1. İdari Vekalet Kavramının Tanımı ve Mahiyeti
İdari vekalet, kamu bürokrasisinde bir kadronun veya makamın kanuni sahibi olan kamu görevlisinin izin, hastalık, görevden uzaklaştırma gibi nedenlerle geçici olarak görevinden ayrılması veya kadronun boşalması durumunda, bu makamın yetkilerinin geçici olarak başka bir kamu görevlisi tarafından yürütülmesidir (657 Sayılı Kanun m. 86). Özel hukuktaki temsil ilişkisinden farklı olarak idari vekalet, şahıslar arasındaki bir irade beyanıyla değil, idari bir "atama/onay" işlemiyle kurulur. Vekil, asil gelene veya yeni bir atama yapılana kadar asilin tüm idari yetkilerini, kanunsuz emirler hariç olmak üzere kullanır.
2. Vekalet Türleri
- Dolu Kadroya Vekalet: Makam sahibi yerindedir ancak geçici mazereti (izin/rapor) vardır.
- Boş Kadroya Vekalet: Makama henüz bir atama yapılmamış veya asil görevli istifa/ihraç edilmiştir.
- Zorunlu Vekalet: Kanun gereği yardımcının (Örn: Vali yardımcısı) otomatik olarak yerine bakması.
3. Vekalet Ücreti ve Mali Haklar
Vekaleten görevlendirilen memur, belirli şartlar altında (Örn: 3 aydan fazla sürmesi ve asıl kadro şartlarını taşıması gibi) vekalet aylığı almaya hak kazanır. Ancak "vekalet" süreci çoğu zaman bir "ek ödeme" uyuşmazlığına dönüşür.
4. Görevin Sınırları
Vekil, asilin yetkilerini kullanırken "yetki devri" yapamaz ve asilin "şahsa sıkı sıkıya bağlı" (Örn: Tezkere hazırlama) bazı özel yetkilerini kullanmakta kısıtlanabilir.
5. Danıştay and Yüksek Yargı Yaklaşımları
Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Vekaletin istisnai ve geçici olması"dır. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir makamın yıllarca "vekaleten" yönetilmesi hukuk devleti ilkesine aykırıdır; idare makul sürede asaleten atama yapmalıdır. Danıştay, asilin sahip olduğu "asgari liyakat şartlarını" (Örn: Fakülte mezunu olma, belirli bir hizmet yılı) taşımayan kişilerin o makama vekaleten atanmasını "hizmetin gereklerine aykırı" bularak iptal etmektedir.
Mahkemeler arası uygulamada, "vekalet aylığı" davaları en yaygın olanlarıdır. Danıştay, memur asıl kadro şartlarını taşıyorsa ve görevi fiilen yürütüyorsa, idarenin "vekalet onayı çıkarmamış olmasını" bir engel saymayarak "angarya yasağı" gereği ödeme yapılmasına hükmetmektedir. Son dönemde yargı, "vekaleten görevlendirme"nin memuru cezalandırma veya sürgün aracı (geçici görevlendirme ile karışık) olarak kullanılmasına karşı sert tedbirler almaktadır. Ayrıca, vekilin aldığı kararların hukuki sorumluluğunun, "yetki ve imza" prensipleri gereği bizzat vekile ve kuruma ait olduğu yüksek yargıca vurgulanmaktadır.
6. Genel Değerlendirme ve Sonuç
Vekalet, devlet çarkının bir an bile durmamasını sağlayan geçici bir yataktır. Ancak bu yatağın kalıcı hale gelmesi, liyakat sistemini çürüten bir bürokratik hastalıktır.
Sonuç olarak, vekaleten yürütülen görevlerde mali hakların (tazminatlar, vekalet ücreti) eksik ödenmesi veya usulsüz bir vekalet atamasına maruz kalınması durumunda yasal süreç işletilmelidir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, kamu görevlisi müvekkillerimizin vekalet süreçlerindeki mali haklarını korumakta; usulsüz "vekil" atamalarıyla liyakat hakları elinden alınan asil adayların davalarını İdare Mahkemelerinde titizlikle takip etmekteyiz.