avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

MİRASIN REDDİ HALİNDE PAY İNTİKALİ

Miras hukuku, bir kişinin vefatı üzerine malvarlığı değerlerinin, yani terekenin yasal ve atanmış mirasçılara ne şekilde geçeceğini düzenleyen emredici kurallara tabidir. Vefat durumunda mirasçıların hakları korunduğu gibi, borca batık tereke veya şahsi sebepler dolayısıyla mirasçılara mirası reddetme hakkı da tanınmıştır. Mirasın gerçek reddi (TMK m. 605/1), mirasçıların kendi iradeleriyle mirasçılık sıfatından vazgeçmelerini sağlayan hukuki bir işlemdir. Uygulamada, mirasçılık belgesi (veraset ilamı) talep edildiğinde, mahkemelerin mirası reddeden kişilerin paylarının akıbetini göstermeksizin sadece genel mirasçılık oranlarını belirlemekle yetinmesi veya "reddin sonuçlarının paylaşımda gözetileceğine" dair muğlak ifadeler kullanması ciddi bir usul hatası oluşturmaktadır. Yargıtay’ın emsal ve kararlı içtihatları çerçevesinde, mirasçılık belgesinde sadece yasal mirasçıların ve soy bağının gösterilmesi yeterli olmayıp, mirası reddeden mirasçıların paylarının diğer mirasçılara intikal şeklinin ve nihai pay oranlarının kararda net bir şekilde gösterilmesi yasal bir zorunluluktur. Mirası reddeden kişinin payı, sanki murisin ölümünde kendisi hayatta değilmiş gibi diğer mirasçılara intikal etmelidir.

MİRASÇILIK BELGESİNİN TANIMI VE HUKUKİ İŞLEVİ

Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde düzenlenen mirasçılık belgesi (veraset ilamı), aksi ispat edilinceye kadar adına düzenlenmiş bulunan kişi veya kişilerin yasal mirasçı olduklarına dair hukuki bir karine oluşturan resmi bir belgedir. Bu belge, sadece mirasçıların kimler olduğunu saptamakla kalmaz, aynı zamanda miras paylarının oranlarını da resmi olarak belirler. Tapu dairelerinde intikal işlemlerinin yapılması, bankalardaki murise ait mevduatların çekilmesi ve terekedeki hakların takip edilebilmesi için mirasçılık belgesinin sunulması zorunludur. Bu yönüyle mirasçılık belgesi, terekenin mirasçılara intikalini fiilen sağlayan en temel araçtır.

MİRASIN GERÇEK REDDİ VE HUKUKİ SONUÇLARI

Mirasın gerçek reddi, yasal veya atanmış mirasçıların, murisin ölümünden sonra kendilerine intikal eden hak ve borçları kabul etmediklerini yazılı veya sözlü olarak Sulh Hukuk Mahkemesine beyan etmeleridir. Bu beyan, murisin son yerleşim yeri mahkemesine yapılır ve özel bir sicile kaydedilir. Mirasın reddi hakkı, mirasçıların terekedeki borçlardan şahsen sorumlu olmalarını engeller. Reddin yapılmasıyla birlikte mirasçı, mirasçılık sıfatını geçmişe etkili olarak kaybeder. Mirasçılık sıfatının kaybedilmesi, tereke üzerindeki tüm hak ve yükümlülüklerin de sona ermesi anlamına gelir.

MİRASI REDDEDENLERİN HİSSELERİNİN DİĞER VÂRİSLERE GEÇİŞİ

Türk Medeni Kanunu’nun 611. maddesinin birinci fıkrası (ve eski Medeni Kanunun ilgili maddeleri) uyarınca, yasal mirasçılardan biri mirası reddederse, onun payı sanki murisin vefatında kendisi hayatta değilmiş gibi diğer mirasçılara intikal eder. Bu kural uyarınca, mirası reddeden yasal mirasçının varsa kendi altsoyu (çocukları ve torunları), onun yerine mirasçı olur. Eğer reddeden kişinin altsoyu yoksa veya tüm altsoyu da mirası reddetmişse, bu pay aynı zümredeki diğer yasal mirasçılara (kardeşler, anne-baba vb.) veya murisin sağ kalan eşine intikal eder. Dolayısıyla, reddeden kişinin payı askıda kalmaz; kanunun emredici intikal kuralları çerçevesinde diğer hak sahiplerine dağıtılır.

VERASETE İLİŞKİN YAZILI BELGELERDE REDDİN GÖSTERİLMESİ ZORUNLULUĞU

Mirasçılık belgesi düzenlenirken, mahkemenin mirası reddeden kişilerin durumunu görmezden gelmesi veya "mirası reddin hukuki sonuçlarının terekenin paylaştırılmasında gözetileceğine" dair genel bir ibare yazması hatalıdır. Tapu ve kadastro müdürlükleri veya bankalar gibi resmi kurumlar, mirasçılık belgesindeki matematiksel pay oranlarına göre işlem yaparlar. Eğer veraset ilamında mirası reddedenlerin paylarının kime ne oranda geçtiği açıkça gösterilmezse, bu kurumlar kendiliklerinden pay hesabı yapamaz ve intikal işlemini gerçekleştiremezler. Bu nedenle, mirasçılık belgesinde mirası reddedenlerin mirasçılık sıfatını kaybettikleri açıkça belirtilmeli ve bu ret nedeniyle değişen nihai pay oranları kararın hüküm fıkrasında açıkça gösterilmelidir.

TEREKENİN PAYLAŞTIRILMASINDA GÖREV VE YETKİ

Terekenin paylaştırılması (taksim) işlemi, mirasçılık belgesi alındıktan sonra gerçekleştirilen ayrı bir aşamadır. Ancak mirasçılık belgesinin kendisi, paylaşım aşamasına geçilmeden önce mülkiyetin ve payların durumunu net olarak göstermelidir. Sulh Hukuk Mahkemeleri, mirasçılık belgesi verilmesi istemli davalarda çekişmesiz yargı görevi yaparlar. Mahkeme, nüfus kayıtlarını ve tarafların sunduğu mirası ret kararlarını re'sen incelemekle yükümlüdür. Mirası reddeden kişilere ait kesinleşmiş mahkeme kararları dosyaya sunulduğunda, hakim bu kararların hukuki sonuçlarını doğrudan mirasçılık belgesine yansıtmak zorundadır.

CEZAİ VE HUKUKİ SORUMLULUK AÇISINDAN YOLSUZ BELGE RİSKİ

Mirasın reddi durumunun mirasçılık belgesinde gösterilmemesi, terekedeki malvarlığı değerlerinin yanlış kişilere veya yanlış oranlarda intikal etmesi riskini doğurur. Bu durum, tapu sicilinin yolsuz tescil haline gelmesine ve devletin TMK m. 1007 uyarınca tazminat sorumluluğuna yol açabilir. Ayrıca, mirası reddettiği halde veraset ilamında normal mirasçı gibi gösterilen kişilerin terekeden mal kaçırması veya haksız tahsilat yapması durumunda hukuki ve cezai sorumlulukları doğacaktır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi bu risklerin önüne geçmek amacıyla, yerel mahkemenin reddin sonuçlarını paylaşım aşamasına bırakan kararını hatalı bularak bozmuş; mirası reddedenlerin pay intikalinin belgede açıkça gösterilmesini emretmiştir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) nedir?

Murisin ölümünden sonra yasal mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarının oranlarını gösteren resmi yasal belgedir.

2. Mirası reddeden kişinin payı kime kalır?

Mirası reddeden kişinin payı, sanki kendisi muristen önce ölmüş gibi varsa kendi altsoyuna, altsoyu yoksa diğer yasal mirasçılara intikal eder.

3. Mirasçılık belgesinde mirası reddedenlerin durumu gösterilmeli midir?

Evet, mirasçılık belgesinde mirası reddedenlerin sıfatını kaybettiği ve bunların paylarının kime geçtiği matematiksel olarak net şekilde gösterilmelidir.

4. Mirası reddedenlerin pay durumu gösterilmezse ne olur?

Tapu müdürlükleri ve bankalar intikal işlemlerini yapamazlar; bu durum belgenin kullanılamamasına ve yolsuz tescil riskine yol açar.

5. Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadının gerekçesi nedir?

Mirasçılık belgesinin terekenin intikalini sağlayıcı işlevi nedeniyle, belgedeki payların reddin sonuçlarını yansıtacak şekilde kesin ve net olması zorunluluğudur.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2015/8516 E., 2016/1366 K. Karar Tarihi: 03.02.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.09.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacı vekili, 18.12.2014 havale tarihli tavzih talep dilekçesini sunmuş olmakla mirası reddenler ... ve ...'ın paylarının, mirası kabul eden kişiler murisin eşi ... ve çocukları ... ile ...'a verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, mirasçılık belgesinde muris ...'ın mirası 16 pay kabul edilerek (4) payının murisin eşi ...'a, (3) payının murisin oğlu ...'a, (3) payının murisin oğlu ...'a, (3) payının murisin oğlu ...'a ve (3) payının murisin kızı ...'a ait olduğuna karar verilmiştir. Muris ...'ın evlatları ..., ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.08.2012 tarihli ve 2012/841 Esas, 949 sayılı Kararı ile ... ise ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.05.2012 tarihli ve 2012/555 Esas, 737 sayılı Kararı ile mirası reddetmişlerdir. Mahkemece, mirasçılık belgesinde muris ...'ın mirasçılık belgesi talep edilmiş, ..., ..., ..., ... ve ...'a ait miras payları belirtmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Bu kararda mirası redden bahsedilmemiştir. Uyuşmazlık, muris ...'ın mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesinde mirası reddeden kişilerin paylarının akıbetinin gösterilip gösterilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mirasçılık belgesi verilmesi hususu TMK'nın 598. maddesinde düzenlenmiştir. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge murisle mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve de sahiptir. Bu nedenlerle mirası reddeden (TMK m. 605/1) mirascı veya mirasçılar varsa düzenlenecek mirasçılık belgesinde mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akibetinin, kime kalacağının da gösterilmesi gerekir. Bu bakımdan verilen mirasçılık belgesinde yasal mirasçılar ile bunların miras paylarının gösterilmesi yerinde ise de "mirası reddin hukuki sonuçlarının terekenin paylaştırılmasında gözetileceğine" şeklindeki kabul hatalı olmuştur. Yasal mirasçılar muris ...'ın mirasçıları mirası reddettiklerine göre Türk Kanunu Medenisinin 551/1 maddesindeki “...vefat edenin mirasçılarından birisi mirası reddederse bunun hissesi murisin vefatında hayatta değil imiş gibi diğer mirasçılara intikal eder..." hükmü uyarınca, mirası reddedenlerin miras paylarının diğer mirasçılara intikal şeklinin kararda gösterilmesi gerekir. Mahkemece talep, nüfus kayıtları ve mirasçılardan ... ve ...'a ilişkin mirası ret kararları değerlendirilerek, mirası reddeden mirasçıların mirasının kime kalacağı hususu açıkca gösterilmek suretiyle mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekir. Bu bakımından verilen mirasçılık belgesinde yasal mirasçılar ile bunların miras paylarının gösterilmesi yerinde ise de "mirası reddin hukuki sonuçlarının" düzenlenen mirasçılık belgesine yansıyacak şekilde gösterilmemiş olması doğru görülmemiş, belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.