avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

ÖĞRETMENE HAKARET VE ŞİKAYETTEN VAZGEÇME

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK), bireylerin şeref, onur ve saygınlığını korumaya yönelik olan hakaret suçunu kural olarak "şikayete tabi" suçlar arasında saymıştır. Bu kural uyarınca, mağdur şikayetinden vazgeçerse ceza davası düşer ve fail cezalandırılmaz. Ancak kanun koyucu, devleti temsil eden, kamu hizmeti yürüten ve görevi nedeniyle sık sık vatandaşlarla karşı karşıya gelen kamu görevlilerini, bu genel kuralın dışında tutarak daha güçlü bir hukuki zırhla donatmıştır. Bir kamu görevlisine "görevinden dolayı" hakaret edildiğinde, eylem sadece o memurun şahsına değil, aynı zamanda devletin otoritesine ve kamu hizmetinin işleyişine karşı yapılmış sayılır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin kanun yararına bozma niteliğindeki bu emsal kararı; bir öğretmene "terbiyesiz, gerizekalı" şeklinde hakaret edilmesinin, TCK m. 125/3-a bendi uyarınca "kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret" suçunu oluşturduğunu ve en önemlisi bu suçun takibinin şikayete bağlı olmadığını vurgulamaktadır. Mahkemelerin, mağdur öğretmenin şikayetinden vazgeçmesine dayanarak (sanki suç basit hakaretmiş gibi) kamu davasını "düşürmesi" hukuka aykırıdır; zira şikayetten vazgeçme, re'sen takip edilen suçlarda davayı düşürmez. Bu makalede; öğretmenin kamu görevlisi sıfatı, hakaret suçunun nitelikli hali ve usul hukukundaki "düşme" kararının sınırları dogmatik bir yaklaşımla tahlil edilecektir.

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan hatalardan biri, hem sanıkların hem de bazen alt derece mahkemelerinin, okullarda, hastanelerde veya adliyelerde yaşanan hakaret olaylarını kişiler arası basit bir ihtilaf olarak değerlendirmesidir. Olayın sıcaklığı geçtikten sonra taraflar araya girenlerin etkisiyle barışabilmekte ve müşteki konumundaki memur (örneğin öğretmen) mahkemeye giderek "ben şikayetimden vazgeçiyorum, davacı değilim" diyebilmektedir. Hakaret suçu genel hükümlere göre şikayete tabi olduğundan, hakim refleks olarak Türk Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 223/8 uyarınca davanın düşmesine karar vermektedir. Ancak Yargıtay, bu rutin uygulamaya "dur" demektedir. Görevinden dolayı hakarete uğrayan bir öğretmen şikayetini çekse bile, devlet (savcılık) "Benim kamu hizmeti yürüten görevlime hakaret edildi, ben bu davayı bırakmıyorum" diyerek davayı (kamu davası olarak) yürütmeye devam etmek zorundadır.

HAKARET SUÇUNUN HUKUKİ NİTELİĞİ

TCK m. 125/1'e göre, "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." Bu suçun temel (basit) şeklidir. Basit hakaret suçu, TCK m. 131/1 uyarınca mutlak surette şikayete tabidir.

Emsal karara konu olayda, failin mağdura "terbiyesiz, gerizekalı" şeklinde sözler sarf etmesi, mağdurun zihinsel kapasitesini ve ahlaki durumunu hedef alan, onur ve saygınlığını açıkça rencide eden birer sövme fiilidir. Eylemin "hakaret" suçunu oluşturduğu konusunda hiçbir hukuki tereddüt yoktur.

KAMU GÖREVLİSİNE HAKARETİN NİTELİKLİ HALİ

Hakaret suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri TCK m. 125/3'te düzenlenmiştir. Bu fıkranın (a) bendi uyarınca, hakaret suçunun "Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı" işlenmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (Yani basit hakarette alt sınır 3 ay iken, kamu görevlisine hakarette 1 yıla çıkmaktadır).

Kanun, bu nitelikli hali düzenlerken aslında korunan hukuki yararı (değeri) genişletmektedir. Basit hakarette sadece "bireyin onuru" korunurken, TCK m. 125/3-a'da bireyin onuru ile birlikte "kamu idaresinin saygınlığı ve otoritesi" de korunmaktadır. Fail, o kişiye sırf o makamı (veya görevi) temsil ettiği için saldırmaktadır.

ÖĞRETMENİN KAMU GÖREVLİSİ SIFATI

TCK m. 6/1-c bendi, kamu görevlisini "Kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi" olarak tanımlamaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığına (veya özel okullarda dahi olsa eğitime dair mevzuata) tabi olarak eğitim-öğretim faaliyeti (kamu hizmeti) yürüten bir öğretmen, ceza hukuku anlamında tartışmasız bir "kamu görevlisi"dir. Failin, öğretmene okulda veya eğitim faaliyetiyle bağlantılı bir hususta hakaret etmesi, devlete hakaret etmekle eşdeğer usuli sonuçlar doğurur.

GÖREVDEN DOLAYI İŞLENME ŞARTI

TCK m. 125/3-a'nın uygulanabilmesi için mağdurun kamu görevlisi olması tek başına yeterli değildir; hakaretin "görevinden dolayı" (görevini yapması sebebiyle veya görevi esnasında) işlenmiş olması şarttır. Eğer iki komşu (biri tesadüfen öğretmen) apartman boşluğuna bırakılan çöp yüzünden tartışır ve biri diğerine "gerizekalı" derse, bu olay "görevden dolayı" olmadığı için basit hakaret (m. 125/1) sayılır ve şikayete tabi olur.

Ancak velinin okula gelerek çocuğunun notu veya disiplin durumu yüzünden öğretmene hakaret etmesi, doğrudan doğruya "görevden dolayı" işlenen bir suçtur ve nitelikli hali oluşturur. Yargıtay kararında öğretmenin görevi nedeniyle hakarete uğradığı hususu (m. 125/3-a'nın tatbiki) açıkça tespit edilmiştir.

ŞİKAYETE TABİ OLMAYAN SUÇLAR

TCK m. 131/1 hükmü çok keskin bir kural koyar: "Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu hariç, hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır."

Kanun, kamu görevlisine (öğretmene, polise, hakime, doktora) görevinden dolayı edilen hakareti şikayet şartından istisna tutmuştur. Bu suç, kolluk (polis) veya savcılık tarafından öğrenildiği andan itibaren re'sen (kendiliğinden) soruşturulur. Mağdur öğretmen "ben şikayetçi değilim" dese bile, polis tutanağı tutmak ve savcı iddianame düzenlemek zorundadır.

ŞİKAYETTEN VAZGEÇMENİN HUKUKİ SONUCU

Türk Ceza Hukukunda "şikayetten vazgeçme" (CMK m. 73), sadece ve ancak "soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda" davanın düşmesi sonucunu doğurur. Şikayete tabi olmayan (kamu davası niteliğindeki) suçlarda, mağdurun (müştekinin) şikayetten vazgeçmesi davanın düşmesine, sanığın beraatine veya ceza almamasına yol açmaz.

Şikayete tabi olmayan suçta şikayetten vazgeçmenin tek hukuki sonucu, vazgeçen mağdurun (varsa) "katılan" (müdahil) sıfatının düşmesi ve kararı temyiz etme hakkını kaybetmesidir. Ancak davanın esası (sanığın cezalandırılması) bundan etkilenmez.

DÜŞME KARARININ HUKUKA AYKIRILIĞI

Emsal karara konu olan dosyada, ilk derece mahkemesi fahiş bir usul hatası yapmıştır. Mahkeme, olayın TCK m. 125/3-a (kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret) kapsamında olduğunu tespit etmesine rağmen, öğretmenin şikayetten vazgeçtiğini görerek davayı CMK m. 223/8 uyarınca "düşürmüştür."

Bu karar, mantıksal bir çelişkidir. Bir suç hem TCK m. 125/3-a kapsamında kabul edilip hem de şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülemez. Zira bu madde, kanunun açık lafzı (TCK m. 131/1) ile şikayet şartından muaf tutulmuştur.

KAMU DAVASININ RE'SEN YÜRÜTÜLMESİ VE BOZMA

O yer Cumhuriyet savcısı, mahkemenin verdiği bu hatalı "düşme" kararına itiraz etmiş ve dosyayı temyize (veya kanun yararına bozmaya) taşımıştır. Zira savcılık kurumu, devletin ceza verme yetkisini (iddia makamını) temsil eder ve şikayete tabi olmayan suçlarda davanın sahibidir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi; suçun nitelikli hal oluşturduğunun ve şikayete tabi olmadığının (re'sen takip edileceğinin) gözetilmeden davanın düşürülmesinin "Kanuna aykırı" olduğunu belirterek hükmü bozmuştur. Bozma kararı neticesinde dosya yeniden mahkemeye gidecek, düşme kararı kaldırılarak yargılamaya devam edilecek ve sanığa (öğretmene "gerizekalı" dediği için) kamu görevlisine hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulacaktır.

Sonuç olarak; Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, kamu hizmeti yürüten memurlara (özellikle öğretmenlere) yönelik sözlü şiddetin cezasız kalmayacağının hukuki garantisidir. Vatandaşların, kamu görevlilerine karşı öfkeyle hakaret edip daha sonra "araya adam sokarak" veya "özür dileyerek" şikayeti geri çektirmeleri, onları ceza almaktan kurtarmamaktadır. TCK m. 125/3-a kapsamında görevden dolayı işlenen hakaret suçu, devletin bizzat kendi otoritesine yapılmış bir saldırı kabul edildiğinden, mağdur (öğretmen) affetse bile devlet affetmemekte ve kamu davası re'sen yürütülmektedir. Yerel mahkemelerin, suçun nitelikli halini göz ardı ederek verdikleri "düşme" kararları kanunun açık lafzına aykırı olup mutlak bozma nedenidir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Öğretmene okulda "gerizekalı" demenin cezası normal hakaretten farklı mıdır?

Evet. Öğretmen bir kamu görevlisidir ve eylem görevinden dolayı yapılmışsa bu, "kamu görevlisine hakaret" suçunu (TCK 125/3-a) oluşturur. Cezanın alt sınırı 3 ay değil, doğrudan 1 yıldan başlar.

2. Öğretmene hakaret ettim, sonradan barıştık ve şikayetini geri çekti. Davam düşer mi?

Hayır, düşmez. Yargıtay emsal kararına göre kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu "şikayete tabi değildir". Şikayet geri çekilse bile savcılık davayı yürütür ve ceza alırsınız.

3. Komşum olan öğretmene otopark kavgası yüzünden hakaret ettim. Bu da şikayete tabi değil midir?

Otopark kavgası "görevden dolayı" olmadığı için (kişisel husumet) basit hakaret sayılır. Basit hakaret şikayete tabidir; komşunuz (öğretmen) şikayetini geri çekerse dava düşer.

4. Mahkeme şikayetten vazgeçme nedeniyle davamı düşürdü. Bu karar kesin midir?

Kararda olduğu gibi suç kamu görevlisine hakaret ise ve savcı (veya müdahil) bu düşme kararına itiraz ederse (temyiz/istinaf), karar Yargıtay tarafından "kanuna aykırı" olduğu gerekçesiyle bozulur.

5. Şikayete tabi olmayan bir suçta şikayeti geri çekmenin sanığa hiç mi faydası yoktur?

Dava düşmez ancak şikayetin geri çekilmesi ve sanığın özür dilemesi (pişmanlık), mahkeme tarafından TCK m. 62 (Takdiri İndirim / İyi hal indirimi) kapsamında değerlendirilerek cezada indirim yapılmasını sağlayabilir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2015/7745 E., 2019/9753 K. "Sanığın, öğretmen olarak görev yapan müştekiye "... terbiyesiz, gerizekalı" diyerek hakaret etmesi biçimindeki eyleminin, TCK'nın 125/3-a maddesindeki kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturduğu, bu suçun kovuşturulmasının şikayet koşuluna bağlı olmadığı gözetilmeden, şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA,"