaret içeren davranışlarda bulunulmasıdır. Bu fiil;

şeklinde gerçekleşebilir.

Ayrıca bu fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek (alenen veya toplu şekilde) işlenmesi gerekir. Bu unsur, suçun oluşumu bakımından belirleyicidir.

Netice ve Nedensellik Bağı

Suç soyut tehlike suçu niteliğindedir. Hatıraya yönelik aşağılayıcı ifadelerin başkalarına ulaşmasıyla suç tamamlanır. Somut zarar veya yakınların psikolojik etkilenmesi şart değildir.

Manevi Unsur

Kişinin hatırasına hakaret suçu yalnızca kasten işlenebilir. Failin, ölen kişinin hatırasına yönelik aşağılayıcı bir ifade kullandığını bilmesi ve istemesi gerekir.

Olası kast da mümkündür. Ancak taksirle bu suçun işlenmesi mümkün değildir.

Hukuka Aykırılık Unsuru ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

Bazı durumlarda ölmüş kişiye ilişkin değerlendirmeler hukuka uygun kabul edilebilir. Özellikle;

hukuka uygunluk nedeni oluşturabilir.

Buna karşılık, ölmüş kişinin hatırasını küçük düşürmeye yönelik keyfi ve aşağılayıcı ifadeler hukuka aykırılık oluşturur.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs: Failin hatıraya hakaret içeren ifadeyi yaymaya çalışmasına rağmen bunun gerçekleşmemesi hâlinde teşebbüs hükümleri uygulanabilir.

İştirak: Suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenebilir. Özellikle medya veya sosyal medya üzerinden yapılan ortak paylaşımlar iştirak kapsamında değerlendirilir.

İçtima: Bu suç çoğu zaman hakaret (TCK 125) veya halkı kin ve düşmanlığa tahrik (TCK 216) gibi suçlarla birlikte işlenebilir. Bu durumda gerçek içtima hükümleri uygulanır.

Nitelikli Haller

TCK 130’da temel şart “en az üç kişiyle ihtilat” unsurudur. Bunun dışında fiilin;

işlenmesi uygulamada ağırlaştırıcı değerlendirmelere neden olur.

Daha Az Cezayı Gerektiren Haller ve İndirim Sebepleri

Haksız tahrik (TCK 29) ve takdiri indirim nedenleri (TCK 62) bu suç bakımından uygulanabilir. Özellikle ölen kişi hakkında daha önce yapılmış ağır eleştiriler veya tartışmalar bulunması hâkim tarafından dikkate alınabilir.

Failin pişmanlık göstermesi, içeriği kaldırması veya düzeltme yapması da indirim sebebi olabilir.

Artırım Sebepleri

Suçun basın-yayın yoluyla işlenmesi, geniş kitlelere ulaşması veya sistematik şekilde tekrarlanması cezanın artırılmasına neden olabilir. Özellikle sosyal medya üzerinden viral hale gelen içerikler ağırlaştırıcı etki doğurur.

Şikâyet – Re’sen Soruşturma Durumu

Kişinin hatırasına hakaret suçu kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak ölen kişinin yakınlarının şikâyeti üzerine soruşturma ve kovuşturma yapılabilir. Şikâyet hakkı genellikle eş, çocuk, anne-baba gibi yakınlara tanınmıştır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Bu suç bakımından görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. İnternet üzerinden işlenen suçlarda mağdurun veya içeriğin ulaştığı yer de yetki açısından dikkate alınabilir.

Yaptırım ve Hukuki Sonuçlar

TCK 130 kapsamında kişinin hatırasına hakaret eden kişi hakkında hapis cezası öngörülmektedir. Suçun işleniş biçimi ve yayılma derecesi ceza miktarını etkiler.

Mahkeme somut olayın özelliklerine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi gibi bireyselleştirme kurumlarını uygulayabilir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Kişinin hatırasına hakaret suçu nedir?

Bu suç, ölmüş bir kişinin şeref ve saygınlığını aşağılayıcı ifadelerle zedelemek veya hatırasına hakaret etmek suretiyle işlenir.

Ölmüş kişiye hakaret suç olur mu?

Evet. Türk Ceza Kanunu, ölmüş kişilerin hatırasını da koruma altına almıştır.

Bu suç için kaç kişinin yanında söylenmesi gerekir?

Kanun en az üç kişiyle ihtilat edilmesini şart koşar. Yani ifade en az üç kişiye ulaşmalıdır.

Sosyal medyada yapılan paylaşımlar bu suçu oluşturur mu?

Evet. Sosyal medyada yapılan ve geniş kitlelere ulaşan hakaret içerikli paylaşımlar TCK 130 kapsamında suç oluşturabilir.

Bu suçta şikâyet şartı var mı?

Evet. Kural olarak şikâyete bağlıdır ve ölen kişinin yakınları tarafından şikâyet edilmesi gerekir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.