avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

AILE HUKUKUNDA KIŞISEL MAL KARINESI

Boşanma davalarının en karmaşık, en çetin ve taraflar arasında en çok ihtilaf yaratan aşamalarından biri, evlilik birliği süresince edinilen malların tasfiye edilmesi sürecidir. 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca, yasal mal rejimi olarak "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" kabul edilmiştir. Bu rejime göre, evlilik içinde çalışarak ve emek verilerek satın alınan tüm mallar edinilmiş mal sayılır ve boşanmada yarı yarıya paylaştırılır. Ancak miras kalan mallar ile karşılıksız kazandırma (bağış, hediye vb.) yoluyla elde edilen mallar, TMK m. 220/2 uyarınca "kişisel mal" kabul edilir ve hiçbir şekilde tasfiyeye dahil edilmez. Uygulamada, evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin anne veya babası, kendi adına kayıtlı bir evi veya arsayı çocuğuna (eşe) devrederken, tapuda işlem harcını düşük tutmak veya yasal prosedürleri hızlandırmak amacıyla bu işlemi "satış (bedelle)" gibi göstermektedir. Boşanma aşamasında ise diğer eş, "bu ev evlilik içinde satın alınmıştır, tapuda da satış yazmaktadır, dolayısıyla edinilmiş maldır ve yarısı benimdir" iddiasıyla katılma alacağı davası açmaktadır. Oysa Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve aile hukuku içtihatlarına yön veren kararı, bu idari kayıtlara karşı hayatın olağan akışının sarsılmaz mantığını egemen kılmaktadır. Karar uyarınca; anne ve babadan yapılan tapu devirleri tapuda satış gösterilse dahi karşılıksız kazandırma (bağış) niteliğinde olup, eşin kişisel malı kabul edilir.

Uygulamada, aile mahkemeleri geçmişte resmi tapu kayıtlarının resmiyetine (harfiyen satış yazmasına) aşırı bağlı kalarak, anne-babadan yapılan bu devirleri edinilmiş mal sayıp adaletsiz tasfiye kararları verebilmekteydi. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ise bu kararıyla çok güçlü bir "fiili karine" inşa etmiştir. Türk toplum yapısında, bir anne veya babanın kendi öz evladına evlilik içinde ev veya arsa satması, ondan gerçek anlamda piyasa bedeli alması hayatın olağan akışına tamamen aykırıdır. Tapuda devir bedeli yazılmış olması, sadece idari bir formalitedir. Aile bağları gereği bu işlem aslında bir karşılıksız kazandırmadır, yani örtülü bir bağıştır. Fiili karine uyarınca, bu malın eşin "kişisel malı" olduğu kabul edilir. İspat yükü (kanıtlama yükümlülüğü) tamamen yer değiştirerek diğer eşe geçer. Diğer eş, o dairenin gerçekten çocuk tarafından anne-babasına kendi kişisel birikimleri veya evlilik içi edinilmiş parasıyla bedel ödenerek satın alındığını kesin delillerle (banka havaleleri, para hareketleri) kanıtlamak zorundadır. Bunu kanıtlayamadığı sürece daire tasfiyeye tabi tutulmaz ve paylaştırılamaz.

MAL REJİMLERİNİN TASFİYESİ VE ESASLAR

Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasının kesinleşmesinden sonra eşlerin evlilik süresince edindikleri malvarlığı değerlerinin yasal kurallara göre paylaşılmasıdır.

Türkiye'de 2002 yılından sonra kurulan evliliklerde edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Tasfiye davasında hakim, öncelikle her bir eşin malvarlığı envanterini çıkartır. Hangi malların edinilmiş mal, hangi malların kişisel mal olduğu yasal maddeler dairesinde ayrıştırılır. Kişisel mallar tamamen ayrıldıktan sonra kalan edinilmiş malların net değeri üzerinden artık değer hesabı yapılır.

KİŞİSEL MAL VE EDİNİLMİŞ MAL AYRIMI

Kişisel mal, eşlerin evlilik birliği kurulmadan önce sahip oldukları veya evlilik içinde tamamen karşılıksız olarak edindikleri mallardır.

Edinilmiş mal ise, evlilik birliği süresince her bir eşin çalışarak elde ettiği gelirler, sosyal güvenlik ödemeleri veya kişisel malların gelirleridir (Örn: kişisel evden gelen kira). Kişisel mallar (Miras, bağış, piyango vb.) tasfiye masasına kesinlikle dahil edilmez. Eş, boşanırken diğer eşin kişisel malından hiçbir pay alamaz.

ANNE BABADAN YAPILAN TAPU TEMLİKLERİ

Evlilik içinde anne ve baba gibi yakın hısımlar tarafından çocuklarına yapılan tapu devirleri (temlikler) çok yaygın bir uygulamadır.

Bu devirler tapu sicil müdürlüğünde çoğunlukla "satış" (satış akdi) resmiyetinde tescil edilir. Ancak anne-babanın amacı çocuğu ev sahibi yapmak ve ona destek olmaktır. Bu işlemler resmi kayıtta satış yazsa bile arka planda bir "karşılıksız kazandırma" amacı barındırır. Ceza ve hukuk mahkemeleri de resmi kaydın aksini fiili karinelerle yorumlayabilir.

HAYATIN OLAĞAN AKIŞI BAĞIŞ KARİNESİ

Hayatın olağan akışı, toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel gerçeklerine uygun olan mantıklı durumları ifade eder.

Bir anne veya babanın öz evladına gayrimenkul satması ve ondan ticari bir gelir elde etmesi Türk aile yapısında olağandışı bir durumdur. Dolayısıyla, bu tür devirlerin tapuda satış gösterilse dahi özünde karşılıksız kazandırma ve "bağış" niteliğinde olduğu kabul edilir. Kanun, bu sosyolojik gerçeği "bağış karinesi" olarak hukuk kurallarına entegre etmiştir.

