avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Hukuki İlkeler

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) m.109 ve devamı kapsamında, mağdurun özgürlüğüne yönelik fiillerin cezai sorumluluğunu düzenler. Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2025/7239 K. 2023/1889 E. sayılı kararı, özellikle suçtan doğrudan zarar görmeyen tarafların temyiz hakkı, delil toplama ve değerlendirme standartları, katılan ve müşteki hakları ile hukuki sorumluluk ve tespit yükü ilkelerini ön plana çıkarmaktadır. Bu karar, ceza yargılamasında mağdur ve üçüncü kişilerin hak ve yetkilerini belirleyen önemli bir içtihat niteliğindedir.

Ceza Yargılamasında Temyiz Hakkı ve Sınırları

Yargıtay kararında vurgulandığı üzere, suçtan doğrudan zarar görmeyen kişiler veya tüzel kişiler, dava sürecinde temyiz hakkına sahip değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.298/1, bu hususu açıkça düzenlemektedir. Bu maddeye göre, kamu davasına katılma hakkı olmayan kişi veya kuruluşlar, davanın esasına ilişkin temyiz yollarını kullanamazlar. Kararda, Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği örneğinde, suçtan doğrudan zarar görmediği için temyiz başvurusunun reddedilmesi, bu ilkenin somut uygulamasını göstermektedir.

Bu ilke, temyiz hakkının korunması ile hukuk devleti ilkeleri arasında bir denge sağlar. Mahkemeler, temyiz hakkını sadece doğrudan hukuki menfaat taşıyan taraflara tanıyarak yargılama sürecini etkin ve ölçülü biçimde sürdürür. Benzer şekilde, üçüncü kişiler açısından hukuki güvenlik ve yargılama prosedürlerinin öngörülebilirliği sağlanmış olur.

Mağdur Hakları ve Katılan Vekilinin Yetkileri

Ceza yargılamasında katılan ve mağdur vekillerinin temyiz yetkisi, suçtan doğrudan zarar görme kriteri ile sınırlandırılmıştır. Kararda, mağdurun anneanne evinde gerçekleşen eylem nedeniyle mağduriyetinin doğrudan ve somut olduğu tespit edilmiş, bu nedenle mağdur vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz taleplerinin esasına girilerek değerlendirilmesine karar verilmiştir.

Bu durum, mağdur haklarının korunması ve davaya katılma hakkının sınırları açısından önemli bir emsal teşkil eder. CMK m.228 ve m.231’de yer alan düzenlemeler, katılan ve mağdur vekillerinin delil talep etme, beyan sunma ve temyiz hakkı kullanma sınırlarını çizer. Yargıtay kararı, bu sınırların somut olaylara uygulanmasında yol gösterici niteliktedir.

Delil Toplama ve Eksik Araştırma İlkesinin Önemi

Kararda, sanığın savunması doğrultusunda telefon kayıtları, HTS ve sinyal bilgilerinin incelenmesi gerektiği, eksik araştırma ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır. Bu, ceza yargılamasında delil toplama ve değerlendirme yükünün mahkeme üzerinde olduğunu, sanığın savunmasının objektif olarak incelenmesi gerekliliğini gösterir.

Delillerin eksik veya yanlış değerlendirilmesi, hem sanığın hem de mağdurun haklarının korunmasını zedeleyebilir. Bu bağlamda karar, hukuki tespit yükünün somut ve yeterli delillerle yerine getirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, sanığın savunma hakkının kapsamlı şekilde korunması, hukuka uygun ceza kararlarının temel şartlarından biridir.

Suçun Unsurları ve Ceza Takdiri

5237 sayılı TCK m.109/2 ve m.109/3-f kapsamında, kişinin hürriyetini kısıtlama eylemi net şekilde tanımlanmış olup, suçun unsurları somut delillerle belirlenmelidir. Yargıtay kararı, suçun işleniş şekli ile mağdurun yaş ve koşullarının, ceza takdirinde dikkate alınmasının gerekliliğini ortaya koyar.

Ek olarak TCK m.35, 53 ve 62. maddeleri kapsamında, ceza sorumluluğunun şahsi ve ölçülü olması, sanığın kusuru, suçun işleniş biçimi ve sonuçlarının dikkate alınması, hukuka uygun cezalandırmanın esaslarını belirler. Karar, bu ilkelerin somut olay yerine hukuki analiz düzeyinde uygulanmasını öğretici şekilde göstermektedir.

Yargıtay İçtihatlarının Uygulama Kıstasları

Uygulamada Önemli Çıkarımlar

Bu karar, benzer kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ve ceza yargılaması süreçlerinde uygulayıcılar için temel ilkeleri belirler:

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
8. Ceza Dairesi 2023/1889 E. , 2025/7239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/409 E., 2022/893 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama ... Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneğinin suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşılmakla temyiz hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-f, 35/2, 62., 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2021/409 Esas, 2022/893 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar düzeltilerek hükme yönelik sanık müdafiinin, dernek vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan mağdur ... vekilinin temyiz sebepleri; delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın cezalandırılmasının gerektiğine ilişkindir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının gerçekleştiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, mağdurun akıcı ve tutarlı beyanlarına ve mağdur beyanlar ile bire bir örtüşen, çelişki içermeyen tanık ......, ... beyanlarına itibar edilerek sanığın atılı suçtan üst hadden ve indirim yapılmaksızın cezalandırılması gerekli iken beraat kararı verilmesinin usule ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe A. Müşteki ... Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneğinin Temyiz İsteği Yönünden Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve kamu davasına katılma hakkı bulunmayan derneğin, davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 5271 sayılı Kan’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. B. Katılan Mağdur ... Vekilinin ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Dava dosyası kapsamına göre; onbeş yaşından küçük mağdurenin suç tarihinde anneannesinin oturduğu apartman dairesine, elinde bulundurduğu anahtarla girmeye çalışırken sanık tarafından sağ kolundan çekiştirilerek apartmanın zemin katından sokağa çıkartıldıktan sonra, mağdurenin sanığın dizlerine vurarak sanıktan kurtulmayı başardığı şeklinde gerçekleştiği iddiasına ilişkin olarak; Somut olayda, sanığın aşamalardaki beyanlarında suç tarihi olan 27.01.2020 tarihinde ve olay saatinde ... sokağında bulunan ...isimli iş yerinde ve ... Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan fabrikaya iş başvurusunda bulunduğuna yönelik savunması dikkate alınarak, sanığın suç tarihinde kullandığı telefonların tespiti ile HTS ve mesaj kayıtları ve sinyal bilgilerinin getirtilmesi, sanığın savunması doğrultusunda incelenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Müşteki ... Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneğinin Temyiz İsteği Yönünden Temyiz talebinde bulunan dernek vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kan’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Mağdur ... Vekilinin ve Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan mağdur ... vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2021/409 Esas, 2022/893 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kan’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kan’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.