1. Risk Değerlendirmesi Kavramının Tanımı ve Mahiyeti
Risk değerlendirmesi, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 10. maddesinde düzenlenen; iş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin analizi ve derecelendirilmesi ile kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması sürecidir. Bu süreç bir defalık bir işlem değil, iş yerinin yaşam döngüsü boyunca devam eden dinamik bir denetimdir. Risk değerlendirmesi sayesinde işveren, "bilmiyordum" veya "kaza olacağı aklıma gelmezdi" savunmasını yapamaz; zira bu belgeyle tüm olasılıklar masaya yatırılmış olur. Belge, iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri tarafından hazırlanan, işverenin de onayladığı yasal bir yol haritasıdır.
2. Risk Değerlendirmesi Adımları
- Tehlikelerin Belirlenmesi: Fiziksel, kimyasal, biyolojik ve psikososyal risklerin tek tek yazılması.
- Risklerin Analizi: Meydana gelme ihtimali ve doğuracağı sonuçların şiddetinin puanlanması (L Matrisi vb.).
- Kontrol Tedbirleri: Önceliğin riski kaynağında yok etmeye (ikame) verilmesi.
- Dokümantasyon: Tüm bu sürecin yazılı hale getirilmesi.
3. Risk Değerlendirmesi Ekibi
Değerlendirme; işveren, İSG uzmanı, iş yeri hekimi, çalışan temsilcisi ve destek elemanından oluşan bir kurul tarafından kolektif bir akıl ile yapılmalıdır.
4. Yenilenme Süreleri
Risk değerlendirmesi; çok tehlikeli sınıfta en geç 2 yılda, tehlikeli sınıfta 4 yılda ve az tehlikeli sınıfta 6 yılda bir yenilenmelidir. Ayrıca ciddi bir kaza veya teknoloji değişikliğinde süre beklenmeksizin güncellenir.
5. Yargıtay and İlliyet Bağı Perspektifi
Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Risk değerlendirmesinin kağıt üzerinde kalmaması"dır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, risk değerlendirmesinde bir risk tespit edilip buna dair bir önlem (Örn: "Korkuluk yapılmalı") yazılmış ancak o önlem kaza anında alınmamışsa, bu durum işverenin doğrudan "kasta varan kusuru" olarak değerlendirilebilir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, jenerik (kopyala-yapıştır) risk değerlendirme raporlarını hukuken geçersiz saymakta ve o iş yerine özel bir inceleme görmemektedir.
Mahkemeler arası uygulamada, "kazanın öngörülebilirliği" risk değerlendirmesi üzerinden ölçülür. Yargı, raporda yer almayan bir tehlikenin kazaya neden olması durumunda, bu eksikliği "yetersiz risk değerlendirmesi" olarak niteler ve ekibine (uzman ve hekim dahil) kusur yükleyebilir. Son dönemde Yargıtay, risk değerlendirmesi yapılmamış bir iş yerinde olan kazaların, işverenin "sonuçları bildiği ama önlem almadığı" yönünde yorumlamaktadır. Risk değerlendirmesi kaynaklı uyuşmazlıklarda 10 yıllık zamanaşımı süresi işler.
6. Genel Değerlendirme ve Sonuç
Risk değerlendirmesi, modern iş hukukunun "önleyicilik" ilkesinin omurgasıdır. Görülmeyen risk, en büyük tehlikedir.
Sonuç olarak, iş yerlerindeki risklerin periyodik olarak analiz edilmesi ve raporlarda yazan önlemlerin hayata geçirilmesi hem işçinin canını hem de işverenin hukuki geleceğini korur. Şişman Hukuk Bürosu olarak, iş kazası dosyalarında risk değerlendirme raporlarının teknik analizi; eksik hazırlanan raporların hukuki sonuçları ve İSG denetimleri süreçlerinde uzman hukuk desteği sunmaktayız.