VERASET İLAMINDA MİRASTAN FERAGATİN GÖSTERİLMESİ
Miras hukukunda, miras bırakanın vefatının ardından terekenin paylaşımı ve yasal mirasçıların belirlenmesi amacıyla sulh hukuk mahkemeleri veya noterler tarafından düzenlenen belgeye mirasçılık belgesi (veraset ilamı) denir. Veraset ilamları, aksi ispat edilene kadar geçerli olan ve maddi bir durumun varlığını tespit eden kararlardır. Ancak miras bırakan ile mirasçılar arasında hayattayken yapılmış olan "mirastan feragat sözleşmesi" mirasçıların yasal statüsünü kökten değiştirir. Yasal bir mirasçı, miras bırakanla yaptığı ivazlı (karşılıklı) veya ivazsız (karşılıksız) bir feragat sözleşmesiyle mirasçılık sıfatını kaybeder. Mahkemelerce mirasçılık belgesi düzenlenirken bu feragat sözleşmelerinin hukuki etkilerinin göz ardı edilmesi ve feragat eden kişilere de pay verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yargıtay’ın emsal kararı, mirastan feragat sözleşmelerinin varlığı halinde veraset ilamının nasıl düzenlenmesi gerektiğini, feragat edenlerin paylarının kime kalacağının karar fıkrasında nasıl gösterilmesi gerektiğini usul esasları doğrultusunda açıklamıştır.
MİRASTAN FERAGAT SÖZLEŞMESİNİN HUKUKİ MAHİYETİ
Mirastan feragat sözleşmesi, miras bırakan ile yasal mirasçı arasında yapılan ve mirasçının gelecekte doğacak miras hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmesini sağlayan olumsuz bir miras sözleşmesidir. Türk Medeni Kanunu uyarınca bu sözleşme mirasçı sıfatını ortadan kaldırır. Feragat sözleşmelerinin geçerli olması için resmi vasiyetname şeklinde, yani noter huzurunda iki tanığın katılımıyla resmi bir usulde yapılması kanunen zorunludur.
İVAZLI VE İVAZSIZ FERAGATİN FÜRUA ETKİSİ
Mirastan feragat sözleşmeleri bir ivaz (karşılık) mukabilinde yapılmışsa, sözleşmede aksine bir hüküm yer almadığı sürece bu feragat, feragat edenin altsoyunu (füruunu) da etkiler. Yani ivazlı feragat eden yasal mirasçının çocukları da miras bırakanın ölümünde hak sahibi olamazlar. Ancak feragat sözleşmesi ivazsız (karşılıksız) yapılmışsa, yasal kural gereği feragat edenin füruu mirasçılık hakkını kaybetmez; feragat edenin payı kendi altsoyuna geçer.
VERASET İLAMLARININ TESPİT EDİCİ NİTELİĞİ
Mirasçılık belgesi istemek, çekişmesiz yargı işidir. Bu başvuru yeni bir hak yaratmaz, yalnızca miras bırakanın ölümüyle kendiliğinden doğan mirasçılık sıfatını ve pay oranlarını adli olarak tespit eder. Dolayısıyla, mirasçılardan birinin feragat etmiş olması mirasçılık belgesi talep edilmesine engel teşkil etmez. Ancak mahkemenin, tespit işlemini yaparken güncel ve gerçek hukuki durumu yansıtacak şekilde feragat olgusunu karara yansıtması gerekir.
FERAGAT EDEN MİRASÇININ TEREKEYLE İLİŞKİSİ
Mirastan feragat eden mirasçının terekeyle olan ilişkisi bazı istisnalar dışında tamamen kesilmez. Kanun gereğince, mirasın açıldığı tarihte tereke borçları aktiflerden fazlaysa ve yasal mirasçılar bu borçları ödeyemiyorsa, feragat eden mirasçı, ölümden önceki son beş yıl içinde feragat karşılığı olarak muristen aldığı kazanımları elinde kalan kısmıyla geri vermekle yükümlüdür. Ayrıca tenkis davalarında da feragat edenin aldığı değerler hesaba katılır.
MİRASÇILIK BELGESİNDE YARGISAL KARAR USULÜ
Mirasçılık belgesi düzenlenirken mahkeme, dosyaya sunulan veya resmi kurumlarca bildirilen noter onaylı feragat sözleşmelerini incelemek zorundadır. Feragat sözleşmesi geçerli bir şekilde kurulmuş ve kesinleşmişse, mahkeme bu duruma kararında açıkça işaret etmelidir. Hüküm kurulurken, sanki hiç feragat sözleşmesi yokmuş gibi genel paylaştırma yapılması, maddi gerçeğe ve miras hukuku kurallarına tamamen aykırılık oluşturur.
VERASETE İLİŞKİN HÜKÜM FIKRASININ DÜZENLENMESİ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin kararına konu uyuşmazlıkta, murisin vefatından sonra açılan veraset davasında, üç mirasçının noter kanalıyla ivazlı olarak mirastan feragat ettiği iddia edilmiş ve bu durum mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Ancak yerel mahkeme, mirasçılık belgesi verirken bu feragat sözleşmesine hiç değinmeyerek feragat eden mirasçılara da pay vermiştir. Yargıtay, bu kararı bozarak mirasçılık belgesinde feragat hususuna işaret edilmesi ve feragat edenlerin paylarının kime kalacağının hüküm fıkrasında açıkça gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Evet, mirastan feragat etmiş olmak mirasçılık belgesi talep edilmesine engel değildir; ancak bu belgede feragat durumunun mutlaka belirtilmesi gerekir.
Evet, kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, ivaz karşılığında mirastan feragat eden kişinin altsoyu (füruu) da miras hakkını kaybeder.
Mirasçılık belgesinin gerekçe ve özellikle hüküm fıkrasında feragate açıkça değinilmeli, sıfatı sona erenlerin paylarının kime geçtiği netleştirilmelidir.
Hayır, terekenin borca batık olması durumunda son beş yılda feragat ivazı olarak alınan şeylerin geri verilmesi yükümlülüğü gibi istisnai bağlar devam eder.
Bu durum usul ve yasaya aykırı olup, temyiz veya itiraz halinde Yargıtay tarafından kararın bozulmasına yol açar.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.