1. Sorgu Kavramının Tanımı
Sorgu, iki aşamada gerçekleşir: Soruşturma sırasında tutuklama talebiyle sevkedilen şüphelinin Sulh Ceza Hakimi tarafından dinlenmesi ve kovuşturma (dava) aşamasında mahkeme heyeti tarafından dinlenmesidir. Sorgunun amacı, hakimin sanığı bizzat görerek, onun anlatımlarını, beden dilini ve olayla ilgili çelişkilerini değerlendirmesidir. Sorgu, adaletin "doğrudanlığı" ilkesinin bir sonucudur. Sanık, bu aşamada savcının iddianamesine karşı en kapsamlı savunmasını hakim huzurunda yapar.
2. İfade ile Sorgu Arasındaki Kritik Farklar
- Makam Farkı: İfadeyi polis veya savcı alır; sorguyu sadece hakim yapar.
- Hukuki Sonuç: Sorgu sonucunda hakim "tutuklama" gibi özgürlüğü kısıtlayıcı bir karar verebilir.
- İspat Gücü: Hakim huzurunda yapılan sorgudaki kabuller (ikrar), mahkeme için çok daha güçlü bir delildir ve geri dönülmesi daha zordur.
3. Sorgu Sırasındaki Haklar
Sorguya alınan kişinin hakları ifade alma haklarıyla paraleldir ancak daha sıkı korunur. Hakim, sanığa yüklenen suçu iyice anlatmalı, müdafi (avukat) yardımından yararlanıp yararlanmayacağını sormalı ve "susma hakkı"nın olduğunu bizzat hatırlatmalıdır. Sorgu işlemi görüntülü ve sesli (SEGBİS) olarak kaydedilebilir.
4. Uygulama Alanı
Özellikle gece yarısı yapılan "nöbetçi mahkeme" (tutuklama sorgusu) işlemleri uygulamadaki en sıcak sorgu anlarıdır. Ayrıca davanın ilk duruşmasında yapılan "sanık sorgusu", dosyanın kaderini belirleyen asıl mihenk taşıdır.
5. Yargıtay ve Mahkeme Yaklaşımları
Yargıtay, sorgunun "şekli" bir işlem olmadığını, bir hak olduğunu vurgular. Sanığın gıyabında (yüzüne karşı olmadan) sorgu yapılamayacağını, sorgu yapılmadan mahkumiyet kararı verilemeyeceğini mutlak bozma sebebi sayar. Yargıtay'ın en önemli içtihatlarından biri; sorguda sanığa tüm delillerin tek tek okunması ve bunlar hakkında beyanının alınması zorunluluğudur.
Mahkemeler, sorgu sırasında sanığın üzerindeki baskıyı kaldırmakla yükümlüdür. Yargıtay, sorgu odasındaki fiziksel şartların bile iradeyi sakatlamaması gerektiğini belirtir. Eğer sanık sorgusunda bir suç ortağının adını vermişse (ve kendisi bu sorguyu avukat eşliğinde imzalamışsa), Yargıtay bu beyanı diğer suç ortağı için mahkumiyete esas alırken "yan delillerle desteklenmesi" şartını arar. Sorgu tutanağına geçirilmemiş bir beyanın, sırf hakim "ben öyle duymuştum" diyerek karara esas alması Yargıtay tarafından usul hatası sayılır. Son yıllarda Yargıtay, sanığın "savunma stratejisine müdahale edilmeksizin" yapılan özgür sorguların adil yargılanmanın temel taşı olduğunu her kararında hatırlatmaktadır.
6. Değerlendirme ve Sonuç
Sorgu, sanığın kaderinin hakimin iki dudağı arasında değil, hukukun ve vicdanın süzgecinde olduğu andır. Sanık için en büyük savunma kalesi sorgu kürsüsüdür.
Sonuç olarak, sorgu anında verilecek cevapların netliği ve hukuki dayanağı, tutukluluktan kurtulmanın veya beraatin kapısını açar. Şişman Hukuk Bürosu olarak, Sulh Ceza Hakimliklerindeki tutuklama sorgularında ve ağır ceza mahkemelerindeki duruşmalı sorgularda, müvekkillerimizin beyanlarını stratejik bir bütünlük içinde sunarak hakimin kanaatini en olumlu yönde şekillendirmekteyiz.