1. Askerlik Nedeniyle Aylıksız İzin Kavramının Tanımı ve Mahiyeti
Askerlik nedeniyle aylıksız izin, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108/G maddesi kapsamında düzenlenen; muvazzaf (zorunlu) askerlik hizmetini yapmak üzere silah altına alınan memurların, görevlerinden ayrıldıkları tarihten itibaren terhis olana kadar geçen sürede kullandıkları "zorunlu" ücretsiz izin statüsüdür. Bu izin türü, memurun isteğine bağlı değildir; askerlik celbi geldiği anda idare bu izni tesis etmekle yükümlüdür. Bu süre zarfında memura maaş ödenmez, ancak memurun kadrosu boş tutulur veya vekaleten doldurulur. Temel amaç, vatan borcunu yapan personelin dönüşte "işsiz kalma" kaygısını tamamen ortadan kaldırmaktır.
2. İzin Süreci ve Terhis Sonrası Dönüş
- Başvuru: Memur, askerlik sülüs belgesini idareye sunarak ilişiğini keser.
- Terhis Dönüşü: Memur, terhis tarihinden itibaren en geç **30 gün** içinde kurumuna başvurmalıdır.
- Göreve Başlatma: İdeal olanı, başvuruyu takip eden gün personelin göreve başlatılmasıdır. İdare bu talebi asla reddedemez.
3. Askerliğin Kıdeme Etkisi
Askerlikten önce memur olanların, askerlikte geçen süreleri göreve döndükten sonra memuriyet kademe ve derecesinde (intibak tanzimi ile) değerlendirilir. Yani askerlik, tersten bir kıdem kazandırır.
4. Sözleşmeli ve Aday Memurların Durumu
Aday memurlar veya 4/B sözleşmeli personel de askerlik nedeniyle ayrılabilir. Dönüşlerinde sözleşmeleri yenilenir veya adaylık süreçleri kaldığı yerden devam eder.
5. Danıştay and Sayıştay Yaklaşımları
Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Hizmetin sürekliliği ve mülkiyet korunması"dır. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, askerlik nedeniyle ayrılan memurun kadrosuna başkası atanmış olsa dahi; personel döndüğünde mevcuttaki personel "norm fazlası" sayılmalı ama memur mutlaka eski yerine (veya dengi bir yere) başlatılmalıdır. Danıştay, terhis sonrası 30 günlük süreyi kaçıran memurun "haklı bir mazereti" (Örn: Hastalık, ulaşım engeli) varsa, 30 gün geçse de göreve başlatılması gerektiğini savunan esnek kararlar vermektedir. Sayıştay ise denetimlerinde, askerlikte geçen sürenin emekli keseneklerinin (borçlanma yapılmışsa) ve terfi işlemlerinin doğruluğunu titizlikle kontrol etmektedir.
Mahkemeler arası uygulamada, "askerlik dönüşü yan ödeme ve tazminatlar" kritiktir. Yargı, memurun askerden döndüğü gün itibarıyla tüm özlük haklarının (varsa o süre içinde yapılan zamlar dahil) verilmesi gerektiğini vurgular. Son dönemde yargı, profesyonel (paralı/bedelli) askerlik yapan memurların da aynı izin haklarından yararlanabileceğini ve bu sürenin "zorunlu askerlik" gibi değerlendirilmesi gerektiğini tescil etmiştir. Ayrıca, askerlik dönüşü "haksız güvenlik soruşturması" nedeniyle göreve başlatılmayan memurlar için açılan davalarda; askerlik öncesi zaten memur olan birinin statüsünün askerlik nedeniyle sorgulanamayacağı yönünde koruyucu kararlar verilmektedir.
6. Genel Değerlendirme ve Sonuç
Askerlik izni, Türk bürokrasisindeki en köklü ve sarsılmaz güvencelerden biridir. Devletin bekası için görev alan personelin özlük haklarının bekaya alınmasıdır.
Sonuç olarak, askerlik dönüşü göreve başlatılmayan, kademe ilerlemesi yapılmayan veya askerlik süresi emekliliğine sayılmayan kamu görevlileri için İdare Mahkemeleri nezdinde iptal ve tam yargı davaları açılabilir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, askerliğini tamamlayan kamu personeli müvekkillerimizin intibak işlemlerini denetlemekte; hak mahrumiyetlerine karşı emsal Danıştay kararları doğrultusunda uzman dava vekilliği yürütmekteyiz.