avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul

Kişilik hakkı, hukuk düzeninin insana verdiği en temel değerdir. Bireyin varlığını, başkalarının keyfi müdahalelerinden koruyan aşılmaz bir sınırdır.

1. Kişilik Hakkı Kavramının Tanımı ve Mahiyeti

Kişilik hakkı, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 23-25. maddeleri arasında düzenlenen, bireyin toplum içindeki varlığını sürdürürken sahip olduğu tüm maddi ve manevi değerler üzerindeki mutlak haktır. Bu hak; insanın yaşamı, sağlığı, bedensel bütünlüğü, şeref ve haysiyeti, resmi, sesi, özel hayatı ve adı gibi unsurları kapsar. Kişilik hakları, kişiye sıkı sıkıya bağlı olup başkasına devredilemez, mirasa geçmez ve bu haktan önceden feragat edilemez. Hukuk düzeni, kişiyi sadece başkalarına karşı değil, bazen "kendi kendisine karşı" da korur (Örn: Kölelik sözleşmesi yapılamaz). Kişilik hakkına saldırılması durumunda, failin "kusurlu" olup olmamasına bakılmaksızın saldırının durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talep edilebilir.

2. Kişilik Haklarının Kapsamı

3. Koruma Davaları (Hukuk Davaları)

Saldırıya son verilmesi (Durdurma), Saldırı tehlikesinin önlenmesi, Saldırının hukuka aykırılığının tespiti, Maddi ve Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan temel yollardır.

4. Hukuka Uygunluk Sebepleri

Kişinin rızası, üstün nitelikli kamu yararı (Örn: Basın özgürlüğü dairesinde haber yapma) veya kanunun verdiği yetki varsa kişilik hakkına müdahale hukuka uygun sayılabilir.

5. Yargıtay and Anayasa Mahkemesi Yaklaşımları

Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Şeref ve haysiyetin her türlü ekonomik çıkarın üzerinde olması"dır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sosyal medya üzerinden yapılan bir paylaşım veya bir haber; eğer "gerçek dışıysa" veya "hakaret içeriyorsa" kişilik haklarına saldırı teşkil eder ve tazminat gerektirir. Yargıtay, kamuya mal olmuş kişilerin (siyasetçi, sanatçı vb.) kişilik haklarının "eleştiri sınırları" dahilinde biraz daha esnek korunabileceğini, ancak özel hayatın mahremiyetinin hiçbir zaman ihlal edilemeyeceğini vurgulamaktadır. Anayasa Mahkemesi ise, "İlelebet unutulma hakkı" ve "şeref-haysiyetin korunması"nı anayasal mülkiyet hakkı kadar kutsal saymaktadır.

Mahkemeler arası uygulamada, "manevi tazminatın miktarı" en çok tartışılan konudur. Yargı, manevi tazminatın bir "zenginleşme aracı" olmaması gerektiğini ancak "caydırıcı" ve "acıyı dindirici" düzeyde belirlenmesini şart koşmaktadır. Son dönemde Yargıtay, bir hastanın rızası olmadan ameliyat görüntülerinin paylaşılmasını veya bir kişinin telefon numarasının izinsiz dağıtılmasını ağır bir kişilik hakkı ihlali olarak görmekte ve yüksek tazminatlara hükmetmektedir. Ayrıca, ölen kişinin kişilik değerlerinin (haysiyeti gibi) yakınları tarafından "mirasçı" sıfatıyla değil, "kendi manevi bütünlükleri zarar gördüğü" için korunabileceği kabul edilmektedir.

6. Genel Değerlendirme ve Sonuç

Kişilik hakkı, onurlu bir yaşamın teminatıdır. Bireyin hukuk dünyasındaki saygınlığının ve huzurunun yasal sigortasıdır.

Sonuç olarak, şeref ve haysiyete yönelik bir saldırı, internetteki asılsız haberler veya özel hayatın gizliliğinin ihlali durumlarında tazminat ve içerik kaldırma yolları mevcuttur. Şişman Hukuk Bürosu olarak, kişilik haklarına yönelik saldırıların durdurulması; manevi tazminat davalarının takibi ve dijital platformlardaki itibarın korunması süreçlerinde uzman dava vekilliği sunmaktayız.

Kavramlar Listesine Dön