ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİNDE TARAF TEŞKİLİ
Mülkiyet hakkı, anayasal güvenceye bağlanmış en temel ayni haklardandır. Paylı mülkiyet ya da elbirliği mülkiyeti şeklinde birden fazla kişinin tek bir malvarlığı üzerinde hak sahibi olduğu durumlarda, paydaşlar arasında taşınmazın yönetimi, kullanımı veya satışı konularında uyuşmazlıklar çıkabilmektedir. Birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçilmesini sağlayan dava türüne "ortaklığın giderilmesi" veya halk arasındaki adıyla "izale-i şüyu" davası denir. Bu davalar, kendine has usul kuralları barındıran, çift taraflı (iki taraflı) ve tüm paydaşlar için benzer hukuki sonuçlar doğuran özel davalardır. Ortaklığın giderilmesi davasında adil ve yasal bir karara varılabilmesinin ilk ve en önemli şartı, taraf teşkilinin eksiksiz olarak sağlanmasıdır. Davaya konu taşınmazın tapu kaydındaki tüm paydaşların davada taraf olarak yer alması kamu düzenine ilişkindir. Paydaşlardan birinin dahi dışarıda bırakılması veya kendisine usulüne uygun tebligat yapılmaksızın yokluğunda karar verilmesi, savunma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının ağır ihlali anlamına gelir. Bu çalışmada, ortaklığın giderilmesi davalarının hukuki niteliği, tüm paydaşların davada yer alma zorunluluğu, hukuki dinlenilme hakkının kapsamı, tebligat usulsüzlüğünün taraf teşkiline etkisi, mahkemenin re'sen araştırma yükümlülüğü ve taraf teşkili eksikliğinden kaynaklanan Yargıtay bozma kriterleri incelenecektir.
ÇİFT TARAFli DAVALARIN HUKUKİ NİTELİĞİ
Ortaklığın giderilmesi davaları, davacı ile davalılar arasında menfaat çatışması barındırmakla birlikte, davanın sonucunda ortaya çıkacak hüküm tüm tarafları aynı şekilde etkiler. Davayı açan paydaş da, davalı konumunda olan paydaşlar da taşınmazın aynen taksim edilmesi ya da ihale yoluyla satılarak bedelinin paylaştırılması sonucundan eşit oranda faydalanır veya etkilenir. Bu nedenle ortaklığın giderilmesi davalarına "çift taraflı davalar" denmektedir. Davacı dava esnasında davasından feragat etse dahi, davalılardan herhangi biri davanın takibini üstlenerek sonuçlandırılmasını talep edebilir. Bu nitelik, davanın usul kurallarının katı bir şekilde uygulanmasını gerektirir.
PAYDAŞLARIN DAVADA TARAF OLMA ZORUNLULUĞU
Ortaklığın giderilmesi davasında, davanın konusu olan malın tapu veya tescil kaydına göre tüm maliklerinin davada yer alması şarttır. Tapu sicilindeki güncel maliklerden birinin dahi davaya dahil edilmemesi taraf teşkili yokluğuna yol açar. Eğer paydaşlardan biri vefat etmişse, mirasçılık belgesi celbedilerek vefat eden paydaşın tüm mirasçılarının davaya davalı sıfatıyla dahil edilmesi zorunludur. Mahkeme, tapu kayıtlarını ve nüfus aile tablolarını re'sen inceleyerek taraf teşkilinin eksiksiz yapıldığını kontrol etmekle yükümlüdür. Eksik taraf olması halinde esasa geçilemez.
HUKUKİ DİNLENİLME HAKKININ KAPSAMI
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesinde "hukuki dinlenilme hakkı" düzenlenmiştir. Bu hak, anayasal savunma hakkının usul hukukundaki yansımasıdır. Hukuki dinlenilme hakkı; davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmalarını, mahkeme önünde iddia ve savunmalarını ileri sürüp kanıtlamalarını ve mahkemenin bu açıklamaları gerekçeli kararında değerlendirmesini kapsar. Taraflardan birinin dava dilekçesinden, keşif gününden veya duruşmalardan haberdar edilmemesi, bu hakkın özünü ortadan kaldırır. Hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek kurulan hükümler sakattır.
