avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

ATM'DEN ÖLENİN MAAŞINI ÇEKMEK VE KART SUÇLARI

Sosyal güvenlik sistemi ve kamu maliyesi, vefat eden sigortalıların ve emeklilerin maaş ödemelerini durdurmak için adli sicil kayıtlarını düzenli olarak kontrol etse de; ölüm tarihinin resmi sistemlere geç bildirilmesi veya kurumlar arası veri entegrasyonu gecikmeleri nedeniyle banka hesaplarına maaş yatırılmaya devam edilebilmektedir. Vefat eden kişilerin yakınları, özellikle de çocukları veya akrabaları, bu durumdan faydalanarak ölen kişinin bankamatik kartı (ATM kartı) ve şifresiyle banka şubesine uğramadan, doğrudan ATM cihazlarından bu haksız yatan maaşları çekebilmektedirler. Bu eylem, doğrudan devlete (SGK'ya) yönelik bir haksız kazanç sağlama girişimi olup, ceza hukuku uygulamalarında suç vasfının tayini bakımından çok ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir. Savcılıklar ve alt derece mahkemeleri, vefat etmiş bir kişinin adına yatan paranın bankadan çekilmesini çoğunlukla devlete ve bankaya yönelik "Nitelikli Dolandırıcılık" (TCK m. 158) suçu kapsamında değerlendirmektedir. Oysa dolandırıcılık suçunun en temel maddi unsuru, "gerçek bir kişiye" yöneltilmiş hileli davranışlar ve bu hile neticesinde mağdurun iradesinin sakatlanmasıdır. İnsansız çalışan otomatik veznelerden (ATM'lerden) kartla para çekilmesi durumunda ise kandırılan, hileye maruz kalan gerçek bir şahıs bulunmamaktadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin uyuşmazlığa sarsılmaz bir netlikle çözüm getiren bu emsal bozma kararı; annesinin ölümünden sonra adına yatan emekli maaşını ATM'den çeken sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık değil, TCK'nın 245/1. maddesinde düzenlenen "Banka veya Kredi Kartının Hukuka Aykırı Kullanılması" suçunu oluşturacağını hükme bağlamıştır.

İlk derece mahkemeleri, kamu zararına yol açan her türlü haksız para çekme eylemini doğrudan en ağır ceza yaptırımı içeren dolandırıcılık maddesi altına sokmaya çalışmaktadır. Bu yaklaşım, sanıklara yasal unsurları oluşmadığı halde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngören nitelikli dolandırıcılık cezalarının verilmesine yol açmaktadır. Yargıtay ise ceza hukukunun en temel dogmalarından olan "hile" unsurunun makineler üzerinde gerçekleşemeyeceği ilkesini korumuştur. Sanık, bankamatik kartını ATM ünitesine yerleştirip şifreyi girdiğinde sadece bilişim sistemine talimat vermektedir; ortada hileyle kandırılan, ikna edilen bir banka memuru veya kamu görevlisi yoktur. Dolayısıyla eylemin, bilişim suçları başlığı altında düzenlenen ve kart sahibinin rızası olmaksızın (kart sahibi ölü olduğu için rızası hukuken imkansızdır) kartın kullanılması eylemini cezalandıran TCK 245/1 maddesine uyduğu hukuken aşikardır. Yargıtay'ın bu emsal içtihadı, ceza teorisindeki hile kavramını mükemmel bir şekilde analiz ederek adil bir yargılamanın kapısını aralamıştır.

DOLANDIRICILIK SUÇU VE HİLE UNSURU

TCK'nın 157. ve 158. maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık suçu, failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamasıyla oluşur. Bu suçun maddi unsurları arasında "hile", "aldatma", "irade sakatlanması" ve "zarar" yer alır.

Hile, nitelikli bir yalandır. Fail, sergilediği davranışlarla muhatabının zihninde yanlış bir algı oluşturmalı ve onu hata yapmaya sevk etmelidir. En önemlisi, aldatılan unsurun mutlak surette "insan" olması şarttır. Bir makineyi, bilgisayar programını veya ATM cihazını hileyle aldatmak hukuken imkansızdır; çünkü makinenin iradesi ve algılama yeteneği yoktur. Bu nedenle, banka şubesinde sahte kimlikle memuru kandırarak para çekmek dolandırıcılık iken, ATM'den kartla para çekmek dolandırıcılık olamaz.

