avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

TARIM İŞLERİNDE İŞ KANUNU KAPSAMI

İş ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığın çözüm yeri olan görevli mahkemenin tespiti, davanın esasına girilmeden önce çözülmesi gereken en temel usul sorunudur. Türkiye'de işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların büyük bir kısmı özel ihtisas mahkemesi niteliğindeki iş mahkemelerinde çözüme kavuşturulmaktadır. Ancak bir uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülebilmesi, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yer almasına veya özel kanunlarda iş mahkemesinin görevli kılınmış olmasına bağlıdır. İş Kanunu, kapsam alanını belirlerken bazı sektörleri ve iş kollarını yasal güvencenin dışında tutmuştur. Bu istisnaların başında gelen alanlardan biri de tarım ve orman işleridir. Kanun koyucu, tarım sektörünün kendine has mevsimsel, coğrafi ve ekonomik dinamiklerini göz önünde bulundurarak, küçük ölçekli tarımsal işletmelerde çalışanları İş Kanunu kapsamı dışında bırakmıştır. Bu durum, bu sektörde çalışan işçilerin hak taleplerinde hangi kanunun uygulanacağı ve hangi mahkemenin görevli olacağı hususunda ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Bu çalışmada, iş mahkemelerinin görev alanının yasal çerçevesi, tarım ve orman işleri istisnası ile 50 işçi sınırı, İş Kanunu kapsamına dahil edilen tarımsal işler, karma çalışmalarda baskın iş kriterinin uygulanması ve görev hususunun kamu düzeniyle ilişkisi analiz edilecektir.

İŞ MAHKEMELERİNİN GÖREV ALANI SINIRLARI

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (ve mülga kanunun yerine geçen 7036 sayılı yeni İş Mahkemeleri Kanunu'nun) ilgili hükümleri gereğince, iş mahkemeleri; İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimseler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümlendiği yargı yerleridir. Dolayısıyla, bir uyuşmazlığın iş mahkemesinde çözülebilmesi için taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin iş kanunları çerçevesinde şekillenmiş olması dava şartıdır. İşçi sıfatına sahip olunmasına rağmen, yürütülen faaliyetin niteliği gereği İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan ilişkilerden doğan davaların iş mahkemesinde açılması halinde mahkeme görevsizdir. Görev yönünden yapılacak inceleme, iş mahkemelerinin yargı sınırlarını çizmesi bakımından davanın en kritik usuli evresidir.

TARIM VE ORMAN İŞLERİ İSTİSNASI

4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesinin 1. fıkrasının b bendi, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerine ilişkin önemli bir sınırlama getirmektedir. Bu hükme göre; "50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde" bu kanun hükümleri uygulanmaz. Buradaki 50 işçi ölçütü, kanun kapsamının belirlenmesinde mutlak bir sınırdır. Eğer bir tarım veya orman işletmesinde çalışan işçi sayısı 50 veya daha az ise, orada çalışan işçiler İş Kanunu kapsamında "işçi" sıfatıyla yasal hak talep edemezler. Bu işçilerle işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözüm yeri iş mahkemeleri değil, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleridir ve uygulanacak hukuk kuralları Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümleridir. Ancak işletmedeki işçi sayısı 51 veya üzerinde ise, işyeri İş Kanunu kapsamına girer ve uyuşmazlıklar iş mahkemesinde çözülür. İstisnai olarak, çalışan sayısı 50 ve altında olmasına rağmen işyerinde sendikal örgütlenme bulunması ve bir toplu iş sözleşmesinin bağıtlanmış olması halinde, uyuşmazlıkların yine iş mahkemesinde görülmesi yasal bir zorunluluktur.

İŞ KANUNUNA TABİ TARIMSAL İŞLER

İş Kanunu'nun 4. maddesi, tarım ve orman işlerinde çalışanların genel olarak kanun kapsamı dışında kalacağını belirtmekle birlikte, bu kuralın istisnalarını da (yani tarım alanında olup da doğrudan İş Kanunu'na tabi olan işleri) açıkça saymıştır. Bu kapsamda, çalışan sayısına bakılmaksızın doğrudan İş Kanunu'na tabi olan tarımsal işler şunlardır: Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işler; tarım işlerinde yapılan yapı (inşaat) işleri; halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde yürütülen işler; bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işleri. Bu iş kollarında çalışanlar, işyerindeki toplam işçi sayısı 50'nin altında olsa dahi doğrudan İş Kanunu güvencesinden yararlanırlar ve uyuşmazlıkları iş mahkemelerinde görülür. Bu ayrımın temel nedeni, sayılan işlerin endüstriyel, yapısal veya eklenti niteliğinde olması ve klasik tarımsal üretim (bitki/hayvan yetiştiriciliği) faaliyetlerinden ayrılmasıdır.

BASKIN İŞ KRİTERİ VE GÖREV TESPİTİ

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan karmaşık durumlardan biri de, işçinin tek bir işverene bağlı olarak hem tarım işlerinde hem de tarım dışı sanayi veya hizmet işlerinde birlikte çalıştırılmasıdır. Örneğin, bir çalışanın tarımsal işletmede bahçıvanlık veya hayvan bakımı yaparken, aynı zamanda işverenin evinde bekçilik, şoförlük ya da işverene ait ticari işletmede reyon görevlisi olarak çalıştırılması bu duruma örnektir. Bu gibi karma çalışmalarda görevli mahkemenin saptanabilmesi için Yargıtay tarafından "baskın iş" (asli iş / ağır basan iş) kriteri geliştirilmiştir. Mahkeme, işçinin gün boyu veya sözleşme süresince yürüttüğü faaliyetleri detaylıca incelemeli, yaptığı işlerden hangisinin zaman, emek ve yoğunluk açısından ağır bastığını belirlemelidir. Eğer işçinin yaptığı asli ve baskın iş tarım işi ise ve çalışan sayısı 50'nin altında ise Asliye Hukuk Mahkemesi; eğer baskın olan iş sanayi veya hizmet işi ise çalışan sayısına bakılmaksızın İş Mahkemesi görevli olacaktır.

USULİ KURALLAR VE GÖREV REDDİ

Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin en temel usul kuralıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, mahkeme hakimi tarafından da re'sen (kendiliğinden) araştırılmak ve gözetilmek zorundadır. Görev itirazı veya tespiti için herhangi bir süre sınırlaması bulunmamaktadır. Mahkeme, önüne gelen uyuşmazlıkta tarafların İş Kanunu kapsamında kalıp kalmadığını, işyerinde çalışan işçi sayısını, yapılan işin niteliğini ve varsa baskın iş durumunu detaylıca araştırmadan karar veremez. Yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlığın İş Kanunu kapsamında kalmadığı anlaşılırsa, mahkemenin davayı esastan reddetmesi usulen büyük bir hatadır. Görevsizlik durumunda mahkemenin yapması gereken, dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermektir.

İSTİSNALARIN DAR YORUMLANMASI İLKESİ

Hukuk genel teorisinde ve özellikle iş hukukunda, genel kurallara getirilen istisnai hükümlerin genişletilerek değil, dar yorumlanması esastır. Bu ilke, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararlarıyla da teyit edilmiştir. İşçileri korumak amacıyla sevk edilen kanun hükümlerinin, işçi lehine yorumlanması ceza ve iş hukukunun temel yapı taşlarından biridir. Bu doğrultuda, İş Kanunu'nun kapsamı dışına çıkarma sonucu doğuran tarım işi istisnasının yorumlanmasında genişletici yorumdan kaçınılmalı, işçinin kanun güvencesinden mahrum kalmaması adına tarım işinin sınırları dar tutulmalıdır. İşyerinin fidan üretimi, hayvancılık veya peyzaj alanlarındaki faaliyetlerinin niteliği belirlenirken bu koruyucu yorum ilkesi göz önünde bulundurulmalı, işçi sayısının tespiti resmi kayıtlar ve fiili durum incelenerek titizlikle yapılmalıdır. Hak kayıplarının önlenmesi ancak bu usuli hassasiyetle mümkün olmaktadır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Tarım ve orman işlerinde çalışanlar İş Kanunu kapsamında mıdır?

50'den az (50 dahil) işçi çalıştırılan tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde İş Kanunu hükümleri uygulanmaz. Çalışan sayısı 51 ve üzerinde ise İş Kanunu kapsamına girerler.

2. İş Kanunu kapsamı dışındaki tarım işçileri hangi mahkemede dava açmalıdır?

İş Kanunu kapsamı dışında kalan tarım işçileri ile işveren arasındaki uyuşmazlıklar genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'nde, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hizmet sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenir.

3. Tarım sektöründe olup da işçi sayısına bakılmaksızın İş Kanunu'na tabi olan işler nelerdir?

Tarım alet/makinelerinin yapıldığı atölye işleri, tarımdaki yapı (inşaat) işleri, halka açık park/bahçe işleri ve bir işyerinin eklentisi niteliğindeki bahçe işlerinde çalışanlar doğrudan İş Kanunu'na tabidir.

4. Baskın iş kriteri nedir?

İşçinin hem tarım işi hem de tarım dışı işleri birlikte yapması durumunda, yaptığı işlerden hangisinin zaman ve emek yoğunluğu açısından ağır bastığının tespit edilerek görevli mahkemenin belirlenmesini sağlayan kriterdir.

5. Mahkemenin görevsiz olduğunu tespit etmesi halinde ne karar verilir?

Mahkeme davanın esastan reddine karar veremez. Görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar vermek zorundadır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların dilekçe ve hukuki işlemlerde kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynakları üzerinden ayrıca teyit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/16893 E., 2014/26285 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi TARİHİ : 11/04/2013 NUMARASI : 2011/1562-2013/121 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, davalıdan kıdem – ihbar tazminatı ve sair işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, kıdem – ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının kabulüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinin 2. fıkrası ve 4. maddesinde belirtilen ayrık durumlar dışında kalan bütün işyerlerinde, işverenler ile işveren vekillerine ve çalışma şekline bakılmaksızın işçilere bu Kanun’un uygulanacağı belirtilmiştir. İşçinin İş Kanunu kapsamında kalmaması halinde iş mahkemesine açılan davada, dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi ve davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırı olacaktır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. İş Kanunu’nun 4. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde, bu kanun hükümleri uygulanmaz. Kısaca, işçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışan işçi ise, bu işçi ile işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesinde değil görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir. Ancak tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu Toplu İş Sözleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 66. maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Bunun dışında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 4. maddesinde tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde ayrık durumlara yer verilmiştir. Buna göre; 1-Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde, 2-Tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde, 3-Halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde 4-Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde, çalışanların İş Kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir. Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir. Diğer taraftan, işçi tarım işinde çalışırken bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb). Bu durumda yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11-10 ile 10.05.1974 gün ve 3-44 sayılı kararları uyarınca özellikle iş hukukunda istisnai hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına konulan hükümlerin işçiler yararına yorumlanması asildir. Somut olayda, dosya içeriğinden,işyerinde fidan üreticiliği işinin yapıldığı anlaşılmıştır. Davacının bahçıvanlık işi dışında başka işlerde çalıştırılıp çalıştırılmadığı, işyerinde toplam kaç işçi çalıştığı araştırılarak, yapılan işin Tarım işi niteliğinde olup olmadığı belirlenerek görevli mahkemenin iş mahkemesi olup olmadığı belirlenmelidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olduğu kabul edilerek bu konu mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.