TELEFONLA CİNSEL TACİZ VE SUÇUN VASFI
Teknolojinin hızla gelişmesi, akıllı telefonların ve sosyal medya ağlarının gündelik yaşamın vazgeçilmez birer unsuru haline gelmesi, insan ilişkilerini kolaylaştırdığı gibi ceza hukuku alanında da yeni suç biçimlerinin ve uyuşmazlıkların doğmasına yol açmıştır. Bireylerin özel hayatlarının gizliliği, huzur ve sükun içinde yaşama hakları ile cinsel dokunulmazlıkları, dijital ortamlar ve iletişim araçları vasıtasıyla sıkça ihlal edilmektedir. Telefonla arama, kısa mesaj (SMS) gönderme, WhatsApp veya sosyal medya platformları üzerinden tanımadığı kişilere yönelik rahatsız edici mesajlar atma eylemleri, ceza yargılamasında en sık karşılaşılan dosya türleri arasındadır. Ancak bu tür eylemlerin ceza kanunundaki hangi suçu oluşturduğu, yani "Suçun Vasfı"nın tayini hususu yargı makamları arasında ciddi tartışmalara ve hatalı kararlara yol açabilmektedir. Telefonla yapılan aramalarda söylenen "sesiniz çok güzel, sizinle tanışmak istiyorum" gibi ifadelerin sadece basit bir rahatsız etme, yani "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçu mu olduğu, yoksa cinsel arzuları tatmin amacına yönelik "Cinsel Taciz" suçunu mu oluşturduğu ayrımı, hem sanığa verilecek cezanın miktarı hem de adaletin tecellisi açısından hayati önem taşır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin yerleşik emsal kararı, bu konudaki gri alanları tamamen ortadan kaldırmıştır. Yargıtay’a göre, bir kimseyi telefonla arayarak cinsel ve duygusal içerikli tanışma tekliflerinde bulunmak, sesine veya fiziğine yönelik övgü dolu sözler sarf etmek doğrudan TCK'nın 105. maddesinde düzenlenen "Cinsel Taciz" suçunu oluşturur. Bu eylemleri basit bir sükun bozma suçu kabul ederek beraat kararı vermek açıkça kanuna aykırıdır.
CEZA HUKUKUNDA CİNSEL TACİZ SUÇU VE KORUNAN HUKUKİ YARAR (TCK M. 105)
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinde düzenlenen "Cinsel Taciz" suçu; kişinin cinsel yönden, ahlaki temizliğine ve cinsel özgürlüğüne aykırı olarak, cinsel amaçlı davranışlarla rahatsız edilmesidir. Cinsel taciz suçunda fiziksel bir temas (dokunma) bulunmamaktadır. Fiziksel temasın bulunması durumunda eylem cinsel taciz boyutunu aşarak "Cinsel Saldırı" veya "Çocuğun Cinsel İstismarı" suçunu oluşturur. Cinsel taciz suçu, tamamen sözsel, yazılı, görsel veya davranışsal yollarla işlenebilir. Bu suçla korunan hukuki yarar, bireyin cinsel dokunulmazlığı, cinsel yönden rahatsız edilmeden huzur içinde yaşama hakkı ve vücut dokunulmazlığının yanı sıra ruhsal bütünlüğüdür. Kanun koyucu, bireyin cinsel içerikli her türlü istenmeyen yaklaşımdan uzak tutulmasını güvence altına almıştır.
CİNSEL TACİZ SUÇUNUN MADDİ VE MANEVİ UNSURLARI (CİNSEL SAİK KRİTERİ)
Bir eylemin cinsel taciz suçunu oluşturabilmesi için manevi unsur olarak failin "cinsel amaçla (cinsel saikle)" hareket etmiş olması gerekir. Buradaki cinsel amaç, cinsel arzuların tatmin edilmesine yönelik bir niyet olabileceği gibi, mağdurun cinselliğine yönelik, onu cinsel yönden rahatsız edecek her türlü tutum ve sözü de kapsar. Söylenen sözlerin veya sergilenen davranışların nesnel (objektif) olarak cinsel bir içerik taşıması veya cinsel duyguları uyandırabilecek mahiyette olması aranır. Telefonla tanımadığı bir kadını veya erkeği arayarak "sesin çok güzel", "sesinden etkilendim", "seninle tanışmak, arkadaş olmak istiyorum" gibi sözler sarf etmek, failin karşı tarafa yönelik cinsel-duygusal bir ilgiyle ve cinsel saikle yaklaştığını gösterir. Bu sözlerin altında yatan amaç, sıradan bir arkadaşlık teklifi değil, cinsel ve hissi boyutları olan bir taciz eylemidir.
İLETİŞİM ARAÇLARIYLA İŞLENEN CİNSEL TACİZ VE NİTELİKLİ HAL (TCK M. 105/2-D)
Teknolojinin getirdiği imkanlar, taciz eylemlerinin de şeklini değiştirmiştir. TCK'nın 105. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde; cinsel taciz suçunun "posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle" işlenmesi, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli (ağırlaştırılmış) hali olarak düzenlenmiştir. Telefon aramaları, SMS gönderme, e-posta yollama, Facebook, Instagram veya X (Twitter) gibi sosyal medya mecraları üzerinden doğrudan mesaj (DM) göndermek suretiyle işlenen cinsel taciz eylemleri bu nitelikli hal kapsamına girer. İletişim araçlarının sağladığı bu kolaylık, failin kimliğini gizleyebilmesini, mağdura günün her saatinde ve her yerde kolayca ulaşabilmesini sağladığı için mağdurun üzerindeki psikolojik baskıyı ve korkuyu artırmaktadır. Bu nedenle kanun koyucu, bu yolla işlenen cinsel tacizde cezanın yarı oranında artırılmasını emretmiştir.
TCK M. 123 KAPSAMINDA KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA SUÇU
Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesinde düzenlenen "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçu; sırf huzursuz etmek amacıyla bir kimseye ısrarlı bir şekilde telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı amaçla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasıdır. Bu suçun en önemli manevi unsuru failin "sırf huzur ve sükunu bozma, karşı tarafı rahatsız etme" amacıyla hareket etmesidir. Bu suçta hiçbir şekilde cinsel bir saik veya cinsel içerik bulunmaz. Örneğin; aralarında husumet bulunan bir kişinin, diğerini gecenin bir yarısı ısrarla sessizce araması veya sürekli anlamsız aramalarla uykusunu bölmesi eylemi TCK 123 kapsamındadır. Ancak aramada cinsel veya duygusal içerikli tek bir kelime dahi sarf edilirse, suçun niteliği tamamen değişerek TCK 105 (Cinsel Taciz) haline gelir.
CİNSEL TACİZ İLE HUZUR VE SÜKUNU BOZMA SUÇU ARASINDAKİ FARK VE SINIR
Bu iki suç tipi arasındaki en belirgin sınır "cinsel saik" ve "sözlerin içeriği"dir. Eğer failin mağdura yönelik gerçekleştirdiği aramalarda veya gönderdiği mesajlarda; cinselliğe, fiziksel güzelliğe, duygusal yakınlaşmaya veya cinsel birlikteliğe yönelik en ufak bir ifade yer alıyorsa, eylem artık kişilerin huzur ve sükununu bozma sınırını aşmış ve cinsel taciz suçuna dönüşmüştür. Pratik hayatta birçok ilk derece mahkemesi, "sesiniz çok güzel, sizinle tanışmak istiyorum" gibi ifadeleri cinsel içerikli görmeyerek basit bir rahatsız etme olarak değerlendirmekte ve TCK 123’ten beraat veya az bir ceza vermektedir. Ancak bu yaklaşım hatalıdır. Tanınmayan bir kişinin aranarak sesinin övülmesi ve tanışma teklif edilmesi, toplumsal ahlak ve ceza hukuku kriterleri çerçevesinde doğrudan cinsel ve duygusal bir tacizdir.
YARGITAY 18. CEZA DAİRESİ KARARININ HUKUKİ ANALİZİ
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/248 Esas ve 2020/2094 Karar sayılı ilamı, ceza uyuşmazlıklarında suç vasfının doğru belirlenmesi açısından rehber niteliğinde çok önemli bir karardır. Somut olayda sanıklar, katılanı telefonla arayarak "sesiniz çok güzel, sizinle tanışmak istiyorum" demişlerdir. Yerel mahkeme, bu eylemi cinsel taciz kapsamında görmemiş, suç vasfını "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" olarak nitelendirmiş ve bu suçun da unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Yargıtay ise bu kararı sert bir dille bozmuştur. Daire, sanıkların telefonda sarf ettiği bu sözlerin net bir biçimde TCK 105. maddesinde düzenlenen "Cinsel Taciz" suçunu oluşturduğunu vurgulamıştır. Mahkemenin suç vasfında yanılgıya düşerek huzur ve sükunu bozma suçundan beraat kararı vermesini kanuna aykırı bularak kararı bozmuştur. Bu karar, benzer nitelikteki tüm telefonla taciz dosyalarında cinsel taciz hükümlerinin uygulanmasını zorunlu kılmıştır.
CİNSEL TACİZ DAVALARINDA ŞİKAYET SÜRESİ VE CEZAİ YAPTIRIMLAR
TCK’nın 105. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cinsel taciz suçunun basit hali şikayete tabidir. Mağdur, faili ve fiili öğrendiği tarihten itibaren **6 ay** içinde şikayette bulunmak zorundadır. Ancak suçun, TCK 105/2-d maddesinde düzenlenen "posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle" işlenmesi durumunda da suç şikayete tabi olmaya devam eder. Basit cinsel taciz suçunun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Eğer suç telefonla, SMS ile veya sosyal medyadan işlenmişse (nitelikli hal), ceza yarı oranında artırılarak **4,5 aydan 3 yıla kadar** hapis cezasına hükmedilir. Bu suçta mahkemenin hapis cezasını ertelemesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vermesi mümkündür, ancak failin siciline bu suçun işlenmiş olması ağır hukuki sonuçlar doğurur.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Evet, tanımadığınız bir kişiyi arayıp bu tür sözler sarf etmek TCK 105 kapsamında "Cinsel Taciz" suçunu oluşturur ve cezai yaptırımı vardır.
Evet, Instagram, Facebook veya WhatsApp üzerinden gönderilen cinsel, duygusal veya flörtöz içerikli mesajlar cinsel taciz suçunun nitelikli halini (TCK 105/2-d) oluşturur.
Telefon veya internet yoluyla cinsel tacizde bulunmanın cezası, nitelikli hal uygulandığı için 4,5 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır.
Cinsel taciz suçunun basit ve iletişim araçlarıyla işlenen nitelikli hali şikayete tabidir. Şikayet süresi failin ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır.
Telefon arama geçmişi (HTS kayıtları), gönderilen mesajların ekran görüntüleri, ses kayıtları veya mesaj metinleri mahkemede en güçlü delil olarak sunulabilir.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.