TEBLİGAT USULSÜZLÜĞÜ VE TARAF TEŞKİLİ
Davanın taraflarına usulüne uygun tebligat yapılması, taraf teşkilinin fiilen tamamlanmasını sağlayan araçtır. Dava dilekçesi ve duruşma gününün davalılara tebliğ edilmesiyle davalılar davadan haberdar olur ve savunma hakkını kullanabilirler. Davalılardan birinin adresine tebligat yapılamaması, tebligat zarfının usulsüz olarak iade edilmesi veya kanuni şartlar oluşmadan muhtara bırakılması gibi hallerde taraf teşkili sağlanmış sayılmaz. Mahkemenin, tebliğ edilemeyen adresler için mernis adresi araştırması yapması, gerekirse zabıta vasıtasıyla fiili adres araştırması yaptırması ve en son çare olarak ilanen tebligat yoluna başvurarak taraf teşkilini tamamlaması yasal zorunluluktur.
KAMU DÜZENİ VE YARGISAL DENETIM
Taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı hususu, tarafların itirazına bağlı olmaksızın davanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir kamu düzeni kuralıdır. Hakim, dosyada taraf teşkili tamamlanmadan hiçbir usul işlemi yapamaz, delil toplayamaz ve keşif kararı veremez. Taraf teşkilindeki eksiklik yargılamanın sonunda fark edilse dahi mahkeme karar veremez, eksikliği tamamlamak zorundadır. Yargıtay da önüne gelen temyiz incelemelerinde, işin esasına girmeden önce ilk olarak dosyadaki tüm paydaşlara tebligatların usulüne uygun ulaşıp ulaşmadığını denetler.
USUL EKSİKLİĞİ NEDENİYLE BOZMA KARARLARI
Tebligat yapılmayan veya taraf teşkilinde eksiklik bulunan bir ortaklığın giderilmesi dosyasında yerel mahkemenin esasa girerek taşınmazın satılmasına karar vermesi ağır bir usul hatasıdır. Yargıtay, taraflardan birinin yokluğunda sürdürülen yargılamaları adil yargılanma ve savunma hakkının ihlali olarak değerlendirir. Böyle durumlarda Yargıtay, esasa ilişkin hiçbir inceleme yapmaksızın yerel mahkeme kararını usulden bozar. Kararın bozulmasıyla dosya yerel mahkemeye döner ve mahkeme öncelikle tebligat eksikliğini gidererek taraf teşkilini sağlamak, ardından yeniden yargılama yapmak zorunda kalır. Sürecin uzamaması adına taraf teşkiline en başta dikkat edilmelidir.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Taşınmaz üzerinde hak sahibi olan herkesin dava sonucundan doğrudan etkilenmesi nedeniyle, tüm paydaşların davaya dahil edilmesi kamu düzeni gereğidir.
Mahkemece mernis adresi ve kolluk araştırması yapılır. Adres bulunamazsa yasal şartlar dahilinde ilanen tebligat yapılarak taraf teşkili tamamlanır.
Davalının haberi olmadan yargılama yapılıp karar verilirse, bu durum savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup Yargıtayca doğrudan bozma sebebidir.
Vefat eden paydaşın mirasçılık belgesi (veraset ilamı) çıkarılarak tespit edilen tüm mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilir.
Hayır, dava çift taraflı olduğu için davacı feragat etse dahi davalılardan biri davaya devam edilmesini isteyerek davanın sonuçlandırılmasını sağlayabilir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların dilekçe ve hukuki işlemlerde kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynakları üzerinden ayrıca teyit edilmesi gerekmektedir.