avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

Yeşil Işıkta Kaza ve Kusur Sorumluluğu

Trafik hukukunda yaygın bir yanlış inanış, "yeşil ışıkta geçen sürücünün hiçbir şekilde kusurlu olmayacağı" yönündedir. Oysa ceza hukuku ve trafik mevzuatı, sürücülere sadece ışıklara değil, yolun mevcut şartlarına, kavşakların riskli yapısına ve diğer yol kullanıcılarının (hatalı da olsa) hareketlerine karşı bir "özen ve dikkat borcu" yükler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları; gece vakti, ıslak zemin ve kavşak girişi gibi riskli durumlarda, sürücünün kendisine yeşil ışık yanıyor olsa dahi hızını azaltmak ve olası tehlikelere karşı fren veya şerit değiştirme gibi önleyici tedbirleri almakla yükümlü olduğunu vurgulamaktadır. Yalnızca korna çalarak tehlikeyi geçiştirmeye çalışmak, hukuken yeterli bir çaba kabul edilmemekte ve bir ölümle sonuçlanan olayda sürücüye "taksirle ölüme neden olma" suçundan sorumluluk yüklenmektedir. Bu makalede, yeşil ışığa güvenme ilkesinin sınırları, kavşaklara yaklaşırken hız düşürme zorunluluğu ve Yargıtay’ın trafik kazalarındaki kusur analizi akademik bir titizlikle incelenecektir.

Sürücülerin "geçiş üstünlüğü" veya "yeşil ışık hakkı", onlara yolu kontrolsüzce kullanma yetkisi vermez. Özellikle gece vaktinde ve ıslak bir zeminde araç kullanan kişinin, kavşaklara yaklaşırken hızını yol ve hava şartlarına göre ayarlaması Kanuni bir zorunluluktur. Yargıtay'ın emsal kararında saptandığı üzere, yaya hatalı bir şekilde yola çıkmış olsa bile, sürücü yayayı fark ettiği anda sadece korna çalmakla yetinemez; aksine fren yaparak veya boş olan diğer şeritlere direksiyon kırarak kazayı önlemek için aktif bir çaba göstermelidir. Bu çabayı göstermeyen sürücü, "yeşil ışık yanıyordu" savunmasının arkasına sığınarak beraat edemez.

Kavşaklara Yaklaşırken Hız Sınırı ve Özen

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 52. maddesi, sürücülerin hızlarını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken veya tepe üstlerine yaklaşırken azaltmak zorunda olduklarını açıkça emreder. Bu hüküm, ışıklı işaret cihazı bulunan kavşaklar için de geçerlidir. Yeşil ışığın yanması, sürücüye o kavşaktan hız sınırlarını zorlayarak veya hız kesmeden geçme hakkı tanımaz.

Kavşaklar, her yönden gelen araç ve yayaların kesişme noktalarıdır ve doğası gereği tehlikelidir. Sürücü, kavşağa yaklaşırken her zaman "beklenmedik bir durum" çıkabileceğini öngörmeli ve durabileceği bir hızla ilerlemelidir. Emsal kararda sanık, kendisine yeşil ışık yanmasına güvenerek hızını hiç azaltmamış ve bu tutumu Yargıtay tarafından "özen borcuna aykırılık" olarak nitelendirilmiştir.

KTK Madde 52/1-a "Sürücüler; kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine... yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadırlar."

Yeşil Işığa Güvenme İlkesinin Sınırları

Hukukta "güven ilkesi", kurala uygun davranan kişinin, diğer yol kullanıcılarının da kurallara uygun davranacağına güvenebileceğini ifade eder. Ancak bu güven sınırsız değildir. Eğer diğer kişinin (yayanın) kural ihlali yaptığı "gözle görülür ve fark edilebilir" bir durumdaysa, artık güven ilkesi sona erer ve "kazayı önleme yükümlülüğü" başlar.

Sanık, yayayı solundan geçerken fark ettiğini beyan etmiştir. Bu noktada artık "bana yeşil yanıyor, yaya durmalı" diyemez. Yayanın yola girdiği ve tehlike yarattığı saptandığı anda, sürücü bu tehlikeyi bertaraf etmek için elindeki tüm imkanları (fren, şerit değişimi) kullanmalıdır. Sadece korna çalmak, sorumluluğu yayanın üzerine atmak için yeterli bir davranış değildir. Yargıtay, bu durumu sanığın mahkumiyetini gerektiren bir kusur olarak saptamıştır.

