avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Rekabet Hukuku

Rekabet Yasağı ve Cezai Şart

Rekabet Yasağı Hukuki Temeli

İş ilişkilerinde rekabet yasağı, işçinin işverene ait ticari sırları, müşteri çevresini ve iş organizasyonuna ilişkin bilgileri korumayı amaçlayan önemli bir hukuki kurumdur. İş sözleşmesinin sona ermesinden sonra da etkisini sürdürebilen bu yükümlülük, işçinin ekonomik özgürlüğü ile işverenin korunması gereken menfaatleri arasında hassas bir denge kurulmasını gerektirir. Bu nedenle rekabet yasağı sözleşmeleri, hem geçerlilik şartları hem de uygulanma koşulları bakımından sıkı kurallara tabi tutulmuştur.

Türk Borçlar Kanunu’nda rekabet yasağına ilişkin düzenlemeler, işçinin işverene zarar verme ihtimalinin bulunduğu durumları sınırlamak ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde bir koruma sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Bu kapsamda rekabet yasağı, yalnızca işçinin işverenin müşteri çevresi, üretim sırları veya ticari bilgileri üzerinde bilgi sahibi olduğu durumlarda söz konusu olabilir.

Rekabet Yasağı Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları

Bir rekabet yasağı sözleşmesinin hukuken geçerli olabilmesi için belirli şartların bir arada bulunması gerekir. Bu şartların eksikliği, sözleşmeyi geçersiz hale getirir ve işverenin tazminat taleplerini dayanaksız bırakır.

Geçerlilik şartları şunlardır:

2. Yer, Zaman ve Konu Bakımından Sınırlamalar

Yer bakımından sınırlama, işçinin faaliyet gösterebileceği coğrafi alanı belirler. Bu sınırın tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde geniş tutulması genellikle "aşırı kısıtlama" olarak değerlendirilir. Konu bakımından sınırlama ise sadece işverenin faaliyet gösterdiği ana alanla sınırlı olmalıdır. Yargıtay uygulamasında, yer bakımından aşırı geniş kapsamlı yasaklar, çoğu zaman hakim tarafından daraltılmakta veya geçersiz sayılmaktadır. Bu yaklaşım, işçinin ekonomik geleceğinin korunmasına yöneliktir.

3. Cezai Şartın Hukuki Niteliği ve TBK 446

Rekabet yasağı sözleşmelerinde cezai şart, işçinin yasağa aykırı davranması halinde uygulanacak yaptırımı önceden belirler. TBK m.446 uyarınca işçi, cezai şartı ödeyerek rekabet yasağı borçundan kurtulabilir (Dönme Cezası). Ancak işverenin uğradığı gerçek zarar, cezai şartı aşıyorsa, işveren bu aşan kısmı da ispat ederek talep edebilir.

Önemli bir nokta; cezai şart ile maddi tazminat arasındaki seçimlik haktır. TBK m.179/1 uyarınca alacaklı, ya borcun aynen ifasını ya da cezai şartın ödemesini isteyebilir. Rekabet yasağında ise işçi cezai şartı öderse, işveren genelde rekabet etmeme borcunun aynen ifasını (durulmasını) ancak sözleşmede açık hüküm varsa isteyebilir.

4. Zarar Şartı ve İspat Kriterleri

Yargıtay uygulamasında, rekabet yasağına aykırılık halinde fiili bir zararın doğmuş olması her zaman aranmaz. İşçinin rakip bir firmada çalışarak işverene zarar verme ihtimali doğuran bir pozisyonda olması yeterli kabul edilmektedir. Ancak cezai şartın dışında "ek tazminat" isteniyorsa, gerçek zararın ve işçinin kusurunun ispatı şarttır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
11. Hukuk Dairesi 2021/7273 E. , 2022/7857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : TİCARET MAHKEMESİ ÖZET VE İLKELER: 1. Davacı şirket bünyesinde dış satış sorumlusu olarak çalışan işçinin, işten ayrıldıktan 22 gün sonra aynı organize sanayi bölgesinde rakip firmada çalışmaya başlaması rekabet yasağının ihlalidir. 2. Rekabet yasağı sözleşmesi (1 yıl süre ve belirli iller ile sınırlı) konu ve süre bakımından geçerlidir. Yer bakımından sınırlama (8 il) geniş olsa da işin niteliği gereği ihlal sabittir. 3. Rekabet yasağına aykırılık halinde zararın doğması şart olmayıp, işçinin rakip firmada çalışarak önceki işverene zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. 4. TBK m.179/1 uyarınca, bir ceza kararlaştırılmışsa alacaklı borcun ifasını veya cezanın ifasını seçebilir. Davacı davalıdan CEZAİ ŞART talep etmiştir. 5. Mahkemece davacının cezai şart talebi yerine doğrudan "maddi tazminata" hükmedilmesi hatalıdır. Cezai şart alacaklısının seçimlik hakkı göz ardı edilemez. SONUÇ: Mahkemece davacının talebi olan cezai şart hakkında bir karar verilmesi gerekirken maddi tazminata hükmedilmesi nedeniyle kararın davacı yararına BOZULMASINA 07.11.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.