Siyasi Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu (TCK 114)
Suçun Tanımı ve Hukuki Niteliği
Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesinde düzenlenmiş olup, bireylerin Anayasa ile güvence altına alınan siyasi haklarını cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla kullanmalarının engellenmesini cezalandıran bir suç tipidir. TCK 114/1 hükmüne göre: “Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin siyasi haklarını kullanmasını engelleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi hali düzenlenmiş ve daha ağır bir yaptırım öngörülmüştür. Bu suç, demokratik güçlerin dengesini ve siyasal katılım özgürlüğünü korur. Seçme, seçilme ve siyasi parti faaliyetleri bu kapsamdadır. Neticeli ve seçimlik hareketli bir suçtur.
Korunan Hukuki Değer
Temel hukuki değer, Anayasa’nın 67. maddesinde düzenlenen demokratik katılım hakkı ve siyasi özgürlüklerdir. Bunun yanında siyasi çoğulculuk, ifade özgürlüğü, seçimlerin dürüstlüğü ve siyasi partilerin kurumsal özgürlüğü de korunmaktadır. Suç, doğrudan demokratik hukuk devleti yapısını güvence altına alır.
Maddi Unsurlar
Fail: Suç özgü değildir; herkes fail olabilir. Kamu görevlisinin işlemesi halinde görevi kötüye kullanma ile birlikte değerlendirme yapılır.
Mağdur: Siyasi hakkı engellenen bireyler ve doğrudan siyasi partiler (ikinci fıkra kapsamında) mağdur olabilir.
Fiil: Siyasi hakların cebir, tehdit veya hukuka aykırı yollarla engellenmesidir. Oy kullanmanın önlenmesi, adaylığın baskı ile engellenmesi veya parti faaliyetlerinin fiilen durdurulması bu kapsamdadır. “Fiilen” engelleme şarttır.
Netice: Siyasi hakkın kullanılamamasıdır. Tam veya kısmi engelleme ile suç tamamlanır.
Nedensellik Bağı: Failin eylemi ile hakkın engellenmesi arasında illiyet bağı kurulmalıdır.
Manevi Unsur
Sadece kasten işlenebilir. Fail, siyasi hakkı engellediğini bilerek hareket etmelidir. Olası kast mümkün olup taksirle işlenmesi mümkün değildir.
Hukuka Aykırılık Unsuru ve Hukuka Uygunluk Nedenleri
Sınırlandırma kural olarak hukuka aykırıdır. Ancak seçim güvenliği tedbirleri, yasal disiplin müdahaleleri veya zorunluluk hali gibi durumlarda hukuka aykırılık ortadan kalkabilir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs: Mümkündür. İcra hareketlerine başlanmış ancak netice gerçekleşmemişse teşebbüs hükümleri uygulanır.
İştirak: Mümkündür. Toplu hareketlerle yapılan engellemelerde müşterek faillik söz konusu olur.
İçtima: Tehdit, Cebir veya özel Seçim Mevzuatı ihlalleri ile birlikte işlenebilir ve gerçek içtima hükümleri uygulanır.
Nitelikli Haller
TCK 114/2 uyarınca suçun siyasi parti faaliyetlerine yönelik olması temel nitelikli haldir. Ayrıca suçun sistematik işlenmesi veya seçim dönemlerinde gerçekleştirilmesi cezanın belirlenmesinde ağırlaştırıcı etki doğurur.
Daha Az Cezayı Gerektiren Haller ve İndirim Sebepleri
TCK 62 kapsamında takdiri indirim nedenleri uygulanabilir. Fiilin kısa süreli olması ve failin pişmanlığı indirim gerekçesi olabilir.
Artırım Sebepleri
Seçim sürecinin etkilenmesi, toplumsal kaos yaratma amacı ve suçun organize işlenmesi cezanın artırılmasına neden olur.
Şikâyet – Re’sen Soruşturma Durumu
Bu suç şikâyete tabi değildir; demokratik düzeni ilgilendiren bir kamu suçu olarak re’sen soruşturulur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Yaptırım ve Hukuki Sonuçlar
TCK 114/1 uyarınca 1 yıldan 3 yıla, TCK 114/2 uyarınca (parti faaliyetleri) 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanır. Hak yoksunlukları da gündeme gelir.
Yargıtay İçtihatlarından Çıkan Genel Hukuki İlkeler
Yargıtay’a göre hakkın fiilen engEllenmesi gerekir; salt görüşe müdahale yeterli değildir. Engellemenin cebir veya tehdit ile bağlantılı olması şarttır.
Doktrindeki Görüşler
Doktrinde demokratik devlet ilkesinin korunması vurgulanır. Baskın görüş, siyasi katılımın üstün kamu yararı taşıdığı yönündedir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.