SPORDA SEYİRDEN YASAKLAMA TEDBİRİ İHLALİ
Spor müsabakaları, kitleleri bir araya getiren, centilmenlik ve barış ruhunu yansıtması gereken sosyal ve kültürel etkinliklerdir. Ancak tribünlerde zaman zaman yaşanan holiganizm, şiddet eylemleri ve sahaya yasak madde sokulması gibi olaylar, spor alanlarının güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Devlet, spor alanlarında düzeni sağlamak ve şiddeti önlemek amacıyla 6222 sayılı "Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun"u yürürlüğe koymuştur. Bu kanunun en etkili koruma araçlarından biri, kamuoyunda "stadyum yasağı" olarak bilinen "spor müsabakalarını seyirden yasaklama güvenlik tedbiri"dir. Seyirden yasaklama, sadece mahkeme kararıyla verilen nihai bir ceza olmayıp, kanunun emrettiği belirli bir suçtan dolayı hakkında soruşturma başlatılan şüphelilere kolluk (polis/jandarma) tarafından soruşturma evresinde derhal uygulanan koruyucu bir tedbirdir. Uygulamada, sanıklar ve bazen yerel mahkemeler, henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan kolluk tarafından konulan bu geçici seyir yasağının hukuken bağlayıcı olmadığını varsayarak, tedbire uymayan failler hakkında beraat kararı verebilmektedir. Oysa tedbir, kolluk tarafından tebliğ edildiği andan itibaren yasal olarak yürürlüktedir ve bu yasağa uyulmaması müstakil bir suç oluşturur. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve sporda şiddet hukukunu dizayn eden içtihadı, 6222 sayılı Kanun’un uygulama gücünü korumaktadır. Karar uyarınca; soruşturma aşamasında kolluk tarafından uygulanan seyirden yasaklama tedbiri tamamen hukuka uygun olup, bu tedbirin yükümlülüklerine (Örn: imza atma borcuna) uymayan failin cezalandırılması emredici yasa hükmüdür.
Uygulamada, stadyumlarda meşale yakmak, sahaya yabancı madde fırlatmak (6222 m. 13/4) gibi eylemlerden sonra gözaltına alınan taraftarlara, polis tarafından 6222 sayılı Kanun uyarınca "Seyirden Yasaklama Tedbiri Bildirim Formu" tebliğ edilmektedir. Bu formla taraftara, desteklediği takımın müsabaka günlerinde en yakın karakola gidip imza atması gerektiği ihtar olunur. Ancak birçok taraftar, "daha mahkeme olmadı, hakim ceza vermedi" düşüncesiyle karakola gitmemektedir. Polis ise karakola gelinmeyen her maç günü için tutanak tutarak savcılığa suç duyurusunda bulunur. İlk derece mahkemeleri bazen idari usul eksikliklerini veya henüz yargılamanın bitmediğini gerekçe göstererek sanıklara beraat kararı vermektedir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi ise bu kararla stadyum holiganlarına ve mahkemelere kesin bir sınır çizmektedir. 6222 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca, hakkında soruşturma açılan kişi, soruşturmanın başladığı andan itibaren seyirden yasaklıdır. Bu tedbire uyulmaması, 6222 m. 18/9 kapsamında doğrudan "tedbire uymama suçunu" oluşturur ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekir. Beraat kararı verilmesi kanuna açıkça aykırıdır.
SPORDA ŞİDDET YASASININ TEMEL AMAÇLARI
6222 sayılı Kanun, 14 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, temel amacı; spor müsabakaları öncesinde, esnasında veya sonrasında, spor alanlarında ve bunların çevresinde şiddet ve düzensizliğin önlenmesidir.
Kanun, sadece fiziksel şiddeti değil; hakaret içerikli tezahüratları, alkollü şekilde stadyuma girmeyi, spor alanlarına biletsiz sızmayı ve sahaya yabancı madde sokulmasını da engellemeyi hedefler. Yasa koyucu, spor sahalarını ailelerin ve gerçek sporseverlerin güvenle gelebileceği huzur alanlarına dönüştürmek amacıyla son derece katı koruma mekanizmaları ihdas etmiştir.
SEYİRDEN YASAKLAMA TEDBİRİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ
6222 sayılı Kanun’un 18. maddesinde düzenlenen "spor müsabakalarını seyirden yasaklama", Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde yer alan "güvenlik tedbirleri" niteliğindedir.
Seyirden yasaklama, failin cezalandırılmasından ziyade, onun toplumsal düzeni bozan davranışlarını tekrarlamasını engellemeyi amaçlayan önleyici bir koruma aracıdır. Bu tedbir, kişinin taraftarı olduğu veya diğer takımların profesyonel tüm spor müsabakalarını stadyumda veya spor salonlarında canlı olarak izlemesini yasal olarak engeller.
KOLLUK KUVVETLERİNİN YASAL UYGULAMA YETKİSİ
Holiganizmle mücadelede hız hayati önem taşır. Bu nedenle 6222 sayılı Yasa, seyirden yasaklama tedbirinin uygulanması konusunda kolluk kuvvetlerine (polis ve jandarma) doğrudan ve acil bir yetki vermiştir.
Kanunun 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; "Şüpheli hakkında ... spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri uygulanır. Koruma tedbiri olarak uygulanan bu yasak, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılıncaya kadar devam eder." Kolluk, kanunda sayılan bir suç işlendiğini saptadığı anda bu tedbiri derhal başlatmak ve şüpheliye tebliğ etmekle görevlidir. Bu yetki tamamen yasaldır.
TEDBİRİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ VE DENETİM SÜRECİ
Seyirden yasaklama tedbiri, sadece stadyuma girmeme yasağından ibaret değildir. Tedbirin fiilen işlevsel olabilmesi için şüpheliye çok sıkı bir "karakola imza atma" yükümlülüğü yüklenmiştir.
Yasaklı kişi, taraftarı olduğu kulübün profesyonel müsabakasının oynandığı saatte ve müsabakanın başlangıç saatinde, ayrıca müsabakanın bitiminden sonraki bir saat içinde en yakın genel kolluk birimine (polis merkezine veya jandarma karakoluna) başvurarak imza atmak zorundadır. Bu zorunluluk, kişinin maç saatinde stadyum çevresinde veya içinde bulunmadığını resmi olarak kanıtlamasını sağlar. Bu denetim mekanizması tedbirin belkemiğidir.
TEDBİRE UYMAMA SUÇUNUN CEZAİ UNSURLARI
Kolluk tarafından kendisine seyirden yasaklama tedbiri tebliğ edilen şüphelinin, maç günlerinde karakola gidip imza atmaması veya stadyuma girmeye çalışması yasa dışıdır.
6222 sayılı Kanun’un 18. maddesinin 9. fıkrası uyarınca; "Alınan tedbir kararlarına uymayan kişi, yirmibeş günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır." Müsabaka saatinde karakola giderek imza vermeyen fail, bu adli para cezası yaptırımıyla karşı karşıya kalır. İmza atılmayan her bir maç günü, müstakil bir suç oluşturur ve cezaların içtima edilmesi gerekir.
SORUŞTURMA AŞAMASINDAKİ GEÇİCİ TEDBİR SINIRLARI
Ceza yargılamasında hak mahrumiyeti yaratan tedbirlerin genellikle mahkeme kararına dayanması istenir. Ancak 6222 sayılı Yasa, kamu düzenini korumak amacıyla soruşturma aşamasında kolluk bildirimini yeterli görmüştür.
Sanıkların "henüz hakkımda açılmış bir dava veya verilmiş bir mahkumiyet kararı yok, bu nedenle karakola gitmedim" savunması hukuken tamamen geçersizdir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi emsal kararında bu hususu netleştirmiştir. Kanunun lafzı ve amacı gereği, soruşturma başlatıldığı an kollukça uygulanan seyir yasağı derhal bağlayıcılık kazanır. Yargılamanın sonlanmasını beklemeye gerek yoktur. Geçici tedbir yürürlüktedir.
TÜRK 6222 SAYILI KANUN VE HÜKÜMLERİ
Sporda şiddetin önlenmesi ve stadyum yasaklarının yasal çerçevesini belirleyen 6222 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri şu şekildedir:
6222 Sayılı Kanun Madde 18/1 -
"Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan suçlardan dolayı mahkemece güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir."
6222 Sayılı Kanun Madde 18/3 -
"Soruşturma başlangıcında, Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine kollukça şüpheliye spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri uygulandığı tebliğ edilir."
Bu emredici kurallar, tribün terörüyle mücadelenin en keskin hukuki silahlarıdır.
CMK UYARINCA GÜVENLİK TEDBİRLERİ DENETİMİ
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve 6222 sayılı Kanun uyarınca, güvenlik tedbirlerinin uygulanması ve denetlenmesi süreci idari ve adli makamların koordineli çalışmasını gerektirir.
Kolluk, seyirden yasaklama kararını resmi olarak Spor Genel Müdürlüğü’ne ve şüphelinin TC kimlik numarası üzerinden e-bilet (Passolig) sistemine entegre eder. CMK usul kuralları dairesinde, şüphelinin maç günü karakola gelip gelmediği karakol imza defterleri ve UYAP kayıtları üzerinden denetlenir. Eğer şüpheli imza atmamışsa, bu durum CMK uyarınca tutulan resmi tutanakla belgelenir. Mahkeme, CMK kuralları dairesinde bu imza defterlerini ve tutanakları inceleyerek sanığın uymama eylemini sabit görürse doğrudan mahkumiyet kurmalıdır. Aksine beraat verilmesi CMK ve 6222 usullerinin ihlalidir.
HUKUKİ YORUMLAR VE YARGISAL SONUÇLAR
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin bu emsal kararı, stadyumlarda şiddet uygulayan ve sonrasında tedbir kararlarını hiçe sayan holiganlara karşı hukukun gücünü ve caydırıcılığını gösteren fevkalade isabetli bir içtihattır.
Sonuç olarak; 6222 sayılı Kanun kapsamında spor alanlarına yasak madde sokulması ve müsabaka düzeninin bozulması eylemleri sonrasında, soruşturma aşamasında kolluk tarafından uygulanan seyirden yasaklama tedbiri tamamen hukuka uygundur. Bu tedbirin gereklerine (maç saatinde karakola gidip imza atma borcuna) uymayan sanığın eylemi 6222 m. 18/9 uyarınca cezalandırılmalıdır. Yargıtay, bu kararla hem yasanın amacına hizmet etmiş hem de spor alanlarının güvenliğini koruyarak Türk spor hukukuna paha biçilemez bir katkı sunmuştur.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Evet, kesinlikle gitmelisiniz. Yargıtay emsal kararı uyarınca, soruşturma aşamasında kolluk (polis) tarafından yapılan tebligat derhal yürürlüğe girer. Mahkemenin bitmesini beklemeden maç günlerinde karakola gidip imza atmak zorundasınız.
İmza atmadığınız her bir maç günü için 6222 sayılı Kanun’un 18/9. maddesi uyarınca hakkınızda yeni bir soruşturma açılır ve 25 günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılırsınız. Bu cezalar birikerek çok yüksek meblağlara ulaşabilir.
Soruşturma aşamasında savcılık kovuşturmaya yer olmadığına (takipsizlik) karar verirse veya mahkeme yargılama sonunda beraat kararı verirse tedbir derhal kalkar. Mahkumiyet halinde ise cezanın infazından veya güvenlik tedbirinin süresinin dolmasından sonra kalkar.
Sistem T.C. kimlik numaranız üzerinden yasaklı olduğunuzu otomatik olarak görecek ve turnikeler açılmayacaktır. Ayrıca stadyum kapısında maça girmeye çalışırken yakalandığınız için tedbire uymama suçundan hakkınızda derhal yasal işlem başlatılacaktır.
Eğer maç saatinde hastanede yatarak tedavi görüyorsanız, gözaltındaysanız veya imza atmanızı engelleyen mücbir bir sebebiniz (Örn: doğal afet) varsa, bu mazeretlerinizi resmi belgelerle kanıtlayarak kusursuz olduğunuzu savunabilir ve beraat edebilirsiniz.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.