HİZMET BİRLEŞTİRME VE YEDİ YIL
Sosyal güvenlik hukuku, çalışanların yaşam boyu döktükleri alın terinin karşılığı olan emeklilik (yaşlılık aylığı) hakkını düzenleyen, karmaşık yasal kurallarla örülü kamusal bir koruma alanıdır. Türkiye'de tek bir Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kurulmadan önce ve günümüzde de devam eden pratiklerde, sigortalıların çalışma hayatları boyunca farklı kurumlara (SSK - 4/a, Bağ-Kur - 4/b, Emekli Sandığı - 4/c) tabi olarak prim ödedikleri sıklıkla görülmektedir. Bu farklı statülerde geçen prim ödeme sürelerinin tek bir çatı altında birleştirilerek tek bir aylık bağlanması sürecini düzenleyen en temel mevzuat 2829 sayılı "Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun"dur. Kanun'un 8. maddesinde yer alan ve kamuoyunda "Son 7 Yıl Kuralı" olarak bilinen ilkeye göre; birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden sigortalıya aylık bağlayacak kurum, sigortalının emeklilik müracaat tarihinden geriye doğru gittiği "son yedi yıllık fiili hizmet süresi" içinde fiili hizmet süresi en fazla olan kurumdur. Ancak uygulamada, fiili bir işte çalışmadan primlerin dışarıdan yatırılması esasına dayanan "isteğe bağlı sigortalılık" (voluntary insurance) sürelerinin son 7 yıl hesabında nasıl değerlendirileceği büyük uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Alt derece mahkemeleri, isteğe bağlı süreleri de fiili çalışma gibi hesaplayarak hatalı emeklilik aylıkları bağlamaktadır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini ve yasal terimlerini koruyan bu tarihi emsal kararı; 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesinde geçen "fiili hizmet" ifadesinin kelime anlamına tam bağlılıkla, isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin kesinlikle "fiili hizmet süresi" olarak kabul edilemeyeceğini, son 7 yıl hesabında bu sürelerin dışarıda bırakılması gerektiğini tescil etmiş, Bağ-Kur kapsamındaki tarım sigortalılığı ağır basan sigortalıya SSK (506 sayılı Kanun) şartlarına göre bağlanan emekli aylığı kararını usul ve yasaya aykırı bularak kesin olarak bozmuştur.
Uygulamada, sigortalılar son yedi yılı doldururken Bağ-Kur'dan SSK statüsüne geçerek daha erken ve daha yüksek aylık alabilmek amacıyla son 1260 günü (son 7 yılın yarısından fazlasını) SSK isteğe bağlı veya SSK primi ödeyerek tamamlamaya çalışmaktadır. Ancak Yargıtay'ın bu kararı, isteğe bağlı sigortalılık primlerini fiili çalışma saymadığı için bu hesaplamaları kökten değiştirmiştir. Eğer sigortalı son yedi yılda fiilen bir iş yerinde çalışıp 4/a primi yatırmak yerine isteğe bağlı prim yatırmışsa, bu süreler "fiili hizmet" olarak kabul edilmeyecektir. Bu durumda geriye dönük son 7 yıllık fiili hizmet süresinde, fiili çalışmanın en fazla olduğu diğer kurum (örneğin Bağ-Kur veya Tarım Bağ-Kur) yetkili hale gelecektir. Bağ-Kur'un yetkili hale gelmesi ise sigortalının çok daha geç emekli olmasına ve daha yüksek prim gün sayısı (örneğin 9000 gün) şartına tabi tutulmasına yol açacaktır. Mahkemelerin, yasadaki "fiili" ibaresini göz ardı ederek yaptığı hesaplamalar sonucunda bağlanan aylıklar, SGK tarafından geriye dönük olarak iptal edilmekte ve ödenen maaşlar faiziyle geri istenmektedir. Bu karar, emeklilik planlaması yapan sigortalıların ve sosyal güvenlik uzmanlarının yanlış adımlar atmasını engelleyen, yasanın emredici lafzını koruyan en üst düzey adli rehberdir. Karar, emeklilikte yasal hesaplamanın sarsılmaz anayasasıdır.
HİZMET BİRLEŞTİRİLMESİ VE YASAL ÇERÇEVE
2829 sayılı Kanun, sigortalıların farklı sosyal güvenlik kurumlarına ödedikleri primlerin zayi olmasını engelleyen bir birleştirme yasasıdır.
Bu yasa uyarınca, sigortalının ömrü boyunca SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı'na ödediği tüm primler emeklilik aşamasında tek bir hizmet cetvelinde birleştirilir. Ancak aylığın hangi kurum tarafından, hangi şartlara göre bağlanacağı Kanun'un 8. maddesine göre çözülür.
SON YEDİ YIL KURALININ UYGULANMASI
Son 7 yıl kuralı, sigortalının emeklilik tarihinden geriye doğru prim ödenen son 2520 günün (7 yıl x 360 gün) analiz edilmesidir.
