1. Satıştan Kaçınma Kavramının Tanımı ve Mahiyeti
Satıştan kaçınma, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesinde düzenlenen; vitrinde sergilenen, raflarda bulunan veya işletmenin stoklarında mevcut olan bir malın, tüketicinin o malın her zamanki bedelini ödemeye hazır olmasına rağmen satılmamasıdır. Hukukumuza göre, bir malın üzerinde "satılık değildir" veya "numunedir" ibaresi bulunmadığı sürece vitrinde sergilenmesi, o malın o fiyattan "icap (teklif)" edildiği anlamına gelir. Tüketicinin "alıyorum" demesiyle sözleşme kurulmuş sayılır. Satıcının; "bu ürünü sadece tanıdıklarıma satıyorum", "fiyatı değişecek", "elimizde var ama satmıyoruz" gibi gerekçelerle satışı reddetmesi hukuka aykırıdır. Bu yasağın temel amacı, karaborsacılığı (stokçuluk) önlemek, piyasa dengesini korumak ve sözleşme hürriyetinin kötüye kullanılmasını engellemektir.
2. Mal ve Hizmet Sağlamadan Kaçınmanın Unsurları
- Görünür Olma: Malın vitrinde veya rafta teşhir edilmesi (teklif sayılır).
- Haklı Sebep Yokluğu: Ticari teamüller dışında, malın stokta olmasına rağmen satılmaması.
- Koşullu Satış Yasağı: Bir malın satışının, başka bir malın alımına veya hizmetin belirlenen koşullar dışında yapılmasına bağlanması.
- Hizmetten Kaçınma: Kafe, otel gibi işletmelerin haklı bir sebep (doluluk, teknik arıza vb.) olmaksızın hizmet sunmayı reddetmesi.
3. Stokçuluk ve İdari Para Cezaları
Satıştan kaçınma eylemi, sadece tüketici hukukunu değil, aynı zamanda "Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu" mevzuatını da ilgilendirir. Stokçuluk yaptığı saptanan işletmelere milyonlarca lirayı aşan ağır idari para cezaları kesilebilir.
4. Etiket Fiyatı ile Kasa Fiyatı Arasındaki Fark
Satıştan kaçınma kapsamında; raf fiyatı düşük, kasa fiyatı yüksek çıkan durumlarda tüketici lehine olan (düşük) fiyatın uygulanması zorunludur. Satıcı "etiket yanlış olmuş" diyerek malı satmaktan kaçınamaz.
5. Yargıtay and Danıştay Perspektifi
Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Teşhir edilen her malın satışa sunulmuş sayılması"dır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir otomobil bayisinin stoklarında araç bulunmasına rağmen "araç yok" diyerek tüketiciyi geri çevirmesi veya araca ek aksesuar zorunluluğu getirmesi satıştan kaçınma suçunu oluşturur. Yargıtay, bu durumlarda tüketicinin malın emsal değerinden mahrum kaldığı gerekçesiyle tazminat taleplerini kabul etmektedir. Danıştay ise, Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin yaptığı baskınlarda stoklarda mal bulunduğu halde reyonda olmadığına dair tutulan tutanakları, idari yaptırım için kesin delil saymaktadır.
Mahkemeler arası uygulamada, "ayrımcılık yasağı" ile satıştan kaçınma arasındaki bağ kritiktir. Yargı; bir otelin veya restoranın, müşterinin ırkı, dili veya cinsiyeti nedeniyle "yerimiz kalmadı" diyerek hizmetten kaçınmasını hem tazminat hem de kamu davası konusu yapmaktadır. Son dönemde Yargıtay, e-ticaret sitelerindeki "sipariş gelmesine rağmen iptal edilen" işlemleri, satıcının fiyat artışı beklemesi durumunda satıştan kaçınma olarak nitelendirmekte ve satıcıyı ayıplı hizmetten sorumlu tutmaktadır.
6. Genel Değerlendirme ve Sonuç
Satıştan kaçınma yasağı, serbest piyasa ekonomisinin "ahlak yasasıdır". Arz ve talep arasındaki adil dengenin, satıcı tarafından manipüle edilmesini engeller.
Sonuç olarak, stokta olan bir malı alamayan veya teşhir edilen ürünü etiket fiyatından satılmayan tüketicilerin; zabıtaya, Ticaret İl Müdürlüğü'ne veya Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurması şarttır. Şişman Hukuk Bürosu olarak, otomobil ve konut satışındaki stokçuluk uyuşmazlıkları; haksız fiyat artışı bildirimleri ve satıştan kaçınma nedeniyle doğan maddi zararların tazmini süreçlerinde uzman hukuk hizmeti sunmaktayız.