avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

SAHTE HESAPTA TELEFON PAYLAŞMA SUÇU

Sosyal medya platformlarının insan ilişkilerini dijitalleştirdiği modern dünyada, siber zorbalık ve kişisel verilerin istismarı en yıkıcı hukuki ve toplumsal sorunlardan biri haline gelmiştir. İnternetin sunduğu anonimlik maskesinin arkasına sığınan kötü niyetli bireyler, gerçek hayatta alamadıkları karşılıkları veya intikam duygularını, mağdurların en hassas bilgilerini siber ortamda rızasız ifşa ederek tatmin etmeye çalışmaktadırlar. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 136/1. maddesinde düzenlenen "Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçu, bireylerin dijital dünyadaki varlıklarını ve kişisel sınırlarını koruyan en sert yasal yaptırımdır. Hukukumuzda cep telefonu numarası, kişinin sadece kendi rızasıyla sınırlı bir çevre ile paylaştığı, izinsiz olarak üçüncü şahısların bilgisine sunulamayacak mutlak bir kişisel veridir. Bir kişinin, arkadaşlık teklifini reddeden bir kadının veya erkeğin adını kullanarak sahte sosyal medya (Örn: Facebook, Instagram) hesapları açması ve buraya mağdurun cep telefonunu yazarak yayması, dijital mahremiyete yönelik doğrudan bir saldırıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve siber ceza hukukunun temel taşını oluşturan kararı, bu tür eylemlerin hiçbir şekilde cezasız kalmayacağını ve siber zorbaya verilen hapis cezasının hukuken tam isabet olduğunu kesin bir dille doğrulamaktadır. Karar uyarınca; teklifi reddedilen mağdur adına sahte hesap açıp numarasını paylaşmak TCK m. 136 suçunu oluşturur.

Uygulamada, duygusal veya arkadaşlık teklifleri kabul edilmeyen öfkeli bireyler, reddedilmenin yarattığı gurur kırıklığıyla, mağduru taciz etmek ve ona zarar vermek amacıyla sahte Facebook profilleri açmaktadırlar. Bu hesaplarda mağdurun fotoğraflarını izinsiz kullanmanın ötesinde, açıklama kısmına "beni bu numaradan arayabilirsiniz" diyerek mağdurun kişisel cep telefonu numarasını yazmaktadırlar. Bu eylemin sonucunda mağdurlar, günün her saatinde tanımadıkları yüzlerce kişiden gelen rahatsız edici aramalar ve mesajlar altında ezilmekte, sosyal ve ailevi hayatları tamamen felce uğramaktadır. Sanıklar ise yargılandıklarında "ben sadece şaka yaptım, numarasını zaten herkes biliyordu, suç işleme kastım yoktu" gibi savunmalarla cezadan kurtulmaya çalışmaktadırlar. İlk derece mahkemeleri bazen bu eylemleri basit bir huzur ve sükunu bozma suçu gibi görüp hafif geçiştirebilmektedir. Ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bu iddiaları ve hafifletici bahaneleri hukuki gerçeklik duvarına çarparak yıkmaktadır. Cep telefonunun sahte bir sosyal medya profilinde rızaya aykırı yayınlanması, TCK m. 136/1'de tanımlanan kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunun tüm unsurlarını eksiksiz olarak oluşturur ve sanığın ağır bir hapis cezasıyla mahkum edilmesi hukuka tamamen uygundur.

SAHTE SOSYAL MEDYA HESABI TEHLİKELERİ

Sahte (fake) hesaplar açılması, internet ortamında kişilerin itibarını, onurunu ve dijital kimliğini yok etmeyi amaçlayan son derece tehlikeli bir yöntemdir.

Sanal kimlik taklidi yoluyla mağdur adına konuşan, onun ağzından paylaşımlar yapan fail, mağdurun çevresindeki güvenilirliğini de sıfırlar. Bu hesapların açılması aynı zamanda bilişim sistemlerinin kötüye kullanılması anlamına da gelir ve ağır cezai sorumluluklar doğurur.

TCK YÜZ OTUZ ALTINCI MADDE DÜZENLEMESİ

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılmasını en ağır şekilde cezalandıran Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesinin ilk fıkrası şu şekildedir:

TCK Madde 136/1 -
"Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Bu suç, erteleme ve paraya çevirme sınırlarının üzerinde hapis cezaları öngören çok ciddi bir siber cürümdür.

REDDEDİLEN TEKLİF VE SİBER ZORBALIK

Arkadaşlık teklifine olumsuz yanıt verilmesi sonrasında gerçekleştirilen bu ifşa eylemleri, psikolojide siber zorbalık ve siber taciz olarak tanımlanır.

Fail, reddedilmenin yarattığı intikam dürtüsüyle hareket ederek mağdurun kişisel sınırlarını yok etmeyi amaçlar. Bu durum suçun kastının doğrudan ve yoğun olduğunu, sanığın olası kastla değil doğrudan doğruya bilerek ve isteyerek (taammüden) hareket ettiğini gösterir.

TELEFON NUMARASININ KİŞİSEL VERİ NİTELİĞİ

Cep telefonu numarası, sahibinin kimliğini doğrudan belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiye özel en kritik iletişim verisidir.