Bu son 2520 günlük prim ödeme süresi içinde, hangi kuruma daha fazla prim yatırılmışsa (en az 1261 gün), sigortalı o kurumun emeklilik şartlarına (yaş, prim günü, sigortalılık süresi) tabi olur ve maaşı o kurumca bağlanır. Eşitlik halinde ise son kurum yetkilidir.
FİİLİ HİZMET SÜRESİ KAVRAMININ ANLAMI
2829 sayılı Kanun m. 8, son yedi yıllık sürenin hesabında özellikle 'fiili hizmet' süresinin esas alınacağını vurgulamıştır.
Fiili hizmet süresi; sigortalının fiilen bir iş sözleşmesine dayanarak çalışması veya kamu görevinde bulunması karşılığında prim yatırılan süreleri ifade eder. Hukukta 'fiili' kelimesi, kurgusal veya dışarıdan prim ödeme modellerini dışlayan somut bir çalışma olgusunu temsil eder.
İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILIK VE ETKİSİ
İsteğe bağlı sigortalılık, kişinin herhangi bir işte fiilen çalışmaksızın primlerini kendisinin dışarıdan düzenli ödemesi modelidir.
Yargıtay kararında açıkça belirtildiği üzere, isteğe bağlı sigortalılık süreleri fiilen çalışmaya dayanmadığı için 2829 sayılı Kanun anlamında 'fiili hizmet' süresinden sayılamaz. Bu süreler son yedi yılın yetkili kurum hesabında dikkate alınamaz ve hesap dışı bırakılır.
KURUMLARIN AYLIK BAĞLAMA KRİTERLERİ FARKI
SSK (506/4a) ve Bağ-Kur (1479-2926/4b) kurumlarının yaşlılık aylığı bağlama şartları ve maaş hesaplama yöntemleri birbirinden çok farklıdır.
SSK şartlarında genellikle daha az prim günü (örneğin 5000-5975 gün) yeterli olurken, Bağ-Kur şartlarında erkekler için 9000 gün prim aranmaktadır. Yetkili kurumun yanlış belirlenmesi, hak edilmeyen bir emekli maaşının bağlanmasına ve sonradan fahiş borç yüklerine yol açar.
YARGITAY BOZMA KARARI VE ANALİZİ
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin bu emsal kararı, sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında yasanın lafzına tam bağlılığın önemini göstermiştir.
Mahkemenin isteğe bağlı süreleri de fiili hizmet sayarak SSK'dan aylık bağlama hükmü kurması ağır bir yasa ihlalidir. Yargıtay bu hatayı düzelterek, tarım sigortalılığı primlerinin (2926 sayılı Kanun) ağırlıkta olduğunu saptamış ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek adaleti tesis etmiştir.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Evet, engelleyebilir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin emsal kararı uyarınca, son 7 yılın hesabında isteğe bağlı ödenen süreler 'fiili hizmet' olarak kabul edilmez. Eğer son 7 yılda fiili çalışmanız yoksa ve primleri dışarıdan isteğe bağlı ödemişseniz, bu süreler hesaptan düşülür ve geride kalan fiili çalışmanız hangi kurumda fazla ise (örneğin Bağ-Kur) o kurum şartlarına tabi olursunuz.
Hayır. 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlarda 'son 7 yıl' kuralı uygulanmaz. Bu kişilerin hizmet birleştirmesinde, tüm çalışma ömrü boyunca en fazla prim ödenen statü (4a, 4b veya 4c) hangisi ise o kurum şartlarına göre emeklilik aylığı bağlanır.
1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun uyarınca, bu tarihten sonra isteğe bağlı ödenen tüm primler yasa gereği 4/b (Bağ-Kur) kapsamında ödenmiş sayılır. Bu durum da isteğe bağlı ödeyenlerin Bağ-Kur şartlarına tabi olmasına yol açmaktadır.
Evet. SGK hizmet birleştirme hatasını fark ettiği anda emekli aylığınızı geriye dönük olarak iptal eder. Size ödenmiş olan tüm emekli maaşlarını ve sağlık yardımlarını geriye dönük olarak yasal faiziyle birlikte borç (kamu zararı) olarak sizden geri tahsil eder. Doğru kurum şartlarını tamamlayana kadar yeni maaş bağlamaz.
İptal işlemine ve borç tahakkukuna karşı, tebliğ tarihinden itibaren SGK'ya yazılı itirazda bulunulmalıdır. İtirazın reddi halinde, İş Mahkemesi'nde 'Aylığın İptali Kararının Kaldırılması ve Aylığın Aynen Devamına' ilişkin dava açılmalıdır. Ancak davanın kazanılması için fiili hizmet süresi hesaplarının Yargıtay içtihatlarına uygun yapılmış olması şarttır.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir