1. Hiyerarşi Kavramının Tanımı ve Mahiyeti
Hiyerarşi, bir kurum veya organizasyon yapısındaki üst makamın (üst), daha alt kademedeki görevli (ast) üzerindeki idari ve hukuki egemenlik gücüdür. İdare hukukunda hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği (Örn: İçişleri Bakanlığı, bir Belediye) içinde geçerlidir. Üst, hiyerarşiden aldığı yetkiyle; astının işlemlerini denetleyebilir, ona emir ve talimat verebilir, disiplin yetkisini kullanabilir ve personelin görev yerini kanunlar çerçevesinde değiştirebilir. Hiyerarşik yetki genel bir yetkidir; yani kanunda her bir emir için ayrı ayrı yetki verilmiş olması gerekmez, makamın kendisi bu yetkiyi doğurur.
2. Hiyerarşik Yetkinin Kapsamı
- Gözetim ve Denetim: Üst, altının işlerini her zaman kontrol edebilir.
- Düzeltme Yetkisi: Üst, altının yaptığı hukuka aykırı veya yerinde olmayan işlemi iptal edebilir (Vesaitten farkı budur).
- Emir Verme: Hizmetin gereklerine uygun olarak personeli sevk ve idare etme gücü.
3. Kanunsuz Emir ve Sınırlar (Anayasa m. 137)
Memur, üstünden aldığı emri hukuka aykırı bulursa yapmaz ve aykırılığı üste bildirir. Üst emrinde ısrar eder ve yazı ile yinelerse emir yapılır; ancak bu halde sorumluluk memurdan çıkar, emri verene geçer. Eğer emir suç teşkil ediyorsa, hiçbir şekilde yerine getirilmez; getirilirse memur da suçlu olur.
4. Hiyerarşi ve Vesayet Ayrımı
Hiyerarşi aynı evin içindeki baba-çocuk ilişkisi gibidir (Sıkı); vesayet ise komşu denetimi gibidir (Sınırlı).
5. Danıştay and Yüksek Yargı Yaklaşımları
Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Hiyerarşik yetkinin kötüye kullanılmaması"dır. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, hiyerarşi memura "keyfi muamele" yapma hakkı vermez. Üstün verdiği bir emir veya görev yeri değişikliği (tayin), hizmetin gereği değil de memuru "cezalandırma" amacı taşıyorsa (mobbing), Danıştay bu işlemi hiyerarşik yetkinin saptırılması nedeniyle iptal eder. Ayrıca üst, altının yerini alarak (onun adına) işlem tesis edemez; sadece işlemini denetleyebilir.
Mahkemeler arası uygulamada, "kanunsuz emir" konusu çok hassastır. Yargıtay ve Danıştay kararlarına göre, memurun "yazılı emir" almasına rağmen işlediği suçlar, eğer temel insan haklarını ihlal ediyorsa (Örn: İşkence, haksız tutuklama), memurun sorumluluğu kalkmaz. Son dönemde yargı, hiyerarşik baskı yoluyla memurlara yaptırılan usulsüz ihaleler veya ödemelerde "asıl failin emri veren kişi olduğu" ancak memurun da "itiraz etmeyerek" suça ortak olduğu yönünde kararlar geliştirmektedir. Ayrıca, üstün astı yerine bizzat imza atması durumunda "yetki aşımı" nedeniyle işlemin iptali yoluna gidilmektedir.
6. Genel Değerlendirme ve Sonuç
Hiyerarşi, idari mekanizmanın omurgasıdır. Bu omurgadaki kopmalar kaosu, gereğinden fazla katılık ise adaletsizliği doğurur.
Sonuç olarak, amirinden haksız veya kanunsuz emir alan memurlar için bu sürecin yasal zeminde yönetilmesi hayati önemdedir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, kamu görevlisi müvekkillerimizin amirleriyle yaşadığı yetki ve mobbing uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık yapmakta; hiyerarşik baskı altında kalan memurun yasal haklarını İdare Mahkemelerinde savunarak memuriyet onurunun korunmasını sağlamaktayız.