FİİLİ KARİNELERİN İSPAT HUKUKUNA ETKİSİ

Fiili karineler, hakimin tecrübe kurallarına dayanarak, bilinen bir olgudan bilinmeyen başka bir olguyu çıkartmasıdır.

Anne-babadan yapılan devirlerin kişisel mal olduğu yönündeki fiili karine, ispat yükünü tersyüz eder. Davalı durumundaki eş, tapuda satış yazmasına rağmen hiçbir ispat yapmadan "bu benim kişisel malımdır" diyebilir. Artık ispat yükü davacı olan diğer eştedir; o eş, devrin gerçek bir satış olduğunu, piyasa değerinde ödeme yapıldığını banka kayıtlarıyla kanıtlamalıdır.

TMK İKİ YÜZ YİRMİNCİ MADDE DÜZENLEMESİ

Kanun gereği nelerin kişisel mal sayılacağını düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesinin ikinci fıkrası şu şekildedir:

TMK Madde 220/2 -
"Eşlerden birinin miras ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kişisel maldır."

Bu yasal tanım, anne-babadan yapılan örtülü bağışların kişisel mal sayılmasının temel dayanağıdır.

HMK UYARINCA MAL TASFİYESİ USULÜ

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde, mal rejiminin tasfiyesi davalarında delillerin sunulması ve toplanması şu usulle yürütülür:

HMK m. 190 gereği her iki taraf da iddialarını yazılı delillerle destekler. Mahkeme, tapu müdürlüğünden söz konusu taşınmazın resmi senedini (tapu akit tablosunu) celp eder. Eş, taşınmazın kendisine babasından geçtiğini resmi olarak gösterdiğinde, HMK delil denetimi kuralları uyarınca fiili karine çalıştırılır. Diğer eşe (davacıya) bu karinenin aksini kanıtlaması için süre verilir (HMK m. 191). Davacı eş, evlilik içi edinilmiş paranın babanın banka hesabına geçtiğine dair banka hesap dökümü veya dekont sunamazsa, mahkeme taşınmazın kişisel mal olduğuna karar verip davayı reddeder. Usulsüz kararlar bozulur.

HUKUKİ YORUMLAR VE EŞLERİN HAKLARI

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararı, ailelerin çocuklarına verdiği maddi desteklerin boşanma aşamasında diğer eş tarafından haksız yere yağmalanmasını önleyen son derece adil bir içtihattır.

Sonuç olarak; mal rejiminin tasfiyesinde anne ve baba gibi yakınlar tarafından eşlere yapılan tapu devirleri tapuda bedelli (satış) gösterilse bile, hayatın olağan akışı uyarınca TMK m. 220/2 kapsamında karşılıksız kazandırma (bağış) niteliğindedir. Bu durum fiili karine kabul edilerek malın eşin kişisel malı sayılması gerekir. Yargıtay, bu kararla hem sosyolojik gerçekleri hukuka yansıtmış hem de mal tasfiyesindeki mülkiyet haklarını koruyarak Türk aile hukukuna paha biçilemez bir değer katmıştır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Evliyken babamın bana tapuda "satış" olarak devrettiği daire boşanmada paylaşılır mı?

Yargıtay emsal kararı uyarınca hayır, paylaşılmaz. Tapuda satış gösterilse bile anne-babadan yapılan bu devirler karşılıksız kazandırma (bağış) ve eşin "kişisel malı" kabul edilir. Diğer eş bu daire üzerinde hak iddia edemez.

2. Eşim babasının ona devrettiği dairenin parasını bizim ortak paramızla ödediğimizi söylüyor, ne olur?

Bu durumda ispat yükü eşinizdedir. Eşiniz, dairenin bedelinin ortak evlilik birikiminizden babasına ödendiğini (Örn: banka dekontu ile) mahkemede kanıtlamak zorundadır. Kanıtlayamazsa daire kişisel mal olarak kalır.

3. Boşanmada kişisel mallardan diğer eş pay alabilir mi?

Hayır. TMK uyarınca kişisel mallar (Miras kalan evler, bağışlar, evlilik öncesi birikimler) tamamen tasfiye dışıdır. Eşiniz bu mallar üzerinde hiçbir şekilde yarı yarıya katılma alacağı veya mülkiyet payı talep edemez.

4. Tapuda satış yazan devrin "bağış" olduğunu mahkemede nasıl savunmalıyım?

Mahkemede sunacağınız cevap dilekçesinde, tapu kaydını sunarak devri yapan kişinin babanız/anneniz olduğunu belirtmeli ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararındaki "hayatın olağan akışı bağış karinesini" ileri sürmelisiniz.

5. Mal tasfiyesi davası boşanma davası ile birlikte mi açılmalıdır?

Mal tasfiyesi davası boşanma davası ile birlikte açılabilir ancak aile mahkemesi boşanma davasının kesinleşmesini "bekletici mesele" yapar. Boşanma davası kesinleşmeden mal paylaşımı davası esastan karara bağlanamaz.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/2221 E., 2019/4115 K. "Mal rejiminin tasfiyesinde anne ve baba gibi yakınlar tarafından eşlere yapılan temlik işlemleri resmi kayıtta bedelle yapılmış gibi gösterilse bile hayatın olağan akışına göre, karşılıksız kazandırma (TMK mad. 220/2) ve bir tür bağış işlemi niteliğinde olduğu; bu nedenle, eşe geçen bu malvarlığının onun kişisel malı olduğu fiili karine kabul edilir."