Taksirle Ölüme Neden Olma Suçu

TCK 85. maddesinde düzenlenen taksirle ölüme neden olma suçu, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışla bir kişinin ölümüne sebebiyet verilmesidir. Trafik kazalarında taksir, genellikle hız limitlerine uymama veya çevre şartlarının gerektirdiği önlemleri almama şeklinde ortaya çıkar.

Bu olayda sanığın eylemi "basit taksir" olarak değerlendirilmiştir. Sanık, sonucun meydana gelmesini istememiş ancak öngörülebilir olan kazayı, gerekli hız indirimini yapmayarak ve fren tedbirine başvurmayarak önleyememiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sanığın "yeşil ışık güveniyle" hareket etmesini bir beraat gerekçesi değil, taksirin bir unsuru olarak görmüştür.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu - 2014/136 K. "Sanığın yayayı görmesine rağmen kendisine yeşil ışığın yanmasına güvenerek hızını yavaşlatmak için fren tedbirine başvurmadığı... ölümün meydana gelmesinde ölenle birlikte kusurlu olduğu... beraatine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır."

Islak Zemin ve Gece Vakti Sürüşü

Trafik kuralları statik değildir; çevre şartlarına göre esner. KTK 52/1-b maddesi, sürücülerin hızlarını "aracının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak" zorunda olduğunu belirtir. Islak zemin, fren mesafesini uzatır; gece vakti ise görüşü kısıtlar.

Emsal kararda zeminin ıslak olması ve vaktin gece olması, sürücünün daha fazla dikkatli olması gerektiğini gösteren "ağırlaştırıcı özen şartları"dır. Sürücü, zeminin kaygan olduğunu bilerek kavşağa daha düşük bir hızla girmeliydi. Yargıtay, bu şartlara rağmen hızın azaltılmamasını "mevcut şartlara uymama" kusuru olarak kaydetmiştir. Hukuk, sürücüden ideal şartlara göre değil, o anki reel şartlara göre bir performans bekler.

Fren Tedbiri ve Şerit Değiştirme Yükümlülüğü

Bir kaza anında sürücünün savunma araçları sadece korna değildir. Kararda sanığın "yoldan başka araç geçmediği için şerit değiştirme imkanı varken değiştirmediği" kendi beyanıyla sabittir. Bu, kazanın "önlenebilir" olduğunu gösteren en güçlü kanıttır. Eğer sürücü şerit değiştirse veya zamanında frene bassaydı, kaza gerçekleşmeyecekti.

Hukukta "kaçınılmazlık" (illiyet bağının kesilmesi) için sürücünün yapabileceği hiçbir şeyin kalmamış olması gerekir. Ancak burada sanık, yayanın üstüne korna çalarak gitmeyi tercih etmiştir. Yargıtay, korna çalmanın bir "uyarı" olduğunu ancak bir "önleyici tedbir" (fren gibi) olmadığını belirtir. Kazayı önleme imkanı varken bu imkanı kullanmayan sürücü, neticeden sorumlu tutulur.

KTK Madde 52/1-b "Sürücüler; hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar."

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Kusur Analizi

Ceza Genel Kurulu, yerel mahkemenin beraat kararını bozarken "müşterek kusur" (ölenle birlikte kusur) prensibine dayanmıştır. Yayanın kırmızı ışıkta veya hatalı bir şekilde yola çıkması onun "asli" veya "tali" kusurlu olduğunu gösterir; ancak sürücünün de kural ihlali (hız azaltmama) varsa, bu bir beraat nedeni değildir.

Kusur, paylaştırılabilir bir kavramdır. Yaya %75 kusurlu olsa bile, sürücü %25 kusurlu ise mahkumiyet hükmü kurulmalıdır. Sürücünün kusurunun azlığı sadece cezanın miktarını etkiler, suçun oluşumunu etkilemez. Yargıtay, bilirkişi raporuna atıf yaparak, sanığın mevcut şartlarda kazayı önleyebilecek durumda olup olmadığını sorgulamış ve sanığı "kusurlu" bulmuştur.

