avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Tazminat Hukuku

Trafik Kazalarından Doğan Tazminat ve Usuli Kazanılmış Hak

Haksız Fiil Sorumluluğunun Temelleri

Trafik kazalarından doğan tazminat davaları, Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen haksız fiil sorumluluğunun tipik uygulama alanlarından biridir. Bu tür sorumlulukta temel ilke, hukuka aykırı bir fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması ve failin kusurlu olmasıdır. Motorlu araç kazaları bakımından ise kusur sorumluluğu yanında tehlike sorumluluğu ilkesi de uygulama alanı bulur ve bu durum zarar görenin korunmasını güçlendirir.

Zararın meydana gelmesi halinde, zarar veren kişi ya da kişiler, zararın tamamından sorumlu tutulabilir. Bu kapsamda özellikle işleten, sürücü ve araç sahibi arasında ortaya çıkan sorumluluk ilişkisi çoğu zaman müteselsil sorumluluk şeklinde tezahür eder. Bu durum, zarar görenin alacağını daha kolay tahsil edebilmesini amaçlayan koruyucu bir mekanizmadır.

Maddi Tazminatın Kapsamı

Trafik kazalarına bağlı olarak talep edilen maddi tazminat, zarar görenin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yöneliktir. Bu kapsamda özellikle iş gücü kaybı, tedavi giderleri ve kazanç kaybı gibi unsurlar ön plana çıkar.

Maddi tazminat hesaplamasında iki temel zarar türü bulunmaktadır: geçici iş göremezlik zararı ve sürekli iş göremezlik zararı. Geçici iş göremezlik, zarar görenin belirli bir süre boyunca çalışamamasından kaynaklanan gelir kaybını ifade ederken; sürekli iş göremezlik, kalıcı nitelikteki iş gücü kaybı nedeniyle gelecekteki kazanç imkanlarının azalmasını ifade eder.

Bu zararların hesaplanmasında aktüerya bilimi önemli bir rol oynar. Aktüeryal hesaplamalar, zarar görenin yaşı, mesleği, gelir durumu ve yaşam beklentisi gibi kriterler dikkate alınarak yapılır ve objektif bir tazminat miktarının belirlenmesini sağlar.

Manevi Tazminatın Fonksiyonu

Manevi tazminat, zarar görenin yaşadığı acı, elem ve ızdırabın bir nebze de olsa giderilmesini amaçlayan bir tazminat türüdür. Bu tazminatın amacı, maddi zararın karşılanması değil, kişilik değerlerinde meydana gelen sarsıntının telafi edilmesidir.

Hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken olayın ağırlığını, tarafların kusur durumunu ve sosyal-ekonomik koşulları dikkate alır. Manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması, ancak aynı zamanda caydırıcı ve tatmin edici bir seviyede belirlenmesi gerekir.

Müteselsil Sorumluluk İlkesi

Trafik kazalarından doğan zararlarda birden fazla kişinin sorumluluğu söz konusu olabilir. Bu durumda müteselsil sorumluluk ilkesi devreye girer. Müteselsil sorumluluk, zarar görenin alacağını sorumluların herhangi birinden talep edebilmesine olanak tanır.

Bu sistem, zarar görenin korunması açısından büyük önem taşır. Zira zarar gören, alacağını tahsil edememe riski ile karşı karşıya kalmadan doğrudan sorumlulardan birine başvurabilir. Sorumlular arasındaki iç ilişki ise daha sonra kendi aralarında çözümlenir.

Usuli Kazanılmış Hak Kavramı

Yargılama sürecinde ortaya çıkan en önemli usul ilkelerinden biri usuli kazanılmış hak ilkesidir. Bu ilke, bir taraf lehine oluşan ve kesinleşen usuli durumların sonraki aşamalarda korunmasını ifade eder. Özellikle bozma kararları sonrasında bu ilke büyük önem taşır.

