avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

SAHTE SOSYAL MEDYA PROFİLİ SUÇU

İnternet ve bilişim teknolojilerinin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte, sosyal medya platformları (Facebook, Instagram, X vb.) bireylerin kimliklerini, sosyal çevrelerini ve günlük etkileşimlerini paylaştıkları ana mecralar haline gelmiştir. Ancak bu dijitalleşme süreci, kişisel verilerin korunması ve dijital güvenliği tehdit eden yepyeni suç türlerinin ortaya çıkmasına da neden olmuştur. Sosyal medyada en sık işlenen eylemlerden biri, bir başkasının adını, soyadını ve fotoğraflarını izinsiz kullanarak onun adına "sahte profil" (fake account) veya sahte e-posta (mail) hesabı oluşturulmasıdır. Failler bu sahte hesaplar üzerinden mağdurların itibarını zedelemekte, onların ağzından paylaşımlar yapmakta veya insanları dolandırmaktadırlar. Peki, bir başkasının kimlik bilgilerini kullanarak sahte bir sosyal medya hesabı açmak Türk Ceza Kanunu kapsamında nasıl cezalandırılmalıdır? Bu eylem sıradan bir "bilişim suçu" (Örn: sisteme yetkisiz girme) olarak mı değerlendirilmelidir, yoksa doğrudan kişisel verileri ihlal eden bağımsız bir suç mu? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve KVKK ceza normlarının sınırlarını çizen içtihadı, bu belirsizliği tamamen gidermektedir. Karar uyarınca; bir başkasının adı ve soyadı kullanılarak sahte Facebook ve e-posta hesabı açılması eylemi, TCK’nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur. Mahkemelerin bu eylemi basit bilişim suçu sayması yasaya aykırıdır.

Uygulamada, Cumhuriyet savcılıkları ve asliye ceza mahkemeleri, bilişim sistemleri kullanılarak işlenen her suçu doğrudan "bilişim suçları" (TCK m. 243-244) başlığı altında toplama eğilimindedirler. Oysa TCK'nın bilişim suçları bölümü, bir sisteme yetkisiz girmek, sistemi engellemek veya verileri bozmak gibi teknik eylemleri cezalandırır. Oysa birinin adını ve soyadını alıp yeni bir sahte hesap oluşturmakta, mağdurun mevcut bir bilişim sistemine müdahale edilmemektedir. Burada yapılan eylem, mağdura ait en temel kişisel veriler olan "ad ve soyadın" hukuka aykırı olarak kullanılması ve yayılmasıdır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bu ince tespitle ceza adaleti standardını yükseltmiştir. Ad ve soyad, sahibini belirlenebilir kılan en temel kişisel veridir. Bu verileri mağdurun rızası dışında kullanarak sahte hesap açmak TCK m. 136/1 uyarınca 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası gerektiren ağır bir suçtur. Bu suçun basit bilişim suçlarıyla geçiştirilmesi veya beraat verilmesi imkansızdır.

KİŞİSEL VERİLERİN HUKUKİ KORUMA ALANI

Anayasa’nın 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca: "Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir." Bu anayasal hak, devletin kişisel verileri ceza hukukuyla da korumasını zorunlu kılar.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kişisel verileri; "Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi" olarak tanımlar. Türk Ceza Kanunu’nun 135 ila 140. maddeleri ise kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini, ele geçirilmesini ve yayılmasını suç sayarak bu anayasal korumayı cezai yaptırımlarla tahkim eder.

AD SOYAD BİLGİSİNİN KİŞİSEL VERİ NİTELİĞİ

Bir bilginin "kişisel veri" sayılabilmesi için o bilginin doğrudan veya dolaylı olarak bir gerçek kişiyi işaret etmesi, onu toplumda tekilleştirmesi yeterlidir.

Kişinin adı, soyadı, TC kimlik numarası, telefon numarası, kişisel e-posta adresi ve hatta profil fotoğrafı doğrudan kişisel veri niteliğindedir. Bir kimsenin sadece adı ve soyadı bile, onun kimliğini belirlemeye yettiği için TCK ve KVKK kapsamında mutlak bir koruma altındadır. Bu bilgilerin izinsiz kullanımı doğrudan kişisel veri ihlalidir.

SAHTE HESAP AÇMA EYLEMİNİN NİTELİĞİ

Sosyal medya platformlarında başkası adına sahte profil açmak, failin kendi kimliğini gizleyerek mağdurun dijital kimliğini taklit etmesi eylemidir.

Fail, mağdurun adını ve soyadını (ve varsa fotoğraflarını) alarak Facebook veya mail sağlayıcılarının formlarına girmekte ve sahte hesap oluşturmaktadır. Bu eylemde, mağdurun kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirilmiş ve üçüncü kişilerin (veya sistemin) görüsüne sunularak "yayılmış" olmaktadır. Eylemin bu boyutu, bilişim sistemine izinsiz girmekten çok daha ağır bir veri hakkı ihlalidir.

VERİLERİ ELE GEÇİRME VE YAYMA

TCK’nın 136. maddesinde düzenlenen "Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçu, kişisel veri suçlarının en sık uygulanan cezalandırma maddesidir.

Bu suçun maddi unsurları; kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmektir. Bir başkasının adı ve soyadıyla sahte profil açmak, o verileri sistem tabanına hukuka aykırı olarak "kaydetmek ve yaymak" demektir. Yargıtay, sahte hesap açma eyleminin TCK m. 136/1'deki bu yasal tanıma tam olarak oturduğunu saptayarak suçun tavsifini netleştirmiştir.

