avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul

Tanık gideri, tanıklığın bir mahmulu (yükü) değil, bir vatandaşlık görevi olduğunu hatırlatan; ancak bu görev sırasında kişiyi maddi zarara uğratmamayı amaçlayan bir masraf kalemidir.

1. Tanık Gideri Kavramının Tanımı ve Hukuki Mahiyeti

Tanık gideri (HMK m. 285), mahkemece veya savcılıkça dinlenilmesine karar verilen tanığa, harcadığı zaman ile orantılı bir ücret ve eğer dışarıdan geliyorsa yol, konaklama ve beslenme giderlerinin ödenmesidir. Hukukumuzda tanıklık yapmak zorunludur ve bu zorunlu görev yerine getirilirken kişinin asgari harcamalarının karşılanması bir hak olarak tanınmıştır. Bu gider, tanığın "hizmet ücreti" değil, sadece işinden ve zamanından geri kalmasının sembolik bir tazminidir.

Tanık gideri tutarları, her yıl yayınlanan "Tanıklık Ücret Tarifesi" ile belirlenir. Bu ücret, tanığın sosyal durumuna veya mesleğine göre değil, tarifedeki sabit limitler dahilinde hakim tarafından takdir edilir.

2. Tanık Giderinin Hukuki Niteliği

Tanık gideri, "yargılama giderleri"nin bir alt kalemidir. Hukuki niteliği itibariyle, tanığı davet eden tarafın (davacı veya davalı) yatırmış olduğu "gider avansı"ndan karşılanır. Eğer tanık mahkemece resen çağrılmışsa, gider devlet hazinesinden veya taraflardan eşit olarak tahsil edilir. Tanığa bu ödemenin yapılması için tanığın talepte bulunması gerekmez; hakim duruşma sonunda bu ücreti resen belirler.

3. Giderin Kapsamı ve Ödeme Koşulları

4. Uygulama Alanı

Ceza davalarında tanık giderleri genellikle devlet hazinesinden ödenip davanın sonunda haksız çıkandan tahsil edilirken; hukuk davalarında masrafı yatırmayan tarafın tanığı dinlenmeyebilir. Bu durum davanın ispat gücünü doğrudan etkiler.

5. Yargıtay and Mahkeme Yaklaşımları

Yargıtay tarafından benimsenen genel ilke; "Tanık ücretinin yatırılmamasının, tanığın dinlenilmemesi için tek başına geçerli bir mazeret olabileceği" yönündedir. Ancak Yargıtay'ın en önemli çekincesi, tarafa "tanık giderini yatırması için" uygun bir süre verilip verilmediğidir. Yargıtay, mahkemelerin hiçbir süre vermeden veya çok kısa süre vererek "tanık masrafı yatmadı" diyerek davanın ispatlanmamış sayılmasını savunma hakkının kısıtlanması olarak görür.

Mahkemeler arası uygulamada, "talimatla" (başka şehirden) dinlenecek tanıklar için gidere ek olarak tebligat ve yazışma masrafları da eklenir. Yargıtay, bir tanığın mahkemeye gelmemesi üzerine "zorla getirme" kararı verilmişse, buna ilişkin masrafların da tanığa değil, o tanığı çağıran tarafa (veya duruma göre haksız çıkana) yükletilmesi gerektiğini vurgular. Son dönemde Yargıtay, tanıklık görevini suistimal eden, kasten gelmeyen kişilere yönelik disiplin para cezası ile bu giderlerin tahsilatı konusundaki mekanizmanın kararlılıkla işletilmesini savunmaktadır. Ayrıca Yargıtay, tanığın davanın tarafı olan şirket çalışanı olması durumunda dahi, şahsına yönelik tanıklık ücretinin ödenmesi gerektiğini, bunun bir şahsi hak olduğunu karara bağlamıştır.

6. Genel Değerlendirme ve Sonuç

Tanık gideri, adaletin gerçekleşmesi için doğru bilgiye ulaşma yolunda atılan bir adımdır. Maddi bir yük gibi görünse de, bir davanın düğümünü çözecek olan tanığın kapısına kadar yargı hizmetinin gitmesini sağlar.

Sonuç olarak, tanık giderlerini zamanında yatırmak davanın selameti için elzemdir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, tanık listelerimizi mahkemeye sunarken gider avanslarımızı tanık sayısına ve olası yol masraflarına göre titizlikle ayarlamakta; müvekkillerimizin en önemli delillerinden olan tanık beyanlarının "masraf noksanlığı" gibi teknik nedenlerle dosya dışında kalmasına asla izin vermemekteyiz.

Kavramlar Listesine Dön