avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

TEK MİRASÇIYA MİRASIN REDDİ İNTİKALİ

Miras hukuku ilişkilerinde, murisin vefatı ile birlikte tereke yasal ve atanmış mirasçılara bir bütün olarak intikal eder. Ancak yasal mirasçılar, murisin borçlarından kişisel olarak sorumlu olmamak veya kendi kişisel iradeleri doğrultusunda mirası iktisap etmek istemeyebilirler. Bu doğrultuda Türk Medeni Kanunu, mirasçılara "mirasın reddi" (reddi miras) hakkını tanımıştır. Mirasın yasal mirasçılar tarafından reddedilmesi durumunda, reddeden mirasçıların yasal miras paylarının akıbeti ve bu durumun mirasçılık belgesine (veraset ilamı) nasıl yansıtılacağı usul hukuku ve miras hukuku açısından büyük önem arz eder. Uygulamada yerel sulh hukuk mahkemelerinin, mirasın reddi olgusunu mirasçılık belgesinde sadece işaret etmekle yetinip, pay dağılımının ve intikalin terekenin paylaşımı (taksim) aşamasına ertelenmesi yönünde kararlar vermesi sık rastlanan bir hatadır. Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları uyarınca, mirasın reddedilmesi halinde, reddeden mirasçıların sıfat kaybı ve paylarının kabul eden diğer mirasçıya veya mirasçılara intikal şeklinin matematiksel ve hukuki olarak mirasçılık belgesinde açıkça gösterilmesi yasal bir zorunluluktur.

MİRASÇILIK BELGESİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ VE İŞLEVİ

Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde düzenlenen mirasçılık belgesi, çekişmesiz yargı kararı niteliğinde olup aksi ispat edilinceye kadar yasal mirasçılık sıfatını kanıtlayan resmi bir belgedir. Bu belge, sadece soybağı ilişkisini göstermekle kalmaz, aynı zamanda tereke üzerindeki hak sahipliğini ve pay oranlarını somutlaştırarak mirasçıların tapu, banka ve diğer kurumlar nezdinde işlem yapabilmelerini sağlar. Bu nedenle, belgenin terekedeki fiili hak sahipliğini tam ve doğru olarak yansıtması, mülkiyet hakkının tesisi ve tasarruf işlemleri için elzemdir.

MİRASIN GERÇEK REDDİ VE USULİ ŞARTLARI

Mirasın gerçek reddi, yasal veya atanmış mirasçıların, murisin son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine yapacakları yazılı veya sözlü beyanla gerçekleştirilir (TMK m. 605/1). Bu beyan, mirasın kazanıldığının öğrenilmesinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde yapılmalıdır. Mahkemece tescil edilen ret beyanı, mirasçılık sıfatını geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır. Mirasçılık belgesi talep edildiğinde, mahkeme önceden tescil edilmiş olan bu ret kararlarını re'sen veya tarafların ibrazı ile dosyaya alarak mirasçılık oranlarını buna göre belirlemek zorundadır.

REDDİN HALEFLİYETE VE PAY DAĞILIMINA ETKİSİ

Türk Medeni Kanunu’nun 611. maddesi, yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi durumunda onun payının, mirasın açıldığı tarihte kendisi sağ değilmiş gibi diğer hak sahiplerine geçeceğini hükme bağlamıştır. Bu hüküm, halefiyet ilkesinin doğal bir sonucudur. Mirası reddeden kişi, miras ilişkisinden tamamen çıkarılır ve onun soyundan gelenler veya altsoyu yoksa kendi derecesindeki diğer yasal mirasçılar, reddedenin payını devralır. Eğer murisin bir çocuğu hariç diğer tüm çocukları ve eşi mirası reddetmişse, reddedilen bu payların tamamı mirası reddetmeyen tek yasal mirasçıya intikal eder.

PAYLAŞIM AŞAMASINA ERTELEME YANILGISININ TASFİYESİ

Mirasçılık belgesi taleplerinde yerel mahkemelerin, ret durumu yokmuş gibi yasal mirasçıları ve oranları gösterdikten sonra "mirası reddin hukuki sonuçlarının terekenin paylaşımı sırasında dikkate alınmasına" dair hüküm kurması, mirasçılık belgesinin işleviyle bağdaşmaz. Mirasçılık belgesi, paylaşım öncesi mülkiyet haklarını gösteren nihai belge olduğundan, payların akıbetinin belirsiz bırakılması tapu sicil müdürlükleri veya bankalar nezdinde intikal işlemlerinin yapılmasını imkansız kılar. İntikal işlemini yapacak kurumların mahkeme yerine geçerek pay hesabı yapma yetkisi bulunmamaktadır.

TEK MİRASÇI LEHİNE TAM İNTİKAL ESASLARI

Yasa koyucunun amacı, mirasçılık belgesinin terekedeki nihai hak sahipliği durumunu net olarak göstermesidir. Bu nedenle, diğer tüm yasal mirasçıların mirası reddettiği ve geriye tek bir kabul eden mirasçının kaldığı durumlarda mahkeme, kararında öncelikle normal yasal mirasçıları ve teorik paylarını belirtmeli, ardından bu kişilerin mirası ret beyanlarının tescil edildiğini ve mirasçılık sıfatını kaybettiklerini tespit etmeli ve son aşamada terekenin tamamının (1/1 payının) mirası kabul eden tek mirasçıya intikal ettiğini açıkça hüküm altına almalıdır.

YARGI KARARINDA HÜKÜM FIKRASININ AÇIKLIĞI İLKESİ

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi incelemesine konu olan davada, davacı kendi babasının vefatı sonrasında diğer tüm mirasçıların mirası reddetmesi sebebiyle tek mirasçı olarak tescil edilmesini istemiştir. Yerel mahkeme ise miras paylarını göstermiş fakat ret durumunun paylaşım sırasında gözetilmesine karar vermiştir. Yargıtay, TMK m. 611 uyarınca mirası reddedenlerin paylarının sağ değilmiş gibi dağıtılması gerektiğini ve tüm mirasın (1) pay kabul edilerek davacıya intikalinin hüküm fıkrasında açıkça yazılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur. Bu karar, hüküm fıkralarının infaza elverişli ve açık olması ilkesini tahkim etmiştir.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Mirasın reddi halinde reddeden mirasçının payı kime geçer?

TMK m. 611 uyarınca, mirası reddeden yasal mirasçının payı, miras açıldığı tarihte kendisi sağ değilmiş gibi altsoyuna veya diğer yasal mirasçılara geçer.

2. Mirasçılık belgesinde mirasın reddi nasıl gösterilmelidir?

Reddeden mirasçılar ve teorik payları gösterildikten sonra, ret nedeniyle sıfatlarını kaybettikleri ve paylarının kime intikal ettiği matematiksel olarak açıkça yazılmalıdır.

3. Mirasın reddinin hukuki sonuçları terekenin paylaşımına ertelenebilir mi?

Hayır, mirasın reddinin sonuçları doğrudan mirasçılık belgesinde gösterilmelidir; paylaşım aşamasına ertelenmesi usule aykırıdır.

4. Diğer tüm mirasçılar mirası reddederse kabul eden tek mirasçının payı ne olur?

Kabul eden tek mirasçı, mirasın tamamının (1/1 payının) sahibi olur ve bu durum mirasçılık belgesinde açıkça belirtilir.

5. Yargıtay'ın bu karardaki bozma gerekçesi nedir?

Mahkemenin ret durumunun paylaşımda dikkate alınmasına karar vererek payların nihai durumunu belirsiz bırakması ve intikal şeklini hükümde göstermemesidir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2015/2207 E., 2015/3974 K. Karar Tarihi: 13.04.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 11.04.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.04.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasçılık belgesi verilmesine ilişkindir. Davacı ..., murisi (babası) ...'un 21.12.2013 tarihinde öldüğünü, diğer mirasçıların tamamının mirası reddettiklerini, bu nedenle muris ...'un tek mirasçısı olarak davacının mirasçı olduğunu gösterecek şekilde mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile muris ...'un mirası (20) pay kabul edilerek; (5) payının murisin eşi ...'a, (3) payının murisin kızı ...'a, (3) payının murisin oğlu ...'a, (3) payının murisin kızı ...'a, (3) payının murisin kızı ...'a, (3) Payının murisin oğlu ...'a aidiyetine, ...'un murisleri olan babaları ...'un mirasını reddetmeleri hususunun terekenin paylaşımı sırasında gözönünde bulundurulmasına karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili, mirasçılık belgesinde mirası reddedenlerin miras paylarının davacı mirasçıya intikal şeklinin kararda gösterilmesi gerektiği belirterek temyiz etmiştir. Mirasçılık belgesi verilmesi hususu Türk Medeni kanununun 598. maddesinde düzenlenmiştir. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; muris mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Bu nedenlerle; mirası reddeden (TMK m. 605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin (kime kalacağının)'da gösterilmesi gerekir. Bu bakımdan; verilen mirasçılık belgesinde yasal mirasçılar ile bunların miras paylarının gösterilmesi yerinde ise de; “mirası reddin hukuki sonuçlarının terekenin paylaştırılmasında dikkate alınmasına" şeklindeki kabul hatalı olmuştur. TMK'nın 611 maddesi" ndeki "Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer" hükmü uyarınca; mirası reddedenlerin miras paylarının diğer mirasçılara intikal şeklinin kararda gösterilmesi gerekir. Bu hüküm karşısında, mirası reddeden mirasçılardan ...'un miras payı tamamen mirası reddetmeyen davacı ...'a geçmiş olacaktır. Sonuç olarak mahkemece, temyize konu kararda olduğu şekilde ret durumu yokmuş gibi yasal mirasçılar ve miras payları gösterildikten ve mirası reddeden mirasçılar işaret edildikten sonra; mirası reddeden mirasçılar gözönüne alındığında mahkemece “yasal mirasçılar ...'un mirası ret durumu nedeniyle muris ...'un yasal mirasçısı sıfatını kaybetmiş oldukları ve bunların miras payının davacı ...'a intikal etmiş olduğu; böylece muris ...'un mirasının tamamı (1) pay kabul edilerek (1) payının davacı kızı ...'a intikal edeceğinin belirtilmesine” şeklinde karar oluşturulmalıdır. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.04.2015 tarihinde oybirliği karar verildi.