avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul

Bileşik faiz, borçluyu bitmek bilmeyen bir sarmala sürükleyen finansal bir tuzaktır. Hukuk, borçlunun mahvını önlemek için "faize faiz yürümez" der.

1. Bileşik Faiz Yasağı Kavramının Tanımı ve Mahiyeti

Bileşik faiz (Anatocism), ödenmeyen faiz borcunun ana paraya eklenmesi ve oluşan yeni (daha yüksek) miktar üzerinden tekrar faiz hesaplanması işlemidir. Türk hukukunda bileşik faiz uygulanması kural olarak yasaktır. Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 121. maddesinin son fıkrası; "Faize faiz yürütülemez" hükmünü içermektedir. Bu yasak, alacaklının asıl alacağından çok daha fazla miktarda faiz elde ederek borçluyu ekonomik yıkıma uğratmasını engelleme amacı taşır. Sosyal hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan bu yasak; özellikle zayıf taraf konumundaki tüketicileri ve şahsi borçluları finansal sistemin ağır yüklerine karşı korur. Faize faiz yürütülmesi, kamu düzenine aykırı bir işlem olup, taraflar aksini kararlaştırsalar bile sözleşmenin o maddesi batıl (geçersiz) sayılır.

2. Bileşik Faiz Yasağının Kapsamı

3. Yasağın İstisnaları (Cari Hesaplar ve Ticari İşler)

Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 8 uyarınca; ödünç para verme (karz) işleri ile ticari işlerde, cari hesaplarda ve **üç aydan az olmamak üzere** faizin ana paraya eklenmesi kararlaştırılabilir. Bu istisna sadece tacirler arası ticari işlemler için geçerlidir.

4. Temerrüt Faizinin Hesaplanmasında Sınırlar

TBK m. 120 uyarınca, akdi faiz ve temerrüt faizi oranları yasal faiz oranlarına göre sınırlandırılmıştır. Bu sınırlama, bileşik faiz yasağı ile birlikte borçlu üzerindeki baskıyı hafifletir.

5. Yargıtay and Hukuk Genel Kurulu Yaklaşımları

Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Kamu düzenine aykırı faiz taleplerinin reddedilmesi"dir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, "faize faiz yürütülemez" kuralı emredici niteliktedir ve mahkemelerce kendiliğinden (re'sen) dikkate alınmalıdır. Yargıtay, bir icra takibinde asıl alacak ile birlikte istenen faize yeniden faiz işletilmesini (takip sonrası dönem için) bozma nedeni saymaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, özellikle banka sözleşmelerindeki "birikmiş faizlerin her ay ana paraya ekleneceğine" dair maddelerin tüketici aleyhine "haksız şart" olduğunu ve bileşik faiz yasağına aykırılıktan iptal edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Mahkemeler arası uygulamada, "kredi kartı borcunun dönem sonu faizi" ile bileşik faiz karıştırılabilmektedir. Yargı, her dönemin faizinin kendi içinde hesaplanmasını hukuka uygun bulurken; ödenmeyen faizin bir sonraki dönemde "ana borç" gibi gösterilip üzerine faiz eklenmesini yasaklamaktadır. Son dönemde Yargıtay, ticari kredilerde dahi "üç aylık devreler" kuralına uyulmamasını ve faizin her ay ana paraya eklenmesini hukuka aykırı bulmaktadır. Ayrıca, kamulaştırma bedeli veya kıdem tazminatı gibi yasal alacaklarda, faiz borcudnun ancak kesinleşmiş bir mahkeme kararından sonra asıl alacağa dönüşüp dönüşmeyeceği hususunda katı bir ayrım yapmaktadır.

6. Genel Değerlendirme ve Sonuç

Bileşik faiz yasağı, finansal adaletin fren mekanizmasıdır. Borcun katlanarak büyümesini engelleyerek, borçlunun sisteme olan borcunu bitirebilme umudunu korur.

Sonuç olarak, yüksek faiz borcuyla karşılaşanların hesap özetlerini incelemesi ve "faize faiz işletilip işletilmediğini" kontrol etmesi şarttır. Şişman Hukuk Bürosu olarak, icra takiplerindeki haksız faiz itirazları; banka dekontlarının bileşik faiz yönünden bilirkişi incelemesi ve finansal uyuşmazlıklarda borç savunması süreçlerinde uzman hukuk desteği sunmaktayız.

Kavramlar Listesine Dön