TCK 245/1: BANKA KARTININ KÖTÜYE KULLANILMASI

TCK'nın "Bilişim alanında suçlar" bölümünde, 245. maddesinde "Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçu düzenlenmiştir. İlk fıkraya göre; başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kişi, kart sahibinin veya kartın verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, cezalandırılır.

Bu suç, bilişim sistemlerinin ve kartlı ödeme araçlarının güvenliğini koruyan özel bir suç tipidir. Kanun koyucu, kartın rıza dışı (hukuka aykırı) olarak ATM'lerde veya alışverişlerde kullanılmasını bu maddeyle bağımsız bir suç haline getirmiştir. Ölen kişinin kartını elinde bulunduran fail, artık hukuken var olmayan kart sahibinin rızası olmaksızın kartı kullandığı için eylemi doğrudan bu maddeye uyacaktır.

ÖLÜMÜNDEN SONRA MAAŞ ÇEKME EYLEMİ

Emekli maaşı alan bir kişinin vefatı halinde, ölüm anından itibaren emeklilik aylığı alma hakkı yasal olarak sona erer. Ölüm olayından sonra SGK tarafından hesaba yatırılan maaş paraları, mirasçılara veya üçüncü kişilere ait olmayıp, doğrudan devlete (kamuya) ait iade edilmesi gereken paralardır.

Sanık, annesinin ölümünden sonra kartı elinde bulundurmaya devam etmiş ve maaş ödeme gününde ATM'ye giderek parayı çekmiştir. Bu çekim işlemiyle kamu kurumunu (SGK) zarara uğratmıştır. Ancak zararın devlete ait olması veya eylemin ahlaki boyutu, suçun niteliğini dolandırıcılık yapmaz. Hukuk sistemi, eylemin işleniş şekline (ATM'den çekilmesine) bakarak suçun niteliğini tayin eder. Karardaki bozma gerekçesi, eylemin bilişim vasıtasıyla kart kötüye kullanımı olduğunu teyit etmiştir.

ATM CİHAZLARI VE BİLİŞİM SİSTEMLERİ

ATM (Otomatik Vezne Makinesi), bankacılık işlemlerinin insan gücüne ihtiyaç duyulmadan, elektronik ve bilgisayar tabanlı olarak gerçekleştirilmesini sağlayan bir bilişim sistemi donanımıdır. ATM'lerden para çekilmesi, tamamen şifre doğrulaması ve sistemsel yetkilendirme algoritmalarıyla yürütülür.

ATM cihazı, kartı yerleştiren kişinin gerçekten kart sahibi olup olmadığını denetleyemez; sadece girilen şifrenin sistemdeki şifreyle uyuşup uyuşmadığına bakar. Sanık, annesinin şifresini tuşlayarak bilişim sistemini yetkisiz olarak harekete geçirmiştir. Bu durum, sisteme yönelik hukuka aykırı bir müdahaledir. Yargıtay'ın dolandırıcılık suçunu dışlayıp bilişim odaklı kart suçunu kabul etmesi, bilişim sistemlerinin hukuki karakterine tam uyum sağlamaktadır.

SUÇ VASFINDA HUKUKİ YANILGI

Alt derece mahkemesinin, ATM'den para çekme fiilini TCK 158/1-e (Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelendirilmesi suretiyle dolandırıcılık) maddesi kapsamında değerlendirmesi fahiş bir vasıf hatasıdır. Vasıfta yanılgı, sanığın yasal savunma haklarını ve alacağı ceza miktarını doğrudan etkiler.

Nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası 3 yıldan 10 yıla kadar hapis iken, TCK 245/1 banka kartının kötüye kullanılması suçunun cezası 3 yıldan 6 yıla kadar hapistir. Ayrıca dolandırıcılık suçunda hapis cezasının yanı sıra fahiş adli para cezalarına da hükmedilir. Hak etmediği halde sanığa dolandırıcılıktan mahkumiyet kurmak, ceza adaletiyle bağdaşmaz. Yargıtay, suçun adını doğru koyarak adil cezalandırma ilkesini korumuştur.

