KÖPEK ISIRMASINDA TAKSİRLE YARALAMA SUÇU
Evcil hayvanların bakımı ve idaresi, sahiplerine sadece hukuki ve maddi sorumluluklar değil, aynı zamanda ceza hukuku anlamında son derece katı tedbir yükümlülükleri yüklemektedir. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) temel felsefesi, toplumda tehlike yaratabilecek kaynakların (Örn: yırtıcı/saldırgan hayvanlar) kontrol altında tutulmasını emreder. Bir köpeğin sahibi tarafından tasmasız, ağızlıksız ve başıboş şekilde sokağa bırakılması, başlı başına toplumsal güvenliği tehlikeye sokan yasal bir ihlaldir. Eğer bu başıboş bırakılan köpek, sokakta kendi halinde oyun oynayan küçük bir çocuğa saldırır ve onu basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek (BTM) şekilde dahi olsa ısırarak yaralarsa, olay sadece idari bir kabahat olmaktan çıkar ve doğrudan ağır bir ceza davasının konusunu oluşturur. Bu durumda fail, hem "Hayvanı tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakma" (TCK m. 177) suçunu hem de neticesi sebebiyle "Taksirle yaralama" (TCK m. 89) suçunu aynı anda işlemiş kabul edilir. Ceza hukukunun genel ilkelerinden olan "Fikri İçtima" (TCK m. 44) uyarınca, bu iki suçtan cezası daha ağır olan taksirle yaralama suçundan yargılama yapılmalı ve suç şikayete tabi olduğundan yasal "Uzlaşma" hükümleri mutlaka işletilmelidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve sarsılmaz ilke kararı, yerel mahkemelerin uzlaşma usullerini atlayarak doğrudan mahkumiyet kuramayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Karar uyarınca; başıboş köpeğin çocuk ısırması olayında uzlaşma hükümleri değerlendirilerek taksirle yaralamadan ceza verilmelidir.
Uygulamada, sokağa serbestçe salınan bir bekçi köpeği veya pitbull cinsi köpek, sokakta top oynayan bir çocuğu bacağından ısırarak hafif şekilde yaralamaktadır. Hastane adli raporunda "basit tıbbi müdahaleyle (BTM) giderilebilir yaralanma" tespiti yapılmaktadır. Savcılıklar bu olaylarda doğrudan dava açmakta, yerel ceza mahkemeleri de "sanık hayvanını tehlike yaratacak şekilde serbest bırakmıştır" diyerek TCK m. 177 uyarınca sadece tehlike suçundan hapis cezası veya doğrudan para cezası verebilmektedir. Oysa Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bu uygulamaları ceza tekniği yönünden kökten bozmaktadır. Ortada fiili bir yaralanma (zarar) meydana geldiği için, somut tehlike suçu olan TCK m. 177 arka planda kalır. Sanığın asıl cezalandırılması gereken eylemi, özen yükümlülüğüne aykırı davranarak taksirle yaralamaya neden olmasıdır. Taksirle yaralama suçu (TCK m. 89/1) ise kanun gereği uzlaşma kapsamında olan bir suçtur. Mahkeme, dosyayı doğrudan karar bağlamadan önce mutlaka Uzlaştırma Bürosuna göndermeli, taraflar arasında uzlaşma sağlanamazsa yargılamaya devam ederek taksirle yaralama suçundan ceza tayin etmelidir. Bu usule uyulmaması bozmayı gerektirir.
HAYVANIN SERBEST BIRAKILMASI VE TEHLİKE
Saldırganlık potansiyeli olan evcil hayvanların kamuya açık alanlarda başıboş bırakılması, toplumun can güvenliğini doğrudan tehdit eden bir eylemdir.
Köpeğin cinsi ne olursa olsun, sokak gibi çocukların ve insanların yoğun olduğu yerlerde serbest bırakılması, hayvan sahibinin objektif özen yükümlülüğünü (tedbirlilik şartını) açıkça ihlal ettiğini gösterir. Bu ihlal ceza sorumluluğunun kaynağıdır.
TCK YÜZ YETMİŞ YEDİNCİ MADDE DÜZENLEMESİ
Hayvanı tehlike yaratacak şekilde serbest bırakmayı cezalandıran Türk Ceza Kanunu’nun 177. maddesi şu şekildedir:
TCK Madde 177/1 -
"Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya bunların kontrolünü kaybaden kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır."
Bu madde, zararın doğmasını beklemeyen saf bir tehlike suçudur.
TAKSİRLE YARALAMA SUÇUNUN UNSURLARI
Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın öngörülebilir neticesinin istenmeyerek gerçekleştirilmesidir.