Bir kararın temyiz edilmesi ve Yargıtay tarafından belirli bir taraf lehine bozulması halinde, bozma kapsamı dışında kalan ve o taraf lehine oluşan durumlar korunur. Mahkeme, yeniden yapacağı yargılamada bu kazanılmış hakları ihlal edemez.

Bu ilke, hukuki güvenlik ve istikrarın sağlanması açısından son derece önemlidir. Aksi halde yargılama süreci öngörülemez hale gelir ve tarafların hukuki durumları sürekli değişkenlik gösterir.

Bilirkişi Raporlarının Değerlendirilmesi

Tazminat davalarında bilirkişi raporları, özellikle zarar miktarının belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Ancak bu raporların hangi veriler esas alınarak hazırlandığı büyük önem taşır.

Usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince, bozma öncesi oluşan durumlar dikkate alınmadan yeni veriler üzerinden hesaplama yapılması hukuka aykırı olabilir. Özellikle daha önce belirli bir veri setine göre yapılan hesaplamalar, taraf lehine kazanılmış hak oluşturmuşsa, mahkemenin bu çerçevenin dışına çıkmaması gerekir.

Bu durum, bilirkişi raporlarının yalnızca teknik değil, aynı zamanda usuli ilkeler çerçevesinde de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyar.

Taraf Sıfatı ve Husumet

Tazminat davalarında taraf sıfatı, davanın esasına girilebilmesi için ön koşuldur. Taraf sıfatının bulunmaması halinde, dava esastan değil, usulden reddedilir. Bu durum, özellikle miras hukuku ile kesişen olaylarda daha da önem kazanır.

Mirasın reddi gibi durumlarda, mirasçılar hukuken sorumluluktan kurtuldukları için davada taraf sıfatlarını kaybederler. Bu nedenle mahkeme, taraf sıfatının bulunup bulunmadığını re’sen dikkate almak zorundadır.

Taraf sıfatı yokluğu nedeniyle verilen ret kararları, davanın esasına ilişkin bir değerlendirme içermediğinden, yeniden dava açılmasına engel teşkil etmez.

Bozma Kararına Uyma Zorunluluğu

Mahkemenin Yargıtay tarafından verilen bozma kararına uyması halinde, bozma kararında belirtilen hususlar doğrultusunda yargılama yapması zorunludur. Bu durum, yargı sisteminde hiyerarşik düzenin ve içtihat birliğinin sağlanması açısından önemlidir.

Bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma gereklerine aykırı şekilde hüküm kurulması, kararın yeniden bozulmasına yol açar. Bu nedenle mahkemeler, bozma kararlarının kapsamını dikkatle analiz etmek ve bu kapsam dahilinde hareket etmek zorundadır.

Faiz ve Tazminat İlişkisi

Tazminat alacaklarında faiz, zararın doğduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu ilke, zarar görenin uğradığı kaybın tam olarak telafi edilmesini amaçlar. Özellikle trafik kazalarında, zarar olay tarihinde gerçekleştiği için faiz başlangıcı da genellikle kaza tarihi olarak kabul edilir.

Faiz uygulaması, tazminatın gerçek değerinin korunmasını sağlar ve uzun süren yargılama süreçlerinde alacağın değer kaybına uğramasını engeller.

Yargıtay Yaklaşımı ve Hukuki Sonuçlar

Yargıtay içtihatları, trafik kazalarından doğan tazminat davalarında hem maddi hem de usuli ilkelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle usuli kazanılmış hak ilkesine yapılan vurgu, yargılamanın adil ve öngörülebilir olmasını sağlamaktadır.

Bunun yanında taraf sıfatı, müteselsil sorumluluk ve tazminat hesaplama yöntemleri gibi konularda geliştirilen içtihatlar, uygulamada birlik ve istikrar sağlamaktadır.

Sonuç: Dengeli ve Koruyucu Bir Sistem

Trafik kazalarından doğan tazminat hukuku, zarar görenin korunmasını esas alan, aynı zamanda usuli güvenceleri de gözeten dengeli bir yapı sunar. Maddi ve manevi tazminat mekanizmaları, zararların telafisini sağlarken; usuli kazanılmış hak ve bozma ilkeleri, yargılamanın adil ve istikrarlı şekilde yürütülmesini temin eder.

