avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

TRAFİKTE ARAÇLA TAKİP HUZUR BOZMA

Trafik hayatı, milyonlarca insanın her gün bir araya geldiği, katı kurallara bağlı ve karşılıklı saygı esasına dayanan bir toplumsal alandır. Ancak bu yoğun akış içerisinde, zaman zaman bazı sürücülerin psikolojik tatmin veya taciz amacıyla trafikteki diğer sürücüleri (özellikle yalnız seyahat eden kadın sürücüleri veya acemi sürücüleri) hedef alarak araçlarıyla taciz etmeleri yaygın bir suç olgusudur. Karayolları üzerinde bir aracın diğerini sürekli olarak arkadan takip etmesi, yanına geçerek içindekilere rahatsız edici şekilde gülünmesi, mağdur hızını azalttığında hızı düşürüp, hızlandığında hızlanarak eşlik edilmesi, sürekli selektör yapılması gibi eylemler ağır birer trafik tacizidir. Ceza hukuku sistemimizde bu tür eylemlerin hukuki nitelendirilmesinde sıkça hata yapılmaktadır. İlk derece mahkemeleri, bu eylemleri trafik düzenini bozduğu gerekçesiyle TCK’nın 179. maddesinde düzenlenen "Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma" suçu kapsamında değerlendirme eğilimindedir. Oysa trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, genel kamusal güvenliği hedef alan, somut bir kişiye yönelmemiş genel bir tehlike suçudur. Oysa trafikte belirli bir mağduru hedef alarak onu ısrarla takip ve taciz etmek, doğrudan o kişinin ruhsal dinginliğini, kişi hürriyetini ve hareket serbestisini hedef alan, TCK’nın 123. maddesindeki "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçunu oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu makaleye konu olan emsal ve sarsıcı kararı, trafikte bir aracı ısrarla takip edip, selektör yapan, yanına geçip gülen ve ancak mağdurun karakola dönmesiyle takibi bırakan sanığın eyleminin trafik güvenliğini tehlikeye sokma değil, doğrudan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğunu ilan etmektedir. Karar uyarınca; trafikteki kişiye özel takip ve taciz huzur bozma suçudur.

Uygulamada, gece vakti otomobiliyle evine dönmekte olan bir kadın sürücü, arkasından gelen başka bir aracın kendisini sürekli takip ettiğini fark etmektedir. Şüpheli araç, mağdurun yanına geçerek selektör yapmakta, içindeki şahıslar mağdura bakarak gülüşmekte, mağdur korkudan hızını düşürdüğünde şüpheli de hızını düşürerek yan yana gitmeye devam etmektedir. Bu korku dolu kovalamaca, mağdurun yol üzerindeki bir polis merkezinin bahçesine arabayı kırmasıyla son bulmakta ve şüpheli kaçmaktadır. Plakadan yakalanan sanık hakkında savcılıkça dava açılmaktadır. Yerel mahkeme, "yolda tehlikeli hareketler yaparak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü" gerekçesiyle sanığa TCK m. 179/2 uyarınca ceza vermektedir. Oysa Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bu mahkumiyet kararını suç vasfında hata yapıldığı gerekçesiyle bozmaktadır. Eylemin asıl hedefi trafik akışı değil, doğrudan mağdurun huzurunun kaçırılmasıdır. Doğru suç TCK m. 123'tür.

TCK YÜZ YİRMİ ÜÇÜNCÜ MADDESİ

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu ve yasal şartlarını düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesi şu şekildedir:

TCK Madde 123/1 -
"Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarlı bir şekilde; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

Bu madde, bireysel huzurun yasal kalkanıdır.

HUZUR VE SÜKUNU BOZMA SUÇU

Huzur ve sükunu bozma suçu, bireylerin ruhsal dinginliğini, iç huzurunu ve rahatsız edilmeden yaşama hakkını korur.

Bu suçun oluşması için failin "sırf huzur bozmak maksadıyla" hareket etmesi ve eylemini "ısrarlı" bir şekilde sürdürmesi gerekir. Tek seferlik anlık bir hata veya korna basma suçu oluşturmazken, trafikte kilometrelerce süren bir takip ve taciz ısrar şartını tamamen karşılar.

TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKMA SUÇU

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenen genel bir tehlike suçudur.

Bu suçun oluşması için failin alkollü araç kullanması, makas atarak trafiği tehlikeye düşürmesi veya genel kuralları ihlal etmesi gerekir. Burada belirli bir mağdur hedef alınmaz; tehlike yoldaki herkes için geçerlidir. Dolayısıyla kişiye özel tacizler bu suçun sınırlarını aşar.

TRAFİKTE ARAÇLA TAKİP VE TACİZ

Araçla takip ve taciz, otomobilin bir saldırı ve taciz aracı olarak kullanılması eylemidir.

Gelişmiş ülkelerde "stalking" (ısrarlı takip) olarak adlandırılan ve ağır yaptırımlara bağlanan bu eylem, mağdurda yoğun bir güvenlik endişesi, korku ve çaresizlik yaratır. Hukukumuz, bu sarsıcı eylemi TCK 123 kapsamında "hukuka aykırı başka bir davranış" olarak kabul ederek cezalandırır.

