avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

ŞARTA BAĞLI İFADELERDE HAKARET SUÇU

Günlük yaşantımızda, hararetli ikili ilişkilerde, iş hayatındaki anlaşmazlıklarda veya sosyal medya tartışmalarında taraflar birbirlerine karşı kırıcı, sert ve sarsıcı ifadeler kullanabilmektedir. Ancak ceza hukuku dairesinde, ağızdan çıkan her kaba veya incitici sözün "Hakaret Suçu" (TCK m. 125) kapsamında cezalandırılması mümkün değildir. Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçu, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle kişinin şerefini zedelemektir. Bu suçun oluşabilmesi için failin doğrudan mağdurun şahsiyetini hedef alan, onun saygınlığını zedelemeye yönelik net bir "Hakaret Kastı (animus iniuriandi)" ile hareket etmesi zorunludur. Hukukumuzda isnadın şarta bağlı (conditional) veya bir olasılık (possibility) halinde dile getirildiği durumlar, doğrudan hakaret etme kastıyla söylenmediğinden hakaret suçu teşkil etmez. Örneğin, karşı tarafın "Hakkımı sana helal etmiyorum" demesine karşılık olarak sanığın "Bende hakkın varsa Allah rızası için etme, edersen şerefsizsin" diyerek karşılık vermesi eylemi, doğrudan kişiye yöneltilmiş mutlak bir sövgü olmayıp, şarta ve olasılığa bağlı bir ifadedir. Fail bu sözle karşı tarafı doğrudan aşağılamayı değil, hakkın helal edilmesi ihtimaline karşı koşullu bir tepkiyi ortaya koymaktadır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve kişilik hakları davalarında adeta bir sınır çizen içtihadı, bu tür şarta bağlı olasılık içeren ifadelerin hakaret kastı taşımaması nedeniyle suç oluşturmayacağını ve sanığın beraatına karar verilmesi gerektiğini kesin çizgilerle hükme bağlamaktadır. Karar uyarınca; koşullu söylenen sözler suç sayılmaz.

Uygulamada, aralarında borç-alacak ilişkisi olan iki şahıstan alacaklı olan taraf, borçluya "sana hakkımı helal etmiyorum, haram olsun" şeklinde bir mesaj atmaktadır. Borçlu olan sanık ise bu mesaja sinirlenerek "bende hakkın varsa Allah rızası için etme, edersen şerefsizsin" şeklinde bir kısa mesajla yanıt vermektedir. Alacaklı taraf, bu mesajı delil göstererek sanık hakkında "Hakaret" suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunmaktadır. Sulh veya asliye ceza mahkemeleri, mesajda geçen "şerefsizsin" ibaresini doğrudan cımbızlayarak alıp, cümlenin başını ve söyleniş amacını (bağlamını) analiz etmeden sanığın mahkumiyetine karar verebilmekteydi. Oysa Yargıtay 18. Ceza Dairesi, bu cımbızlama mantığına dayanan kararları kanuna aykırı bularak tamamen bozmaktadır. Mesaj bir bütün olarak incelendiğinde, doğrudan kişiye yönelik "sen şerefsizsin" denilmemiştir. "Eğer helal edersen" koşuluna bağlanan bu ifade, şarta bağlı bir olasılık beyanıdır ve suç kastı yoktur.

HAKARET SUÇUNUN MANEVİ UNSURU KAST

Hakaret suçu, ancak genel kast ile işlenebilen, manevi unsuru son derece hassas bir suç tipidir.

Failin, kullandığı sözlerin mağdurun onur ve şerefini inciteceğini bilmesi ve bunu isteyerek (rencide etme kastıyla) söylemesi gerekir. Şaka, savunma, koşullu sitem veya olasılık içeren ifadelerde suç işleme iradesi (kastı) bulunmadığı için suçun manevi unsuru oluşmaz.

TCK YÜZ YİRMİ BEŞİNCİ MADDE

Hakaret suçunu ve cezalandırma limitlerini düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi şu şekildedir:

TCK Madde 125/1 -
"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır."

Bu madde, bireysel saygınlığın yasal sınırıdır.

ŞARTA BAĞLI İFADELERİN HUKUKİ NİTELİĞİ

Şarta bağlı (koşullu) ifadeler, belirli bir olayın gerçekleşmesi veya gerçekleşmemesi ihtimaline bağlanan beyanlardır.

Ceza hukukunda şarta bağlı olarak kullanılan kaba veya sert sözler, doğrudan muhatabın mevcut kişilik değerlerine yapılan aktif bir saldırı kabul edilmez. Koşul gerçekleşmediği sürece sözün hedefi belirsizdir ve doğrudan hakaret iradesi taşımadığı kabul edilir.

EDERSEN ŞEREFSİZSİN SÖZÜNÜN ANALİZİ

"Edersen şerefsizsin" cümlesindeki "şerefsiz" kelimesi tek başına alındığında kuşkusuz hakaret vasfı taşır.