Bu sistem, hem bireysel adaletin sağlanmasına hem de hukuk güvenliğinin korunmasına hizmet eden bütüncül bir yapı ortaya koymaktadır.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

4. Hukuk Dairesi 2022/2285 E. , 2022/9855 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı .....Tur Tekstil Konfeksiyon Nakliye Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalı sürücü ... yönetimindeki diğer davalı şirket adına kayıtlı aracın %100 kusurlu olarak müvekkili ... yönetimindeki araca 14/05/2008 tarihinde çarparak kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını ve ameliyat edildiğini, kazadan 15 gün sonra pulmoner embolizm teşhisi ile DEÜ hastanesinde 11 gün süre ile yattığını, bu olay nedeni ile davalı hakkında Akhisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/440 Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, müvekkilinin tedavi ve iyileşmelerinin uzun sürdüğünü, en az 2 yıl süre ile çalışamayacağını, pek çok tedavi gideri yapmak zorunda kaldığını, kazadan önce gıda ticareti yapan ve maddi durumu iyi olan müvekkilinin maddi ve manevi olarak pek çok kayba uğradığın belirterek fazlaya ilişkinh akları saklı kalmak kaydı ile 60.000,00 TL gelir kaybı, 14.350,00 TL araçtaki hasar nedeni ile maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22/11/2013 tarihli dilekçesi ile maddi tazminatlar yönünden davasını ıslah etmiştir. Davalılar vekilleri; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 8.244,00 TL geçici iş göremezlik zararı ile 268.476,21 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 276.720,21 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Tur Teks. Konf. Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 16/12/2019 tarih ve 2019/3767E.-12040K. Sayılı ilamında özetle “Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan ek raporda; bilinen en son aylık net asgari ücret güncellenerek esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmıştır. Ancak mahkemece verilen ilk karar davalı .... Tur Teks. Konf. Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay tarafından bu davalı yararına bozma yapılmış olmasına göre davalı yararına usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak Yargıtay bozma ilamından önce alınan aktüerya uzmanı bilirkişi rapor tarihindeki veriler esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde bozma ilamından sonra alınan rapor tarihine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru görülmemiştir.” şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına karşı davacı vekili ile dahili davalılar vekili tarafından karar düzeltme talep edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 18/02/2021 tarih ve 2020/2423 E-2021/1617 K. sayılı ilamında özetle “Davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin reddine, dahili davalıların (.... mirasçıları....) bozma kararı sonrası yapılan 28.01.2016 tarihli 2 nolu celse esnasında 06.01.2016 havale tarihi ile dosyaya sundukları mirasın reddi kararının mahkeme hakimi tarafından okunduğu ve mirası kayıtsız şartsız reddettikleri tespit edilmekle, dahili davalılar yönünden taraf sıfatı yokluğu nedeni ile husumetten davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir..." şeklinde karar verildiği anlaşılmış, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamına göre, davanın davalı ..... Tur Tekstil Konfeksiyon Nakliye Ticaret Limited Şirketi yönünden kısmen kabulü ile, 9.385,33 TL geçici iş göremezlik zararı ile 208.725,59 TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 218.110,92 TL’nin kaza tarihi olan 14/04/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....Tur Tekstil Konfeksiyon Nakliye Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine , fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/04/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Tur Tekstil Konfeksiyon Nakliye Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine , fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın dahili davalılar ... ,..., ... yönünden taraf sıfatı yokluğu nedeniyle husumetten reddine, karar verilmiş, hüküm davalı ..... Tur Tekstil Konfeksiyon Nakliye Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları ... itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 14.673,72 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı .... Tur Tekstil Konfeksiyon Nakliye Ticaret Limited Şirketi'den alınmasına 30/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.