SUÇLARIN NİTELENDİRİLMESİ VE KAST AYRIMI

Bir eylemin hangi suçu oluşturduğunun belirlenmesinde en kritik kriter failin "kastı (amacı)" dır.

Eğer fail genel olarak tehlikeli araç kullanma amacıyla hareket ediyorsa TCK m. 179 oluşur. Ancak fail, gözüne kestirdiği belirli bir kişiyi korkutmak, ona diklenmek, selektörle taciz edip peşinden gitmek amacıyla hareket ediyorsa, kastı doğrudan o kişinin huzurunu bozmaya yöneliktir ve TCK m. 123 uygulanmalıdır.

KİŞİ HÜRRİYETİ VE HUKUKİ KORUMA

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, hürriyete karşı suçlar bölümünde yer alarak kişi hürriyetini korur.

Çünkü trafikte takip edilen bir kişi, kendi istediği yöne serbestçe gidememekte, kaçabilmek için yolunu değiştirmek zorunda kalmakta (Örn: emsal olayda karakola sığınmak) ve hareket serbestisi kısıtlanmaktadır. Hukuk, bireyin bu hürriyet alanını sarsılmaz koruma altına alır.

CMK UYARINCA İSPAT YÖNTEMLERİ REJİMİ

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde, trafikte takip ve taciz davalarında delil tespiti şu usulle yürütülür:

CMK m. 139 ve m. 206 uyarınca soruşturma aşamasında savcılıkça yoldaki mobese kameralarının kayıtları, güzergah üzerindeki akaryakıt istasyonları veya dükkanların güvenlik kamerası görüntüleri celbedilir. Bu görüntüler üzerinden şüpheli aracın mağdurun aracını ne kadar süre ve mesafe boyunca peşinden takip ettiği, selektör hareketleri net olarak saptanır. CMK dairesinde dinlenen mağdurun arkadaşı veya yoldaki tanık beyanları da eylemin ısrarlı boyutunu kanıtlayan en güçlü CMK delilleridir.

HUKUKİ YORUMLAR VE TRAFİK ADALETİ

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin bu son derece hassas ve isabetli emsal kararı, trafikteki zayıf ve savunmasız sürücüleri koruyan, tacizci sürücülerin en doğru suçtan (huzur bozmadan) cezalandırılmasını sağlayan muhteşem bir adalet tecellisidir.

Sonuç olarak; trafikte başka bir aracı ısrarla takip eden, selektör yapan ve yanına geçerek taciz eden sanığın eylemi, genel trafik güvenliğini tehlikeye sokma değil, TCK m. 123/1 uyarınca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturur. Mahkemenin yanlış suçtan mahkumiyet kararı vermesi hukuka aykırıdır ve bozulmalıdır. Yargıtay, bu kararla suç vasıflarını doğru netleştirmiş ve Türk ceza hukukuna paha biçilemez bir değer katmıştır.

SORU – CEVAP BÖLÜMÜ

1. Trafikte arkamdaki araç beni sürekli takip edip selektörle taciz ediyor. Ne yapmalıyım?

Hemen aracınızın kapılarını kilitleyin, hızınızı tehlikeye sokmayacak şekilde koruyun ve en yakın polis merkezine, jandarma karakoluna veya kalabalık bir kamu binasının önüne sürün. Mümkünse plakasını kaydedip şikayetçi olun.

2. Trafikte araçla takip etmenin cezası nedir?

Yargıtay emsal kararı uyarınca bu eylem TCK m. 123/1 "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçunu oluşturur. Suçun cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıdır.

3. Bu suç şikayete tabi midir? Şikayet süresi ne kadardır?

Evet, TCK m. 123 kapsamındaki huzur ve sükunu bozma suçu şikayete tabidir. Şikayet süresi, failin ve olayın öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Bu süreden sonra şikayet hakkı düşer.

4. Yol kamerası kaydı yoksa sadece benim ifademle ceza verilir mi?

Sadece sizin ifadeniz yetersiz kalabilir ancak olay anında yanınızda bulunan arkadaşınızın tanıklığı veya aracınızın araç içi kamera kayıtları (dashcam) varsa sanık hakkında doğrudan cezalandırma kararı verilir.

5. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile huzur bozma suçu arasındaki fark nedir?

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (makas atma, alkollü sürme) genel topluma karşı işlenen şikayete tabi olmayan bir suçtur. Huzur bozma ise doğrudan belirli bir şahsı hedef alan, kişisel huzuru zedeleyen ve şikayete tabi bir suçtur.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Esas: 2011/5602 Karar: 2011/3661 K. Tarihi: 25.10.2011 "Olay tarihinde, sanığın yönetimindeki araçla, şehir merkezinde, katılanın idaresindeki aracı bir süre takip etmesi, takip sırasında katılanın yönetimindeki aracın yanına geçip, katılan ve yanındaki arkadaşına, kendi aracında bulunan arkadaşları ile birlikte gülmeleri, katılan hızını azalttığında kendisinin de aracın hızını azaltması, katılana selektör yapıp yanına geçmesi, katılanın polis merkezinin bulunduğu tarafa dönmesi üzerine takibi bırakması şeklinde gelişen olayda, sanığın gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesinde tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı gerekçelerle sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırıdır."