avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul

Sözleşme faizi (Akdi Faiz), bir borç ilişkisinde tarafların, paranın kullanımı veya iadesi durumunda uygulanacak faiz oranını kendi özgür iradeleriyle belirledikleri faiz türüdür. İrade özerkliği ilkesinin para borçlarındaki yansımasıdır.

1. Sözleşme Faizi Kavramının Tanımı

Sözleşme faizi, kanunun belirlediği "yasal faiz"den farklı olarak, tarafların bir sözleşme maddesiyle üzerinde mutabık kaldıkları özel oranlı faizdir. Bu faiz, iki ayrı aşamada kararlaştırılabilir: Biri borcun vadesine kadar işleyecek olan "anapara (kapital) faizi", diğeri ise borcun gecikmesi halinde uygulanacak olan "temerrüt (gecikme) faizi"dir. Sözleşme faizinin varlığı, tarafların "kanuni oranları yeterli görmemesi" ve kendi risk/getiri dengesini kurmak istemesinden kaynaklanır.

Geçmişte bu serbestlik sınırsız gibi görünse de, modern hukuk sistemleri zayıf tarafı (borçluyu) korumak ve tefecilik faaliyetlerini engellemek için sözleşme faizine çok katı tavan oranlar getirmiştir. Dolayısıyla günümüzde sözleşme faizi, "sınırsız bir özgürlük" değil, "kanunun çizdiği çerçeve içinde bir serbestlik" durumudur.

2. Hukuki Niteliği

Sözleşme faizi, niteliği itibarıyla bir "irade beyanı"dır. Sözleşme özgürlüğü (TBK m. 26) kapsamında kişilerin kendi ekonomik ilişkilerini biçimlendirmesine imkan tanır. Hukuki geçerliliği için sözleşmenin yapıldığı andaki yasal sınırlara uygun olması şarttır. Eğer kararlaştırılan faiz oranı yasal sınırları aşıyorsa, sözleşme tamamen geçersiz olmaz; sadece sınırı aşan kısım geçersiz sayılır ve kanuni tavan seviyesine indirilir (kısmi geçersizlik).

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, sözleşme faizini "adi borçlar" için iki farklı başlıkta sınırlandırmıştır. TBK m. 88 anapara faizini, TBK m. 120 ise temerrüt faizini limite bağlar. Bu sınırlamalar kamu düzeninden olup taraflar "biz kendi aramızda %500 faize razıyız" deseler bile hakim bu maddeyi re'sen (kendiliğinden) uygulamak zorundadır.

3. Sözleşme Faizindeki Yasal Sınırlar

Türk hukukunda (ticari işler hariç) uygulanan tavan oranlar şunlardır:

4. Uygulama Alanı

Sözleşme faizi en çok özel borç senedi (protokol) düzenleyen kişiler arasında görülür. Ayrıca finans kuruluşları dışındaki şirketlerin kendi aralarındaki cari hesap veya borçlanma ilişkilerinde sıklıkla kullanılır. Kira sözleşmelerinde "geciken kira bedeli için aylık %10 faiz uygulanır" gibi maddeler aslında birer sözleşme faizi denemesidir (ancak yukarıdaki yasal sınırlara çarpabilir).

Banka kredilerinde de uygulanan faiz aslında bir sözleşme faizidir; ancak bankacılık mevzuatı (Tüketici Kanunu ve Merkez Bankası tebliğleri) bu faizlerin oranlarını ve hesaplama yöntemlerini özel bir rejime tabi tutmuştur. Dolayısıyla bireysel kredi veya kredi kartı faizleri, Borçlar Kanunu'ndaki kısıtlamalardan ziyade kendi özel kanunlarındaki sınırlar dahilinde geçerlilik kazanır.

5. Yargıtay ve Mahkeme Yaklaşımları

Yargıtay, tarafların belirlediği fahiş faiz oranları konusunda "kanuni indirim" ilkesini katı bir şekilde uygular. Bir sözleşmede yasal sınırın üzerinde faiz kararlaştırılmışsa, mahkemeler davalının bir talebi olmasa bile faizi otomatik olarak kanuni sınıra çekerler. Yargıtay'ın en hassas olduğu bir diğer konu da "bileşik faiz" (faize faiz yürütülmesi) yasağıdır. Sözleşme faizi istenirken, faiz tutarının üzerine tekrar faiz işletilmesi sözleşmeyle dahi mümkün kılınamaz (ticari işler hariç).

Mahkemeler, faiz başlangıç tarihi olarak sözleşmede belirlenen vadenin dolduğu günü esas alırlar. Eğer sözleşmede vade belli değilse, alacaklının usulüne uygun ihtarı (temerrüt) sonrasında sözleşmedeki özel faiz oranı işlemeye başlar. Yargıtay, "ceza koşulu" (cezai şart) ile sözleşme faizinin bir arada istendiği durumlarda, ekonomik sömürüyü önlemek adına dürüstlük kuralı çerçevesinde dengeleme yapabilmektedir.

6. Değerlendirme ve Sonuç

Sözleşme faizi, parayı veren tarafa "ekonomik güvence" sağlarken borç alan tarafı da "öngörülebilir bir maliyet" içine sokar. Ancak irade serbestisinin kalkanı altına sığınarak yapılan orantısız faiz dayatmaları, bugün modern Türk hukuku tarafından titizlikle elenmektedir.

Sonuç olarak, bir sözleşmeye faiz maddesi eklenirken yasal tavan oranların hesaplanması ve ticari/adi iş ayırımının yapılması, sözleşmenin geçerliliği ve alacağın tahsil kabiliyeti için hayati önemdedir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, sözleşme hazırlama aşamasında yasal sınırlara uygun faiz kurguları oluşturulması ve mevcut fahiş faizlerin mahkemece indirilmesi süreçlerinde danışmanlık vermekteyiz.

Kavramlar Listesine Dön