avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul

Tam ehliyet, özgür bireyin hukuk sahnesindeki tam yetkisidir. Hem en büyük özgürlük hem de en ağır yasal sorumluluktur.

1. Tam Ehliyet Kavramının Tanımı ve Mahiyeti

Tam ehliyet, medeni hukuk sistemimizin kişi tasavvurunda en üst basamağı temsil eder. Bir kişinin, hukuk düzeni tarafından öngörülen üç temel şartı (ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmama) kümülatif olarak kendisinde toplaması halidir. Tam ehliyetli bir birey, hiç kimseden onay veya izin almaksızın; mülk alım satımı yapabilir, şirket kurabilir, kefil olabilir ve her türlü riskli borç ilişkisine girebilir. Aynı zamanda bu kişi, sebep olduğu haksız fiillerden dolayı (kusuruyla birine zarar vermesi halinde) tüm malvarlığı ile sınırsız olarak sorumludur. Hukuk, tam ehliyetli kişiyi "kendi çıkarlarını en iyi kendisi koruyabilecek" olgunlukta kabul eder.

2. Tam Ehliyetin Üç Altın Şartı

3. İşlemlerin Geçerliliği

Tam ehliyetli bir kişinin attığı her imza, beyan ettiği her irade hukuk dünyasında derhal ve tam olarak sonuç doğurur. "Cahilliğimden yaptım" veya "düşünemedim" gibi savunmalar, hata veya hile ispatlanmadıkça ehliyet kurumunu geçersiz kılmaz.

4. Haksız Fiil Sorumluluğu

Sadece sözleşmelerde değil; trafik kazası, iftira veya mala zarar verme gibi haksız fiillerde de tam ehliyetli kişi, yaş veya akıl zayıflığına sığınamaz.

5. Yargıtay and Bölge Adliye Mahkemesi Yaklaşımları

Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Ehliyetin asıl, ehliyetsizliğin istisna olması"dır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir kişinin tam ehliyetli olmadığı iddiası "kesin delillerle" ve özellikle "klinik bulgularla" ispatlanmalıdır. Kişinin yaşlı olması veya fiziksel engeli bulunması, onun tam ehliyetli statüsünü kendiliğinden bozmaz. Ancak Yargıtay, özellikle taşınmaz devirleri gibi ağır sonuçlu işlemlerde; 65 yaş üstü kişilerin ehliyetine yönelik "şüphe" uyanması halinde, işlemin hastane raporuyla (sağlık kurulu) teyit edilmemiş olmasını işlemin iptali için bir karine sayabilmektedir.

Mahkemeler arası uygulamada, "idrak ve irade birliği" kritiktir. Yargı, kişinin ismini bilmesi veya fiziksel hareketlerinin normal olmasıyla yetinmez; işlemin "ekonomik sonucunu kavrayıp kavrayamadığını" denetler. Son dönemde Yargıtay, dolandırıcılık vakalarında "tam ehliyetli" olan mağdurların; sırf yaşlılık veya saflık nedeniyle yaptıkları hatalı ödemelerde, karşı tarafın kötü niyetini ispatlamadıkça ehliyet savunmasına itibar etmeme eğilimindedir. Ayrıca, tam ehliyetli kişilerin kefalet sözleşmelerinde "eş rızası" gibi yasal sınırlamalar saklı tutularak, ehliyetin mutlaklığı dürüstlük kuralıyla dengelenmektedir.

6. Genel Değerlendirme ve Sonuç

Tam ehliyet, kişisel bağımsızlığın hukuki mührüdür. Bireyin hukuk evreninde kendi kararlarının tek hakimi olduğunun tescilidir.

Sonuç olarak, tam ehliyetli bir kimsenin yaptığı işlemlerin "ehliyetsizlik" iddiasıyla korunmaya çalışılması veya ehliyetli kişinin yaptığı bir işlemin haksız yere iptali durumlarında profesyonel bir savunma gereklidir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, tam ehliyetli müvekkillerimizin işlem güvenliğini sağlamakta ve ehliyet durumuna dayalı itirazlarda tıbbi/hukuki veriler eşliğinde uzman vekillik yapmaktayız.

Kavramlar Listesine Dön