Ancak bu söz, "hakkını helal etme" koşuluna bağlanmıştır. Sanık, "bende hakkın kalmasın, helal etme, edersen şerefsizsin" diyerek aslında karşı tarafın hakkını helal etmemesini ısrarla talep etmekte, helal etmesi halinde ortaya çıkacak durumu koşula bağlamaktadır. Bağlamından koparılan analiz cezalandırmada adaletsizlik yaratır.

HAKARET KASTININ BULUNMAMASI VE BERAAT

Ceza yargılamasında hakaret kastının bulunmadığı saptandığında sanık hakkında beraat kararı verilir.

CMK m. 223/2-c uyarınca yüklenen suç açısından failin kastının bulunmaması veya eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması halinde mahkeme beraat hükmü kurmak zorundadır. Şarta bağlı sözlerde de kast yokluğundan beraat kararı verilmelidir.

ELEŞTİRİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ SINIRI

İfade özgürlüğü, bireylerin sert, sitemkar veya kaba sayılabilecek yollarla da olsa tepkilerini dile getirmelerini korur.

Her türlü kaba hitap, öfkeli sitem veya şarta bağlı kışkırtıcı yanıt doğrudan ceza hukuku yaptırımlarıyla ezilirse, toplumda ifade özgürlüğü sınırları daralır. Hukuk, hakaret ile kaba sitem arasındaki bu hassas dengeyi beraat kararlarıyla korur.

CMK UYARINCA DELİL DEĞERLENDİRME ESASLARI

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde, hakaret davalarında mesajların delil olarak değerlendirilmesi şu usulle yürütülür:

CMK m. 217 uyarınca hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. WhatsApp veya SMS gibi siber ortamdaki mesajlar incelenirken, sadece şikayete konu olan tek bir cümlenin değil, "mesajlaşma geçmişinin tamamının (bağlamın)" getirilmesi zorunludur. CMK dairesinde tarafların karşılıklı konuşma akışı (Örn: hakkını helal etmeme iddiası ve buna verilen yanıt) bir bütün olarak değerlendirilerek, sanığın gerçek iradesinin ve haksız tahrik dengesinin saptanması usul gereğidir.

HUKUKİ YORUMLAR VE SÖZCÜK ADALETİ

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu son derece mantıklı ve dilbilimsel derinliğe sahip emsal kararı, cımbızcı ve şekilci cezalandırma mantığına karşı sözcük adaletini ve suç kastının önemini koruyan harika bir hukuk klasiğidir.

Sonuç olarak; isnadın şarta bağlı veya olasılık halinde dile getirildiği, doğrudan hakaret etme kastıyla hareket edilmediği durumlarda hakaret suçu oluşmaz. Mahkemenin sanığı cezalandıran kararı kanuna açıkça aykırıdır ve bozulmalıdır. Yargıtay, bu kararla kusurluluk ve kast sınırlarını korumuş, Türk ceza hukukuna paha biçilemez bir değer katmıştır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Bir tartışmada "eğer bunu yaparsan şerefsizsin" dedim. Hakaretten ceza alır mıyım?

Yargıtay emsal kararı gereği, "yaparsan..." şeklinde şarta bağlı ve olasılık içeren ifadelerde doğrudan hakaret etme kastı olmadığı kabul edilir. Bu nedenle hakaret suçundan ceza almazsınız, beraat etmeniz gerekir.

2. Hakaret davasında cümlenin sadece bir kelimesi mi incelenir yoksa tamamı mı?

Mahkeme kullanılan sözün söylendiği ortamı, öncesinde taraflar arasında ne konuşulduğunu (konuşma bağlamını) ve cümlenin tamamını bir bütün olarak incelemek zorundadır. Cımbızla kelime seçilerek ceza verilemez.

3. "Hakkımı helal etmiyorum" demek hakaret midir?

Hayır. Bir kimseye "hakkını helal etmeyeceğini" söylemek dini/ahlaki bir sitem ve beddua niteliğinde olup, ceza hukuku anlamında kişinin onur ve şerefine saldırı teşkil etmediğinden kesinlikle hakaret suçunu oluşturmaz.

4. Kaba ve nezaketsiz kelimeler kullanmak hakaret suçuna girer mi?

Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre; kaba, nezaketsiz, terbiye sınırlarını zorlayan veya hitap şekli olarak kullanılan rahatsız edici sözler hakaret suçunu oluşturmaz. Hakaret için saygınlığı rencide edici net bir saldırı olmalıdır.

5. Hakaret davalarında SMS veya WhatsApp ekran görüntüleri tek başına yeterli delil midir?

Ekran görüntüleri delil başlangıcıdır. Mahkeme gerek görürse konuşmanın yapıldığı telefon hattının geçmişini veya tarafların konuşma geçmişinin tamamını celbederek siber doğrulama yapar. Bağlamın tespiti için konuşmanın tamamı incelenmelidir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/11227 E., 2016/14515 K. "Katılanın sanığa göndermiş olduğu mesajda hakkını helal etmeyeceğine yönelik ifadesine sanığın "...bende hakkın varsa Allah rızası için etme, edersen şerefsizsin..." diyerek karşılık verdiğinin anlaşılması karşısında, isnadın şarta bağlı veya bir olasılık halinde dile getirildiği, hakaret etme kastıyla hareket edilmediği gözetilmeyerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırıdır"