avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul
Şişman Hukuk Bürosu Emsal Kararlar

Zimmet Suçu, Kamu Görevlisi Sıfatı ve Zamanaşımı

Zimmet Suçunun Hukuki Mahiyeti

Zimmet suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesinde düzenlenen ve kamu görevlisinin görevi gereği zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına mal edinmesini ifade eden bir suç tipidir. Bu suçla korunan hukuki değer, yalnızca kamu malvarlığı değil, aynı zamanda kamu idaresinin dürüstlüğü ve toplumun kamu hizmetlerine olan güvenidir.

Suçun faili ancak bir kamu görevlisi veya özel kanunları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişiler olabilir. Bu yönüyle zimmet, özgü bir suç niteliği taşır. Kamu görevlisi sıfatına sahip olmayan bir kişinin benzer eylemleri, somut olayın özelliklerine göre güveni kötüye kullanma veya hırsızlık gibi diğer malvarlığı suçlarını oluşturabilir.

Kamu Görevlisi Sıfatının Belirleyiciliği

Zimmet suçunun en temel unsuru, failin fiili işlediği sırada "kamu görevlisi" sıfatını taşımasıdır. Kamu görevlisi kavramı, TCK 6. maddesinde geniş bir çerçevede tanımlanmış olup, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişileri kapsar.

Somut uyuşmazlıklarda, özellikle geçici köy korucuları gibi personelin statüsü büyük önem arz eder. Yargıtay içtihatlarına göre, görevine son verilen veya istifa eden bir personelin, görevden ayrıldıktan sonra gerçekleştirdiği mal edinme veya iade etmeme eylemleri, artık "kamu görevlisi sıfatıyla" işlenmiş bir suç olarak kabul edilemez. Bu durumda eylemin niteliği değişebileceği gibi, suçun işlendiği tarih itibarıyla tabi olduğu zamanaşımı süreleri de failin lehine sonuçlar doğurabilir.

Suç Tarihinin Tespiti ve Zamanaşımı

Ceza hukukunda zamanaşımı süreleri, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Zimmet suçunda zilyetlik hukuka uygun olarak başlasa da, malın malik sıfatıyla tasarrufa konu edilmesi veya iade borcuna aykırı hareket edilmesiyle suç tamamlanır. Görevi sona eren bir kamu görevlisinin, kendisine verilen kamu malını (örneğin görev silahını) iade etmemesi durumunda suç tarihi, kamu görevlisi sıfatının sona erdiği tarih olarak kabul edilmektedir.

Türk Ceza Kanunu'nda (hem mülga 765 sayılı hem de yürürlükteki 5237 sayılı kanunda) suçlar, ağırlıklarına göre farklı zamanaşımı sürelerine tabidir. Basit zimmet suçu gibi fiillerde, aradan geçen uzun sürelerin ardından davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, ceza yargılamasında hukuki güvenliğin ve süratli adalet ilkesinin bir gereğidir.

765 Sayılı TCK ve 5237 Sayılı TCK Uygulaması

Lehe kanun uygulaması ilkesi gereği, suçun işlendiği tarihteki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunlar arasında karşılaştırma yapılarak failin lehine olan hükümler uygulanır. Özellikle 1 Haziran 2005 öncesinde işlenen fiillerde, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'ndaki zamanaşımı süreleri (asli ve ilaveli) titizlikle hesaplanmaktadır.

Basit zimmet suçu açısından öngörülen ceza üst sınırları dikkate alındığında, suç tarihinden itibaren geçen 15 yıllık ilaveli zamanaşımı süresi, davanın esasına girilmesini engelleyen kesin bir usuli engel teşkil eder. Bu durumda mahkemelerce davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi zorunludur.

Geçici Köy Korucularının Hukuki Statüsü

Geçici köy korucuları, valilik onayı ile göreve başlayan ve belirli bir kamusal hizmeti ifa eden görevlilerdir. Bu kişilerin kamu görevlisi sıfatına dair tartışmalar, genellikle görevden el çektirildikleri veya görevden ayrıldıkları dönemlerle ilgilidir. Görevi sona eren korucunun, kendisine 6136 sayılı Kanun kapsamında verilen görev silahını teslim etmemesi, zimmet suçu iddiasıyla dava konusu edilse dahi, suç tarihinin tespiti davanın kaderini belirleyen en kritik aşamadır.

Sık Sorulan Sorular

Zimmet suçu nedir?
Kamu görevlisinin görevi gereği elinde bulunan kamu malını kendisinin veya başkasının yararına mal edinmesi suçudur.

Kamu görevlisi olmayan kişi zimmet suçu işleyebilir mi?
Hayır. Fail mutlaka kamu görevlisi veya bu sıfatla hareket eden biri olmalıdır. Diğer kişiler için güveni kötüye kullanma suçu söz konusu olabilir.

Basit zimmet suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?
Eski kanun (765 TCK) dönemindeki eylemler için 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli zamanaşımı süresi uygulanmaktadır.

Görevden ayrılan personelin iade etmediği eşya için zimmet davası açılabilir mi?
Evet açılabilir ancak suçun işlendiği tarih görevden ayrılma tarihi olarak kabul edilir ve bu tarih zamanaşımı hesaplamasında esas alınır.

Zamanaşımı gerçekleşmişse dava nasıl sonuçlanır?
Mahkemece yargılamanın sonlandırılmasına ve kamu davasının düşmesine karar verilir.

Genel Hukuki Değerlendirme

Zimmet suçunun yargılamasında "kamu görevlisi" sıfatı ve "suç tarihi" unsurları davanın temel yapı taşlarını oluşturur. Yargıtay’ın kararlı uygulamaları, personelin görevden ayrıldığı andan itibaren kamu görevlisi sıfatını kaybettiğini ve bu tarihten itibaren iade edilmeyen eşyalar için zamanaşımı süresinin işlemeye başladığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, mülkiyet suçları ile kamu idaresine karşı işlenen suçlar arasındaki sınırın belirlenmesi ve sanık haklarının korunması açısından hayati öneme sahiptir.

Bu makalede yer verilen değerlendirmeler, Yargıtay’ın emsal nitelikteki kararları esas alınarak ve resmi internet sitesinde yayımlanan metinler üzerinden hazırlanmıştır. Ancak olası güncellemeler ve hata ihtimallerine karşı, ilgili kararların kullanılmadan önce mutlaka Yargıtay’ın resmi kaynaklarından teyit edilmesi gerekmektedir.

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ İÇTİHAT METNİ
5. Ceza Dairesi 2016/2109 E. , 2018/2449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zimmet suçundan mahkumiyet, 6136 sayılı Kanuna aykırılıktan beraat Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan Hazinenin zarar gören sıfatı bulunmadığından Hazine vekilinin bu suçtan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesinin" gerektiği, Şırnak İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde geçici köy korucusu olarak 16/10/1995 tarihinde göreve başlayan sanığın, 25/12/1998 tarihinde valilik oluru ile görevine son verildiği, bu tarih itibariyle kamu görevlisi sıfatını da kaybettiği nazara alındığında, kendisine 6136 sayılı Kanunun geçici 9. maddesi uyarınca verilen tabancayı teslim etmemek şeklinde zimmet suçu olarak nitelendirilen eyleminin suç tarihinin kamu görevlisi sıfatının son bulduğu tarih olarak kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla sanığa isnat olunan basit zimmet suçunun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla ayn Yasann 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 25/12/1998 ile inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.