BİLİŞİM SUÇLARI VE TCK FARKINDALIĞI

Bilişim suçları (TCK m. 243-246), dijital verilerin bütünlüğüne, sistemlerin çalışmasına veya verilerin bozulmasına yönelik suçlardır. Kişisel veri ihlalleriyle karıştırılmamalıdır.

Örneğin; mağdurun mevcut Facebook hesabının şifresini kırıp içeri girmek TCK m. 243 (bilişim sistemine yetkisiz girme) suçunu oluşturur. Ancak mağdurun adıyla sıfırdan "yeni ve sahte" bir hesap açmakta, mağdurun sistemine bir müdahale olmadığından bilişim suçu oluşmaz. Burada korunan değer sistem değil, doğrudan kişinin veri hakkıdır. Yargıtay’ın bu ayrımı mahkemeler için adeta bir rehber niteliğindedir.

TÜRK CEZA KANUNU YÜZ OTUZ ALTINCI MADDE

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesini ve yayılmasını cezalandıran TCK’nın 136. maddesinin hükümleri şu şekildedir:

TCK Madde 136/1 -
"Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Bu yasa maddesi, uzlaşma kapsamında olmayan, kamu davası niteliğinde ve son derece caydırıcı hapis cezaları barındıran ağır bir hükümdür.

CMK KAPSAMINDA İSPAT VE USUL

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) dairesinde, sahte sosyal medya hesabı açılması suçlarında failin tespiti ve delil toplanması süreçleri teknik bilişim incelemelerini gerektirir. CMK kuralları çerçevesinde mahkeme şu işlemleri yapar:

CMK m. 134 uyarınca; bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemleri adli bilişim uzmanları aracılığıyla yürütülür. Sahte Facebook veya mail hesabının hangi IP (Internet Protocol) numarası üzerinden, hangi tarihte ve hangi cihazdan açıldığı BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) ve ilgili servis sağlayıcılardan (Facebook, Google vb.) talep edilir. Ancak sosyal medya devleri genellikle ABD merkezli olduğundan IP vermeyebilir; bu durumda kolluk, şüphelinin evindeki bilgisayar ve cep telefonlarına el koyarak (CMK m. 134) cihazların imajını alır ve arama geçmişinde o hesabın açılıp açılmadığını saptar. Mahkeme, CMK kuralları dairesinde bu kesin adli bilişim delilleriyle faili saptarsa, beraat kararı veremez, doğrudan TCK m. 136/1 uyarınca mahkumiyet kurmalıdır. Aksine beraat veya basit bilişim suçu cezası verilmesi CMK ve TCK usullerinin açık ihlalidir.

HUKUKİ YORUMLAR VE VERİ GÜVENLİĞİ

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, dijital dünyada ad ve soyadları izinsiz kullanılarak hayatları karartılan, adlarına sahte hesaplar açılarak taciz edilen mağdurların haklarını en üst seviyeden koruyan muazzam bir içtihattır.

Sonuç olarak; bir başkasının adını ve soyadını kullanarak onun adına sahte sosyal medya (Facebook, Instagram vb.) ve e-posta hesabı açmak, basit bir bilişim suçu veya internet şakası olmayıp, TCK m. 136/1 uyarınca "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" suçunu oluşturur. Yargıtay, bu kararla kişisel verilerin kutsallığını teyit etmiş, bilişim suçları ile veri ihlali suçları arasındaki sınırı kusursuz çizmiş ve Türk ceza hukukuna paha biçilemez bir katkı sunmuştur.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Benim adıma izinsiz sahte Facebook hesabı açan birine dava açabilir miyim?

Evet, açabilirsiniz. Yargıtay emsal kararı uyarınca, adınız ve soyadınız kişisel verinizdir. İzniniz olmadan sahte hesap açılması TCK m. 136/1 kapsamında suç oluşturur. Savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz.

2. Adıma sahte sosyal medya profili açan kişinin cezası ne kadar olur?

TCK’nın 136/1. maddesi uyarınca, kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayan ve ele geçiren kişi hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun cezası oldukça ağırdır.

3. Benim adıma sahte hesap açan kişinin IP adresini ve kimliğini polis nasıl bulur?

Polis ve savcılık, sahte hesabın açıldığı veya giriş yapıldığı IP adreslerini BTK ve yerli servis sağlayıcılarından talep eder. Ayrıca şüphelinin telefon ve bilgisayarlarında adli bilişim incelemesi yapılarak (CMK m. 134) sahte hesaba dair kalıntılar tespit edilir.

4. Mevcut Instagram hesabımın şifresini kırıp giren kişi ile adıma sahte hesap açan kişinin cezası aynı mıdır?

Hayır, farklıdır. Mevcut hesabınızın şifresini kırıp giren kişi TCK m. 243 uyarınca "bilişim sistemine yetkisiz girme" suçunu (1 yıla kadar hapis) işler. Adınıza sıfırdan sahte hesap açan kişi ise TCK m. 136/1 uyarınca "kişisel veri yayma" suçunu (2 ila 4 yıl hapis) işlemiş olur.

5. Adıma sahte hesap açılması nedeniyle uğradığım itibar kaybı için tazminat alabilir miyim?

Evet, alabilirsiniz. Ceza davasının yanı sıra, kişilik haklarınızın ve kişisel verilerinizin ihlal edilmesi nedeniyle uğradığınız manevi zararlar için Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açarak tazminat talep edebilirsiniz.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2016/2834 E., 2017/171 K. "Sanığın, katılanın ad, soyadını kullanarak, adına sahte facebook ve mail hesabı oluşturduğuna ilişkin sabit olan eyleminin TCK.nun 136/1. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağının gözetilmeden bilişim suçundan hüküm kurulması... Yasaya aykırı"