avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

Muvazaa ve Tapu İptali Davaları

Muvazaa (danışıklı işlem), tarafların gerçek niyetlerini gizleyerek, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla yaptıkları irade açıklamasıdır. Gayrimenkul hukukunda en sık karşılaşılan muvazaa türü, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan "muriz muvazaası"dır. Bu durumda, mirasbırakan gerçekte bağışladığı taşınmazı tapuda satış gibi göstererek diğer mirasçıların saklı paylarını zedelemeyi amaçlar.

Muvazaanın Tespitinde Önemli Kriterler

Bir işlemin muvazaalı sayılabilmesi için satış tarihindeki bedel ile gerçek rayiç bedel arasındaki fahiş fark en güçlü karinedir. Ancak sadece bedel farkı tek başına yeterli değildir. Mahkemeler; tarafların ekonomik güçleri, aile içi ilişkiler, yerel gelenekler ve mirasbırakanın satıştan elde ettiği parayla ne yaptığı gibi hususları "hayatın olağan akışı" çerçevesinde değerlendirir.

Hukuki Geçersizlik ve Tapu İptali

Muvazaalı olarak düzenlenen satış sözleşmeleri, TBK Madde 19 uyarınca geçersizdir. Bu geçersizlik, tarafların gerçek iradelerini (bağışlama) yansıtmadığı için taşınmazın tapu kaydının yolsuz tescil haline gelmesine neden olur. Mirasçılar, herhangi bir zamanaşımı süresine tabi olmaksızın her zaman tapu iptali ve tescil davası açarak taşınmazın terekeye dönmesini talep edebilirler.

İyiniyetli Üçüncü Kişilerin Durumu

Muvazaalı işlemle taşınmazı devralan kişiden bu malı satın alan iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları, Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca korunur. Ancak bu korumadan yararlanabilmek için alıcının kötü niyetli olduğunun (farkın veya muvazaanın bilindiği) ispat edilmesi gerekir. Aksi halde, silsile yoluyla devam eden tescillerin iptali mümkün olmayabilir.

Sonuç ve Uygulama

Tapu iptal davasında başarının anahtarı, muvazaa iddiasının tanık beyanları ve resmi kayıtlarla somutlaştırılmasıdır. Özellikle muris muvazaası dosyalarında, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olup olmadığı ve mirasçılar arasındaki hakkaniyet dengesi kararda belirleyici faktörlerdir. Hukuki sürecin doğru yönetilmesi, mirasçıların gasp edilen haklarının geri alınmasını sağlar.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
1. Hukuk Dairesi 2021/3022 E. , 2021/3426 K. KARAR ÖZETİ: Davacı, ortak murisin bir kısım taşınmazlarını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla davalıya satış göstererek devrettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil talep etmiştir. Muris muvazaasında mahkemece; murisin satış yapmakta haklı bir nedeninin olup olmadığı, satış bedeli ile rayiç bedel arasındaki fark, yöresel gelenekler ve muris ile mirasçılar arasındaki ilişkiler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Somut olayda murisin taşınmazı satmasını gerektirecek ekonomik bir sıkıntısının bulunmadığı, satış bedelinin çok düşük gösterildiği ve amacın mal kaçırmak olduğu anlaşıldığından davanın kabulü gerekirken reddi hatalıdır. SONUÇ: Kararın BOZULMASINA, 14/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.