Bir bilginin kişisel veri olması için devlet sırrı veya gizli bilgi olması gerekmez; kişinin rızası dışında herkesin erişimine açılmaması gereken her bilgi kişisel veridir. Telefon numarası da sahibinin izni olmaksızın hiçbir internet sitesinde veya sosyal medyada umuma açık şekilde paylaşılamaz.

RIZAYA AYKIRI PAYLAŞIM VE İSTİSNA

Kişisel verilerin işlenmesi ve yayılmasında hukuka uygunluk nedeni oluşturan tek unsur, veri sahibinin özgür iradesiyle verdiği "açık rıza"dır.

Mağdurun rızası olmaksızın, onun gıyabında yapılan tüm veri yayma eylemleri hukuka aykırıdır. Bu suçun oluşması için hiçbir yasal istisna veya hafifletici neden bulunmamaktadır. Rızasızlık, suçun maddi unsurunun tamamlanması için yasal olarak yeterlidir.

SİBER SUÇLARDA IP ADRESİ TESPİTİ

Sosyal medya üzerinden açılan sahte hesapların arkasındaki gerçek faillerin tespiti, siber polis birimlerinin yürüttüğü teknik incelemelerle gerçekleştirilir.

Savcılık talimatıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ve siber suçlar şubesi, Facebook/Instagram hesaplarının giriş loglarını, kullanılan cep telefonu veya bilgisayarın IP (Internet Protocol) adreslerini ve ISS (İnternet Servis Sağlayıcı) kayıtlarını geriye dönük inceleyerek faili kesin olarak belirler. Dijital izler silinemez.

CMK UYARINCA SİBER DELİL ELDE EDİLMESİ

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında, siber veri yayma suçlarında dijital delillerin toplanma usulü şu kurallara tabidir:

CMK m. 134 uyarınca, şüphelinin bilgisayarlarında, cep telefonlarında ve sosyal medya hesaplarında arama yapılması ve kopyalama yapılması hakim kararıyla mümkündür. Siber polis, el konulan sanık telefonunda yaptığı teknik incelemede, sahte Facebook hesabına giriş yapılan tarayıcı geçmişini, mağdurun telefon numarasının kopyalandığı panoyu ve arama kayıtlarını (CMK delil bütünlüğü dairesinde) rapora döker. Bu rapor mahkumiyet için en kesin delildir.

HUKUKİ YORUMLAR VE BİREYSEL GÜVENLİK

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, internet ortamında kadınları ve diğer bireyleri sahte hesaplarla taciz edip mahremiyetlerini hiçe sayan siber zorbalara karşı verilmiş en net yasal cevaptır.

Sonuç olarak; reddedilen arkadaşlık teklifine tepki olarak mağdur adına sahte hesap açılması ve cep telefonunun rızasız paylaşılması TCK m. 136/1 uyarınca kişisel verileri yayma suçunu oluşturur. Mahkemenin sanık hakkında verdiği mahkumiyet kararı hukuka tamamen uygundur. Yargıtay, bu kararla hem bireysel siber güvenliği korumuş hem de dijital ahlakın korunmasına katkı sağlayarak Türk ceza hukukuna paha biçilemez bir değer katmıştır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Biri adıma sahte hesap açıp telefonumu paylaşırsa ne yapmalıyım?

Hemen o hesabın ve paylaşılan numaranızın ekran görüntülerini (saat ve tarih görünecek şekilde) alın. Ardından en yakın Cumhuriyet Savcılığına giderek TCK m. 136 kapsamında siber suç duyurusunda bulunun.

2. İnternette numaramı paylaşan kişinin IP adresi bulunabilir mi?

Evet. Siber polisi, savcılık kararıyla internet servis sağlayıcılarından (Türk Telekom, Turkcell vb.) log kayıtlarını celp ederek, o sahte hesaba hangi ev internetinden veya mobil hattan bağlanıldığını (IP tespitiyle) kesin olarak bulur.

3. Bu suçun cezası nedir? Sanık hapse girer mi?

TCK m. 136/1 uyarınca bu suçun cezası 2 yıldan 4 yıla kadar hapistir. Sabıkası olmayan kişilerde ceza alt sınırdan verilirse erteleme veya HAGB uygulanabilir ancak sabıkalı failler doğrudan hapse girer.

4. Eski sevgilim numaramı intikam için internete yazmış, şikayetimi geri çeksem dava düşer mi?

Hayır. Kişisel verileri hukuka aykırı yayma suçu (TCK m. 136) şikayete tabi olmayan, resen soruşturulan bir kamu suçudur. Şikayeti geri çekseniz dahi dava kamu davası olarak devam eder ve sanık ceza alır.

5. Sahte hesap açıp numaramı yayan kişiye maddi ve manevi tazminat davası açabilir miyim?

Evet, kesinlikle. Ceza davasında sanık suçlu bulunduktan sonra, Asliye Hukuk Mahkemesinde uğradığınız itibar kaybı, ruhsal sarsıntı ve huzursuzluk nedeniyle çok yüksek miktarlarda manevi tazminat davası açabilirsiniz.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/992 E., 2020/219 K. "sanık...'nin, arkadaşlık teklifine olumlu yanıt vermeyen mağdur...'ya tepki olarak, mağdur adına açtığı sahte facebook hesabı üzerinden, mağdurun kullanımında olan kişisel veri niteliğindeki cер telefonu numarasını rızasına aykırı şekilde yayımlaması biçiminde sübut bulan eyleminin, TCK'nın 136/1. madde ve fıkrasında tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğuna dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir."