TCK 220 – Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçu
Suçun Tanımı ve Hukuki Niteliği
Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu, kamu güvenliğini ve toplumsal düzeni korumaya yönelik, örgütlü suçluluğu önleyici nitelikte bir suç tipidir. Bu düzenleme, henüz belirli bir suç işlenmemiş olsa dahi suç işlemek amacıyla oluşturulan yapılanmaları cezalandırarak önleyici bir işlev görmektedir.
TCK 220/1 – “Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, üye sayısı ile araç ve gereçleri bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması hâlinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
TCK 220/2 – “Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
TCK 220/3 – “Örgütün silahlı olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
TCK 220/4 – “Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.”
TCK 220/5 – “Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.”
TCK 220/6 – “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır.”
TCK 220/7 – “Örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır.”
TCK 220/8 – “Örgütün veya amacının propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
TCK 220/9 – “Bu madde hükümleri, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun, başka bir kanunda daha ağır cezayı gerektiren hâlleri saklı kalmak üzere uygulanır.”
TCK 220/10 – “Örgüte üye olan kişi, etkin pişmanlık göstererek örgütün dağılmasına veya yakalanmasına yardımcı olursa hakkında cezada indirim yapılır veya ceza verilmez.”
TCK 220/11 – “Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemler kullanması hâlinde, bu madde hükümleri uygulanır.”
Madde, çok fıkralı yapısıyla örgütlü suçluluğun farklı görünüm biçimlerini kapsayan kapsamlı bir düzenleme niteliğindedir.
Korunan Hukuki Değer
Bu suçla korunan hukuki değer kamu güvenliği ve kamu düzenidir. Örgütlü suçluluk, bireysel suçlardan farklı olarak daha sistematik, planlı ve tehlikeli bir yapı arz ettiğinden, kanun koyucu bu tür oluşumları erken aşamada cezalandırmayı tercih etmiştir. Ayrıca devletin güvenliği, toplumun huzuru ve bireylerin temel hak ve özgürlükleri de dolaylı olarak koruma altındadır.
Maddi Unsurlar
Suçun maddi unsurları fail, mağdur, fiil, netice ve nedensellik bağı çerçevesinde değerlendirilir.
Fail herkes olabilir. Ancak örgüt kurma ve yönetme bakımından birden fazla kişinin bir araya gelmesi zorunludur. Örgütün varlığından söz edilebilmesi için süreklilik, hiyerarşik yapı ve suç işleme amacı aranır.
Mağdur toplumun tamamıdır.
Fiil, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak, örgüt adına suç işlemek, yardım etmek veya propaganda yapmaktır.
Netice bakımından suç, tehlike suçu niteliğindedir. Örgütün kurulmuş olması yeterlidir; amaç suçların işlenmesi şart değildir.
Nedensellik bağı, örgütsel yapı ile suç işleme amacının birleşmesiyle ortaya çıkar.
Manevi Unsur
Suç yalnızca kastla işlenebilir. Failin, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya örgüte katılma iradesi bulunmalıdır. Doğrudan kast esastır. Fail, örgütün amacını bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Olası kastın kabulü sınırlı olup, özellikle üyelik bakımından örgütün amacının bilinmesi gerekir.
Hukuka Aykırılık Unsuru ve Hukuka Uygunluk Nedenleri
Bu suç bakımından hukuka uygunluk nedenlerinin uygulanma alanı oldukça dardır. Hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı hâlinde fiil suç teşkil etmez; ancak örgütlü suç yapıları bakımından bu durum istisnai niteliktedir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
- Teşebbüs, örgüt kurulmadan önceki aşamada mümkündür.
- İştirak hükümleri geniş şekilde uygulanır. Örgüt suçları doğası gereği çok failli yapılardır.
- İçtima bakımından, örgüt suçu ile örgüt kapsamında işlenen suçlar ayrı ayrı cezalandırılır. Bu durum gerçek içtima örneğidir.
Nitelikli Haller
Örgütün silahlı olması (TCK 220/3) nitelikli haldir ve cezanın artırılmasını gerektirir. Ayrıca örgüt yöneticilerinin sorumluluğunun genişletilmesi (TCK 220/5) ve örgüt adına suç işleyenlerin üyelikten cezalandırılması (TCK 220/6) da ağırlaştırıcı düzenlemeler niteliğindedir.
Daha Az Cezayı Gerektiren Haller ve İndirim Sebepleri
Etkin pişmanlık hükümleri TCK 220/10’da düzenlenmiştir. Buna göre örgütün dağılmasına veya çözülmesine katkı sağlayan kişiler hakkında ceza indirilebilir veya kaldırılabilir.
Artırım Sebepleri
Örgütün silahlı olması ve faaliyet kapsamında suç işlenmesi, cezanın artırılmasına neden olur. Ayrıca yöneticiler bakımından sorumluluk daha ağırdır.
Şikâyet – Re’sen Soruşturma Durumu
Bu suç şikâyete tabi değildir. Cumhuriyet savcılığı tarafından re’sen soruşturulur.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme, suçun niteliğine göre Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi olabilir. Özellikle silahlı örgüt veya ağır suçlar söz konusu olduğunda Ağır Ceza Mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir.
Yaptırım ve Hukuki Sonuçlar
Suçun yaptırımı, failin örgüt içindeki konumuna göre değişmektedir. Kurucular ve yöneticiler daha ağır cezalandırılırken, üyeler ve yardımcılar daha hafif cezalara tabi tutulur. Mahkûmiyet halinde adli sicil kaydı oluşur ve çeşitli hak yoksunlukları gündeme gelebilir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
En az üç kişinin bir araya gelmesi ve aralarında hiyerarşik bir yapı bulunması gerekir.
Evet. Örgütün kurulmuş olması suçun oluşması için yeterlidir; ayrıca suç işlenmesi gerekmez.
Kişinin örgütün varlığını ve amacını bilerek örgüte katılması ve süreklilik arz eden bir bağ kurması gerekir.
Evet. TCK 220/6 uyarınca örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca örgüt üyeliğinden de cezalandırılır.
Örgütün dağılmasına veya suçların ortaya çıkarılmasına katkı sağlayan kişiler hakkında cezada indirim yapılabilir veya ceza tamamen kaldırılabilir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.