TERS BAKMA KAVGASI HAKSIZ TAHRİK
Toplumsal yaşamda sokakta, çarşıda veya trafikte incir çekirdeğini doldurmayacak basit nedenlerle başlayan ancak son derece vahim sonuçlara (yaralama, cinayet) yol açan en yaygın kavga sebeplerinin başında "Ters Bakma (Niye dik dik bakıyorsun?)" tartışmaları gelmektedir. Bu tür uyuşmazlıklar, genellikle taraflardan birinin diğerine yönelttiği kışkırtıcı bir soru ile başlar ve ardından tarafların birbirlerinin üzerine yürümesi ile fiili kavgaya dönüşür. Ceza hukukunda, haksız bir fiilin yarattığı öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kişilerin cezalarında indirim yapılmasını sağlayan "Haksız Tahrik" kurumu (TCK m. 29), insan psikolojisini ve ceza adaletini dengeleyen en hayati müesseselerden biridir. Ters bakma iddiasıyla başlayan bir tartışmada, mağdurun sırf bu sudan bahaneyle sanığın üzerine yürüyerek fiziksel bir tehdit oluşturması, sanık yönünden haksız bir tahrik eylemidir. Sanığın bu haksız saldırıya (üzerine yürünmesine) tepki olarak bıçak çekmesi veya yaralama eyleminde bulunması durumunda, ceza miktarında yasa gereği mutlaka haksız tahrik indirimi uygulanmalıdır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve kavga dosyalarında savunma avukatlarının en güçlü silahı olan kararı, ters bakma meselesinde mağdurun sanığın üzerine yürüdüğü durumlarda, sanık hakkında TCK m. 29 haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının kanuna açıkça aykırı olduğunu net çizgilerle ortaya koymaktadır. Karar uyarınca; ters bakma kavgasında üzerine yürütülen sanığa tahrik indirimi verilmelidir.
Uygulamada, çarşıda yürürken karşılaştığı mağdurun "hayırdır, niye ters ters bakıyorsun" diyerek sataşması ve ardından fiziksel olarak üzerine yürümesi üzerine panikleyen sanık, cebinden çıkardığı bıçağı sallayarak mağduru yaralamaktadır. Ceza davasında sanık, "bana diklendi, üzerime yürüdü, kendimi korumak için bıçak çektim" savunmasını yapmakta ve bu savunması olay yerindeki tarafsız tanık beyanlarıyla da tamamen doğrulanmaktadır. Ancak ilk derece asliye ceza mahkemeleri bazen "sanığın silah (bıçak) kullanmış olması, ters bakmanın haksız eylem sayılamayacağı ve taraflar arasındaki basit tartışmanın tahrik indirimi sınırına ulaşmadığı" gerekçesiyle haksız tahrik indirimini (TCK m. 29) uygulamadan doğrudan ağır hapis cezası vermektedir. Oysa Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bu korumacı ama kanuna aykırı mahkumiyet kararlarını usul yönünden bozmaktadır. Sataşmayı başlatan ve sanığın üzerine yürüyen taraf mağdurdur. Bu fiili durum sanık üzerinde öfke ve korku yarattığından haksız tahrikin varlığı tartışmasızdır. İndirim yapılmaması yasal hatadır.
HAKSIZ TAHRİK VE CEZAİ ETKİSİ
Haksız tahrik, kişinin haksız bir fiilin kendisinde uyandırdığı öfke veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesidir.
Hukukumuzda tahrik, bir ceza cezasızlık nedeni değil, kusurluluğu azaltan bir ceza indirimi nedenidir. Tahrikin varlığı halinde hakim, kanundaki sınırlar dahilinde sanığın cezasından dörtte birden dörtte üçe kadar oranlarda indirim yapmakla yasal olarak yükümlüdür.
TCK YİRMİ DOKUZUNCU MADDE
Haksız tahrik kurumunu ve indirim oranlarını düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesi şu şekildedir:
TCK Madde 29/1 -
"Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir."
Bu madde ceza adaletinin şefkatli yüzüdür.
TERS BAKMA TARTIŞMALARININ HUKUKİ ANALİZİ
Ters bakmak veya dik dik bakmak, hukuk düzenimizde kendi başına cezalandırılabilir "haksız bir fiil" olarak kabul edilmez.
Ancak bir kimsenin sırf bu bakışı bahane ederek karşı tarafa sataşması, "hayırdır niye bakıyorsun" diye hesap sorması ve kavga çıkarmak amacıyla ona yönelmesi haksız bir fiildir. İlk haksız hareketi başlatan taraf, tahriki de başlatan taraftır.
FİİLİ TAARRUZ VE ÜZERİNE YÜRÜME
Üzerine yürüme eylemi, beden dili ve ceza hukuku açısından yakın bir saldırı tehdidi ve fiili taarruz aşamasıdır.
Karşı tarafın tehditkar bir edayla ve yakın mesafeden sanığın üzerine yürümesi, sanıkta meşru müdafaa (savunma) reflekslerini veya hiddet duygularını tetikler. Bu eylem, sözlü tartışmayı aşan ve fiziksel güç kullanımına ramak kalan ağır bir tahrik aşamasıdır.
SİLAH KULLANMA VE HAKSIZ TAHRİK
Sanığın tahrikin yarattığı hiddetle silah (Örn: bıçak) çekmiş olması, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını engellemez.
Silahın cinsi veya eylemin ağırlığı meşru müdafaada "orantı" sınırını aşabilir ve bu durum silahlı yaralama suçunu oluşturur. Ancak bu aşırı tepki (bıçak çekilmesi) dahi haksız tahrik altında işlendiği için, sanık yaralama suçundan cezalandırılsa bile cezasından mutlaka TCK m. 29 indirimi yapılmalıdır.
TAHRİK ALTINDA İRADENİN ZAYIFLAMASI DURUMU
Haksız tahrik indiriminin gerisinde yatan felsefe, insanın tahrik altındayken irade yeteneğinin zayıflamasıdır.
Korku, öfke ve panik hali, bireyin sağlıklı düşünmesini ve soğukkanlı kararlar almasını engeller. Hukuk, insan doğasının bu zafiyetini kabul ederek, tahrik altındaki sanığa sıradan bir soğukkanlı suçlu gibi tam ceza vermeyi adaletsiz bulur.
CMK UYARINCA DELİL DEĞERLENDİRME USULÜ
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde, tahrik iddialarının ceza mahkemesinde ispatı şu usulle yürütülür:
CMK m. 230 uyarınca mahkeme, kararında haksız tahrikin varlığını veya yokluğunu tartışmak ve gerekçelendirmek zorundadır. Tahriki oluşturan "üzerine yürüme" eylemi, olay yerini gören mobese/güvenlik kamerası kayıtları ile veya CMK dairesinde dinlenen "yeminli tarafsız tanık anlatımları" ile kanıtlanır. Tanıkların tutarlı beyanları, ilk haksız hareketin kimden geldiğini kesin olarak saptayan en güçlü delildir.
HUKUKİ YORUMLAR VE CEZA ADALETİ
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin bu son derece dengeli ve pratik emsal kararı, sokak kavgalarında olayın gelişimini tek taraflı görmeyen, sanığın maruz kaldığı ilk haksız atağı göz ardı etmeyen muhteşem bir adalet tecellisidir.
Sonuç olarak; ters bakma tartışmasında mağdurun sanığın üzerine yürümek suretiyle ilk haksız hareketi gerçekleştirdiği durumlarda, sanık hakkında TCK m. 29 haksız tahrik indiriminin uygulanması yasal bir zorunluluktur. Yetersiz gerekçeyle indirimin uygulanmaması yasaya aykırıdır ve bozulmalıdır. Yargıtay, bu kararla kusurluluk sınırlarını korumuş ve Türk ceza hukukuna paha biçilemez bir değer katmıştır.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Karşı tarafın üzerinize yürümesi haksız bir harekettir. Karşılık verdiğinizde yaralama suçundan dava açılsa dahi, ilk haksız eylem karşı taraftan geldiği için cezanızdan TCK m. 29 uyarınca haksız tahrik indirimi yapılır.
TCK m. 29 uyarınca haksız tahrikin ağırlığına göre, verilecek cezanın dörtte birinden (1/4) dörtte üçüne (3/4) kadarı indirilir. Bu indirim hapis cezasını çok büyük oranda azaltır veya para cezasına çevrilmesini sağlar.
Hayır, engellemez. Bıçak kullanmak meşru müdafaa sınırını aşabilir ve sizi suçlu kılabilir ancak ilk haksız hareketin mağdurdan gelmiş olması gerçeğini değiştirmez. Bıçakla yaralama suçundan alacağınız cezadan da tahrik indirimi düşülür.
Olay anını gören dükkan veya sokak kameralarının kayıtları ve en önemlisi olaya şahit olan yoldan geçen tarafsız kişilerin tanık olarak dinletilmesi en güçlü ispat yollarıdır.
Karşılıklı kavgalarda ilk haksız hareketin kimden geldiği kesin olarak saptanamıyorsa, Yargıtay kuralları uyarınca "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği her iki tarafa da haksız tahrikin asgari oranında (1/4) indirim uygulanır.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.