1. Dava Arkadaşlığı Kavramının Tanımı ve Mahiyeti
Normal bir davada bir davacı ve bir davalı bulunur. Ancak hayatın doğal akışında uyuşmazlıklar çoğu zaman birden fazla kişiyi ilgilendirir. Örneğin, bir mirasın paylaşımı davasında tüm mirasçılar, bir apartman yönetiminin aldığı kararın iptali davasında tüm kat malikleri sürece dahil olmalıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 57-60 arasında düzenlenen dava arkadaşlığı, yargılamanın tek bir elden yürütülmesini, usul ekonomisini (birden fazla dava açmak yerine tek dava açılmasını) ve çelişkili kararların önlenmesini sağlar. Dava arkadaşlığı, davanın "taraf" yapısını belirleyen en temel usul kuralıdır.
Mahiyet itibariyle dava arkadaşlığı, tarafların birbirine olan bağlılık derecesine göre ikiye ayrılır: İhtiyari (isteğe bağlı) ve Mecburi (zorunlu). Bu ayrım, davanın nasıl yürütüleceğini ve verilecek kararın kimleri bağlayacağını tayin eder.
2. İhtiyari Dava Arkadaşlığı (HMK m. 57)
İhtiyari dava arkadaşlığında, birden fazla kişinin birlikte dava açması veya onlara karşı dava açılması zorunlu değildir, ancak "mümkün" ve "yararlı"dır.
Şartları: Davacılar veya davalılar arasında hak veya borç birliği bulunması, taleplerin aynı sebepten doğması veya davaların benzer hukuki sebeplere dayanması gerekir. (Örneğin; aynı kazada yaralanan 10 yolcunun otobüs şirketine birlikte dava açması).
Hukuki Sonuç: İhtiyari dava arkadaşlığında her bir arkadaş "bağımsız" hareket eder. Birinin davasından feragat etmesi diğerini bağlamaz. Mahkeme her biri için ayrı ayrı hüküm kurar; birinin davası kabul edilirken diğerininki reddedilebilir.
3. Mecburi Dava Arkadaşlığı (HMK m. 58-60)
Mecburi dava arkadaşlığında, uyuşmazlığın niteliği gereği kararın tüm taraflar için "aynı" olması şarttır. Tarafların ayrı ayrı dava açma lüksü yoktur; ya birlikte hareket ederler ya da dava görülemez.
Maddi Mecburi Dava Arkadaşlığı: Birden fazla kişi arasında öyle bir hukuki ilişki vardır ki, hak ancak hep birlikte kullanılabilir. (Örneğin; elbirliği mülkiyetinde (miras ortaklığı) bir malın satışı veya korunması için tüm mirasçıların birlikte dava açması gerekir). Eğer biri eksikse mahkeme davayı usulden reddetmez, eksik arkadaşın davaya dahil edilmesi için süre verir.
Şekli Mecburi Dava Arkadaşlığı: Kanunun "birlikte açılmalıdır" dediği hallerdir.
Hukuki Sonuç: Mecburi dava arkadaşları "tek bir taraf" gibi hareket eder. Biri temyiz ederse hepsi etmiş sayılır. Karar hepsi için aynı yönde verilir (ya hep beraber kazanırlar ya hep beraber kaybederker).
4. Dava Arkadaşlığının Yargılama Sürecine Etkisi
Dava arkadaşlığının türü, tebligattan hükme kadar her şeyi değiştirir. Mecburi dava arkadaşlığında her bir arkadaşa ayrı ayrı tebligat yapılması zorunludur ve biri duruşmaya gelmese dahi diğeri onu temsil edebilir (bazı sınırlamalarla). İhtiyari dava arkadaşlığında ise her dosya sanki ayrı birer davaymış gibi "bağımsızlık ilkesi" çerçevesinde yürütülür. Ayrıca, vekalet ücreti ve yargılama giderleri de dava arkadaşlığının türüne göre (müştereken mi yoksa ayrı ayrı mı ödeneceği) mahkemece belirlenir.
5. Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu Yaklaşımları
Yargıtay, özellikle "miras" ve "ortaklık" uyuşmazlıklarında mecburi dava arkadaşlığı kuralının "re'sen" (kendiliğinden) gözetilmesi gerektiğini savunur. Yargıtay’a göre; "Taraf teşkilatı sağlanmadan (yani tüm mecburi dava arkadaşları davaya dahil edilmeden) verilen bir hüküm, yok hükmündedir ve mutlak bozma sebebidir."
Hukuk Genel Kurulu ise "Dahili Davacı/Davalı" müessesesi üzerinde durur. Eğer bir mecburi dava arkadaşı başlangıçta unutulmuşsa, mahkemenin ona tebligat çıkararak "davaya muvafakat ediyor musun?" diye sorması veya "dahili davalı" olarak eklemesi gerektiğini, davanın hemen reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını engelleyeceğini belirtmektedir. Bu, usuli hataların telafi edilmesine yönelik bir adaleti dengeleme çabasıdır.
6. Genel Değerlendirme ve Sonuç
Dava arkadaşlığı, adaletin "parçalanmış" değil, "bütüncül" bir şekilde dağıtılmasını sağlar. Kiminle birlikte hareket edeceğiniz veya kime karşı tek başına dava açabileceğiniz, usul hukukunun en stratejik başlangıç kararlarından biridir.
Sonuç olarak, çok ortaklı bir yapıda veya miras uyuşmazlıklarında taraf yapısını yanlış kurmak, davanızın esasına girilmeden yıllarca usulden reddedilmesine neden olabilir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, davalarımızın hazırlık aşamasında taraf yapısını mikroskopla inceler gibi analiz etmekteyiz. Mecburi dava arkadaşlıklarını doğru tespit ederek "taraf teşkilatı" eksikliği nedeniyle zaman kaybedilmesini önlemekte; ihtiyari dava arkadaşlıklarında ise müvekkillerimizin bağımsız savunma haklarını sonuna kadar koruyarak en etkili yargılama stratejisini yürütmekteyiz. Birlikte kazanmak için, doğru tarafta duruyoruz.