Yayanın Kusuru ve Sürücünün Sorumluluğu

Yayalar da trafik kurallarına uymakla yükümlüdür. Ancak yayalar, araçlara göre daha korumasız ve "zayıf" taraftır. Bu nedenle hukuk, sürücülere yayaları korumak adına daha yüksek bir "dikkat kotası" ayırır. Yayanın dikkatsizce yola fırlaması sürücüyü her zaman kurtarmaz.

Emsal kararda yaya, üç şeritli yolun ilk şeridini geçmiş ve ikinci şeridine gelmiştir. Bu süreçte sürücünün yayayı görmesi ve tepki vermesi için yeterli bir mesafe ve zaman olduğu anlaşılmaktadır. Sürücü bu zamanı frene basmak yerine korna çalmakla harcamıştır. Yargıtay'ın beraat kararını bozmasındaki temel mantık budur: "Kazayı önlemek için hala vaktin vardı!"

Soru Cevap ile Trafik Ceza Hukuku

Bana yeşil yanarken yaya yola atlarsa ben mi suçlu olurum?

Tamamen suçlu olmazsınız ancak Yargıtay kararlarına göre eğer hızınızı kavşakta azaltmadıysanız veya yayayı fark ettiğiniz halde önleyici tedbir (fren) almadıysanız "ölenle birlikte kusurlu" sayılırsınız ve ceza alabilirsiniz.

Kavşağa girerken hızımı ne kadar azaltmalıyım?

Kanun net bir rakam vermez; ancak yolun, havanın ve trafiğin durumuna göre "güvenle durabileceğiniz" ve "çevreye hakim olabileceğiniz" bir hıza inmeniz gerekir.

Yağmurlu havada kaza yaparsam suçum artar mı?

Yağmurlu hava veya ıslak zemin sürücüye "ekstra dikkat" yükler. Bu şartlarda hızını düşürmeyen sürücü, normal havaya göre daha kusurlu kabul edilir.

Sadece korna çalarak kazayı önlemeye çalışmak yeterli midir?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, korna çalmanın bir uyarı olduğunu ama aktif bir önleyici tedbir (fren/şerit değişimi) olmadığını, bu nedenle tek başına yeterli sayılmayacağını belirtmektedir.

Sonuç

Trafik, bir kurallar bütünü olduğu kadar bir "nezaket ve özen" rejimidir. Yeşil ışık, sürücüye sadece geçiş önceliği verir; insan hayatını tehlikeye atma veya kazaya göz yumma hakkı vermez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun emsal kararı, sürücülerin her koşulda "kazayı önleme" iradesiyle hareket etmeleri gerektiğini, teknik kuralların (yeşil ışık) insani sorumlulukların (hayatı koruma) önüne geçemeyeceğini tescil etmiştir.

Sonuç olarak, ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarında kusur analizi yapılırken sadece ışık rengine değil, sürücünün son saniyedeki refleksi ve hız uyumu da değerlendirilmelidir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, trafik kazalarından kaynaklanan ceza ve tazminat davalarında, Yargıtay’ın bu titiz ve teknik kusur analizleri doğrultusunda müvekkillerimize profesyonel hukuki destek sağlamaktayız. Yeşil ışık can güvenliğinin garantisi değildir, özen garantisidir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY CEZA GENEL KURULU İÇTİHAT METNİ
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/381 Ε.. 2014/136 Κ. "İçtihat Metni" "Sanığın... yeşil ışığın yanması nedeniyle hızını azaltmadan kavşağa girdiği... karşıya geçmeye çalışan... yayaya çarparak... ölümüne neden olduğu... sanığın yayayı görmesine rağmen kendisine yeşil ışığın yanmasına güvenerek hızını yavaşlatmak için fren tedbirine başvurmadığı ve kendi beyanına göre yoldan başka araç geçmediğinden şeridini değiştirme imkanı varken değiştirmediği, sadece korna çalarak ölen yayayı uyarmaya çalıştığı hususları gözönüne alındığında... sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine aykırı olarak kavşağa girerken hızını azaltmaması ve hızını mevcut şartlara uydurmaması nedeniyle olayın ve bunun sonucunda ölümün meydana gelmesinde ölenle birlikte kusurlu olduğu... mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. SONUÇ: Yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA..."