YARGITAYIN BOZMA İÇTİHADININ ETKİSİ

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin bu emsal bozma kararı, vefat eden yakınlarının kartıyla maaş çeken binlerce kişiyi ilgilendiren çok hayati bir içtihat kılavuzudur. Karar, ceza hukukunda "hile" ve "aldatma" unsurlarının sınırlarını koruyan sarsılmaz bir kale görevi görmektedir.

Bu karar sayesinde, ATM'den yapılan yetkisiz çekimlerin dolandırıcılık sayılamayacağı kuralı ceza yargılamalarında kesinleşmiştir. Hukuk sistemi, kamu parasının haksız çekilmesini elbette cezasız bırakmamakta, ancak eylemin niteliğine tam uyan TCK 245/1 bilişim/kart suçu maddesini uygulayarak sanıkların adil yargılanma ve kanunilik ilkelerine uygun cezalar almasını güvence altına almaktadır. Adalet, yasal kalıpları korumaya devam etmektedir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Vefat eden babamın emekli maaşını ATM kartıyla çektim. Bu dolandırıcılık mıdır? Ne kadar ceza alırım?

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin emsal kararına göre, bu eylem dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Çünkü ATM'den para çekerken hileyle kandırılan gerçek bir kişi yoktur. Eyleminiz TCK 245/1 uyarınca "Banka Kartının Kötüye Kullanılması" suçunu oluşturur ve 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanırsınız.

2. Ölen kişinin banka şubesine giderek memura 'Annem hasta gelemedi' deyip imza atarak parasını çekersem hangi suç oluşur?

Bu durumda doğrudan "Nitelikli Dolandırıcılık" (TCK 158) suçu ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçu oluşur. Çünkü banka memurunu (gerçek bir kişiyi) hileli beyanlarla ve sahte imzayla aldatmış olursunuz. Bu eylemin cezası ATM'den çekmeye kıyasla çok daha ağırdır.

3. Çektiğim bu parayı devlete (SGK'ya) geri ödersem ceza almaktan kurtulur muyum?

Haksız çekilen maaşı devlete tamamen geri ödemeniz (kamu zararını gidermeniz) durumunda, ceza davasından tamamen kurtulamazsınız ancak TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen "Etkin Pişmanlık" hükümlerinden yararlanırsınız. Bu durumda mahkemenin size vereceği ceza yarı oranında veya üçte iki oranında indirilir.

4. Banka kartının kötüye kullanılması suçu şikayete bağlı mıdır? Şikayetten vazgeçilirse dava düşer mi?

Hayır, TCK 245/1 maddesinde düzenlenen banka kartının kötüye kullanılması suçu şikayete bağlı olmayıp, re'sen (savcılıkça kendiliğinden) soruşturulan bir suçtur. Mağdur kurum (SGK veya banka) şikayetinden vazgeçse dahi ceza davası düşmez, yargılama sonuna kadar devam eder.

5. Ölen yakınımın kartıyla maaş çekildiğini devlet nasıl tespit ediyor?

Nüfus müdürlüğünden sisteme düşen ölüm tarihi ile banka hesabından yapılan ATM çekim tarih ve saatleri karşılaştırılır. Ölüm saatinden sonra yapılan tüm ATM çekimleri tespit edilir, ATM'lerin kamera kayıtları ve log kayıtları incelenerek parayı çeken kişinin kimliği belirlenir ve hakkında kamu davası açılır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2018/4082 E.. 2018/5432 Κ. "Sanığın, annesi olan maktule... adına ölümünden sonra 01.03.2011 tarihinde bankaya yatan maaşı aynı gün ATM'den çektiği anlaşılan olayda, ölenin bankamatik kartı ile ATM'den para çekilmesi halinde gerçek kişiye yönelen bir hile olmadığından dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmayacağı, eylemin TCK.nin 245/1. maddesinde öngörülen banka kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş..."