YENİ KURULAN MAHKEMEYE DOSYA DEVRİ
Adalet sisteminin etkin çalışması amacıyla, zaman zaman belirli yargı bölgelerinde iş yoğunluğu veya yasal ihtiyaçlar doğrultusunda ihtisaslaşmış yeni özel mahkemeler kurulmaktadır. İş mahkemeleri, tüketici mahkemeleri veya aile mahkemeleri gibi özel yetkili mahkemelerin kurulmasıyla, daha önce genel mahkeme niteliğindeki Asliye Hukuk Mahkemelerinde bu sıfatla görülen davaların akıbeti hukuki tartışmalara yol açmaktadır. Özel mahkemelerin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemeleri bu sıfatla davalara bakarken, yeni mahkemenin kurulması görev ilişkisini değil, mahkemeler arası idari bir devir ve gönderme sürecini tetikler. Uygulamada yerel mahkemelerin, bu geçiş dönemlerinde "görevsizlik" kararı verip tarafların belirli bir sürede başvuru yapmasını beklemesi ve başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davaları "açılmamış sayılmasına" karar vermesi önemli bir usul hatasıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları çerçevesinde, yeni kurulan mahkemeye dosya aktarımı görevsizlik ilişkisi olmayıp, mahkemeler arası devir ilişkisine dayanır ve tarafların başvuru şartına tabi olmaksızın re'sen gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur.
ÖZEL MAHKEMELERİN KURULUŞU VE GÖREV ALANI
Anayasal ilkeler ve kanuni düzenlemeler uyarınca mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Özel mahkemeler, belirli alanlardaki uyuşmazlıkların daha hızlı, uzmanlaşmış hakimler eliyle ve özel usul kurallarıyla çözülmesi için kurulur. İş Mahkemeleri Kanunu gibi özel yasalar, müstakil iş mahkemesi bulunmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Kurulunun belirleyeceği asliye hukuk mahkemelerinin bu davaları "iş mahkemesi sıfatıyla" göreceğini hükme bağlamıştır. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi, özel mahkemenin yargılama usullerini uygulamakla yükümlüdür.
GÖREVSİZLİK VE İŞBÖLÜMÜ KAVRAMLARININ USULİ FARKLARI
Usul hukukunda görev (görevsizlik) ve işbölümü ilişkileri birbirinden tamamen farklı sonuçlar doğurur. Görev ilişkisi, farklı türdeki mahkemeler (örneğin asliye hukuk ile asliye ticaret veya sulh hukuk mahkemesi) arasındaki yasal yetki sınırını belirler ve kamu düzenindendir. Bir yerdeki birden fazla aynı tür mahkeme arasındaki ilişki ise işbölümü ilişkisidir. Özel mahkemelerin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesinin iş davasına "iş mahkemesi sıfatıyla" bakması durumunda, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi mümkün değildir; zira mahkeme zaten o davaya bakmakla kanunen yetkilendirilmiştir.
ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNİN SIFAT DEĞİŞİKLİĞİ
Ayrı bir özel mahkemenin bulunmadığı bir yargı çevresinde, dava genel mahkeme sıfatıyla açılmış olsa dahi, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Mahkemenin yapması gereken işlem, davaya özel mahkeme (örneğin iş mahkemesi) sıfatıyla baktığını belirterek yargılamayı sürdürmektir. Bu durum, mahkemenin görevsiz olduğu anlamına gelmez, sadece davayı yürüteceği sıfatın tayin edilmesini ifade eder. Asliye Hukuk Mahkemesinin bu sıfatla verdiği kararlar, kanun yolu denetiminde de özel mahkeme kararı olarak değerlendirilir.
YENİ KURULAN MAHKEMELERDE DEVİR VE GÖNDERME USULÜ
Yargılama devam ederken veya karar bozularak geri geldikten sonra o yerde müstakil bir özel mahkeme (örneğin müstakil İş Mahkemesi) kurulursa, mevcut davanın yeni mahkemeye aktarılması gerekir. Bu aktarım işlemi, hukuki anlamda bir "görevsizlik" kararı niteliğinde değildir. Mahkemeler arasındaki bu ilişki, teşkilatlanmadan kaynaklanan idari bir devir ve gönderme işlemidir. Bu nedenle mahkemenin vermesi gereken karar, davanın esası hakkında görevsizlik kararı değil, mahkemeler arası devir ilişkisine dayanan bir "gönderme kararı" olmalıdır.
DOSYANIN GÖNDERİLMESİ TALEBİ VE HMK YİRMİNCİ MADDE
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesi, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiğini, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğini düzenler. Ancak yeni mahkemenin kurulması nedeniyle verilen gönderme kararları bu kapsamda değerlendirilemez. Gönderme kararları idari nitelikte olup re'sen uygulanmalıdır. Tarafların iki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi talebinde bulunma yükümlülüğü yoktur ve bu talebin yapılmaması davanın açılmamış sayılması sonucunu doğuramaz.
HİZMET TESPİTİ DAVALARINDA KAMUSAL NİTELİK VE USUL
Hizmet tespiti davaları, sosyal güvenlik hakkına ilişkin olup kamu düzenini ilgilendiren kamusal nitelikli davalardır. Bu davalarda hakimin re'sen araştırma yetkisi ve delil toplama yükümlülüğü üst düzeydedir. Kamusal niteliği bu denli yüksek olan bir davada, yeni mahkeme kurulması gibi tamamen devletin yargısal teşkilatlanmasından kaynaklanan idari bir sebebe dayanarak ve tarafların talepte bulunmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hak arama hürriyetine ve adalet duygusuna açıkça aykırıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu usuli hatayı saptayarak yerel mahkemenin ek kararını bozmuştur.
SORU – CEVAP BÖLÜMÜ
Asliye Hukuk Mahkemesinde iş mahkemesi sıfatıyla görülmekte olan dosyalar, idari bir devir kararı ile yeni kurulan müstakil İş Mahkemesine gönderilir.
Hayır, mahkemeler arasındaki bu geçiş görevsizlik ilişkisi değil, teşkilatlanmadan kaynaklanan devir ve gönderme ilişkisidir.
Hayır, devir işlemleri idari nitelikte olduğundan mahkemece re'sen yapılmalıdır; HMK m. 20'deki iki haftalık talep süresi burada uygulanmaz.
Hayır, yeni mahkeme kurulması nedeniyle tarafların talep yükümlülüğü bulunmadığından, davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez.
Mahkemeler arasındaki ilişkinin görev değil devir ilişkisi olması ve gönderme kararlarının tarafların başvuru şartına tabi olmaksızın re'sen yerine getirilmesi zorunluluğudur.
Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Danıştay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.