Köpek sahibinin "ben ısırmasını istemedim" savunması taksir sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Öngörülebilir olan ısırma riskine karşı gerekli gözetim ve bağlama önlemini almayan malik, taksirle yaralama (TCK m. 89) suçunun maddi ve manevi tüm unsurlarıyla sorumludur.
FİKRİ İÇTİMA VE YASA UYGULAMALARI
Fikri içtima, işlenen tek bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet verilmesi halidir.
Köpeğin başıboş bırakılarak birini ısırması eyleminde; hem serbest bırakma suçu (TCK m. 177) hem de yaralama suçu (TCK m. 89) aynı anda ihlal edilmiştir. TCK m. 44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren taksirle yaralama suçu esas alınarak tek bir ceza verilir.
BASİT TIBBİ MÜDAHALE VE RAPOR
Hafif sıyrıklar, küçük köpek diş izleri veya pansumanla geçebilecek yaralanmalar adli tıp literatüründe BTM ile giderilebilir yaralanma sayılır.
Yaralanmanın BTM kapsamında kalması, suçun taksirle yaralama vasfını değiştirmez, sadece TCK m. 89/1 uyarınca verilecek temel cezanın alt sınırdan belirlenmesini sağlar. Bu durum aynı zamanda davanın uzlaşma kapsamında kalmaya devam etmesini güvence altına alır.
TCK SEKSEN DOKUZUNCU MADDE DÜZENLEMESİ
Taksirle yaralama suçunu ve cezalarını düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin ilk fıkrası şu şekildedir:
TCK Madde 89/1 -
"Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır."
Bu madde, özen yükümlülüğü ihlallerinin cezai karşılığıdır.
CMK UYARINCA UZLAŞMA PROSEDÜRÜ
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında, taksirle yaralama suçlarında uzlaştırma usulü şu şekilde işletilir:
CMK m. 253 uyarınca, taksirle yaralama kamu davası açılmadan önce veya mahkeme aşamasında mutlaka "Uzlaştırma Bürosuna" sevk edilmelidir. Dosyaya atanan tarafsız uzlaştırmacı, köpek sahibi (sanık) ile mağdur çocuğun ailesini bir araya getirerek uzlaşma teklif eder. Aile, tedavi masraflarının ödenmesi veya bir hayır kurumuna bağış yapılması karşılığında uzlaşabilir. Eğer uzlaşma sağlanırsa ceza davası düşer, uzlaşma sağlanamazsa mahkeme yargılamaya devam ederek sanığa ceza verir.
HUKUKİ YORUMLAR AND SORUMLULUK SINIRLARI
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, ceza muhakemesinde usul kurallarının ve sanık haklarının korunması açısından son derece dengeli, adaleti ve barışçıl çözümü (uzlaşmayı) teşvik eden mükemmel bir yargı rehberidir.
Sonuç olarak; başıboş bırakılan köpeğin çocuk ısırması eyleminde, TCK m. 44 fikri içtima kuralları uyarınca sanık hakkında taksirle yaralama suçundan yargılama yapılmalıdır. Bu suç şikayete ve uzlaşmaya tabi olduğundan, CMK m. 253 uzlaşma prosedürü tamamlanmadan mahkumiyet kararı verilemez. Yargıtay, bu kararla hem hayvan sahiplerini sorumlu davranmaya zorlamış hem de usul ekonomisini koruyarak Türk ceza hukukuna paha biçilemez bir değer katmıştır.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Eyleminiz TCK m. 89 uyarınca "Taksirle Yaralama" suçunu oluşturur. Ayrıca TCK m. 177 tehlike suçu da oluşsa da fikri içtima uyarınca sadece daha ağır olan taksirle yaralamadan ceza alırsınız.
Evet. Taksirle yaralama suçu CMK m. 253 uyarınca zorunlu uzlaştırmaya tabidir. Mahkeme veya savcılık dosyayı uzlaştırmacıya gönderir. Karşı tarafla anlaşırsanız dava tamamen düşer ve siciliniz temiz kalır.
Taksirle yaralama suçu şikayete tabidir. Eğer ısırılan kişi veya reşit değilse ailesi 6 ay içinde şikayetçi olmazsa veya şikayetini geri çekerse soruşturma/kovuşturma düşer ve hiçbir ceza almazsınız.
TCK m. 89/1 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. İlk kez suç işleyenlerin cezası genellikle adli para cezasına çevrilir veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanır.
Eğer uzlaşma belgesinde "tazminat haklarımdan da vazgeçiyorum" veya "maddi-manevi tüm alacaklarımı aldım" şeklinde açık bir hüküm varsa, sonradan tazminat davası açamazlar. Uzlaşma protokolü kesin hüküm niteliğindedir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.