1. Taşeron İşçi Kavramının Tanımı ve Alt İşveren İlişkisi
Taşeron işçi, idare hukukundaki adıyla "alt işveren işçisi", bir kamu kurumunun (Asıl işveren) ihale yoluyla bir özel şirketten (Alt işveren) hizmet alması ve bu şirketin de işlerini yürütmek üzere personel çalıştırmasıdır. Bu modelde işçinin resmi işvereni özel firmadır; ancak işçi kamu binasında, kamu mallarını kullanarak ve kamu hiyerarşisi altında çalışır. Bu çelişkili durum, "muvazaa" (danışıklı işlem) tartışmalarını doğurmuş ve yıllarca süren davalar neticesinde 2018 yılında 696 Sayılı KHK ile büyük bir dönüşüm yaşanmıştır. Taşeron işçilerin büyük kısmı "Sürekli İşçi" veya "Belediye Şirket İşçisi" statüsüne geçirilerek kamu bünyesine alınmıştır.
2. 696 Sayılı KHK ve Kadroya Geçiş Süreci
- Merkezi İdare: Bakanlıklarda çalışan taşeronlar doğrudan "4/D" statüsünde sürekli işçi oldu.
- Belediyeler: Belediye taşeronları, belediye iktisadi teşebbüslerine (şirketlerine) aktarıldı (Tam kadro değil, şirket işçiliği).
- Kısıtlamalar: Kadroya geçerken "tahkimden feragat" ve "davadan vazgeçme" gibi zorunlu şartlar getirilmiştir.
3. Muvazaa Davaları ve Kazanamayan Haklar
Eskiden taşeron işçiler, yaptıkları işin "asıl iş" (Örn: temizlik değil, veri giriş personeli olarak memur işi yapma) olduğunu belirterek devlete karşı "muvazaa davaları" açmaktaydılar. Bu davalarla memurla aynı haklara sahip olunabiliyordu.
4. Güncel Durum: Kitlerdeki Taşeronlar ve Belediye Şirketleri
Kadrodan mahrum kalan KİT taşeronları ile belediye şirketine geçenlerin "maaş farkı" ve "tayin hakkı" beklentileri halen güncel birer hukuki problemdir.
5. Yargıtay and İş Mahkemeleri Yaklaşımları
Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Asıl işverenin (devletin) ortak sorumluluğu"dur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir taşeron şirketi işçinin maaşını veya kıdem tazminatını ödemezse, işçi bu alacağını doğrudan "devlet kurumundan" (asıl işveren) tahsil edebilir. Devlet, "ben parayı taşerona ödemiştim" diyerek sorumluluktan kaçamaz. Son dönemde yargı, 696 Sayılı KHK ile kadroya geçen işçilerin "başlangıçtaki %10-20 fazlalık ücretlerinin" (yüzdelik fark) maaşlarına eklenmesi gerektiğine dair önemli kararlar vermektedir.
Mahkemeler arası uygulamada, "idareye geçişteki mülakat engelleri" kritiktir. Danıştay, güvenlik soruşturması nedeniyle kadroya alınmayan taşeron işçilerin durumunu Anayasa Mahkemesi'nin "güvenlik soruşturması iptal kararları" ışığında incelemekte ve somut delil yoksa personeli göreve iade etmektedir. Ayrıca, belediye şirketlerine geçen işçilerin "ilave tediye" (devlet ikramiyesi) hakkı olup olmadığı konusunda Yargıtay son noktayı koymuş ve bu işçilerin de 6772 sayılı Kanun kapsamında ikramiye alması gerektiğini saptamıştır.
6. Genel Değerlendirme ve Sonuç
Taşeron işçilik, kamunun modernleşme sancısıydı. Artık "asıl işveren-alt işveren" karmaşası yerini, hakları daha net belirlenmiş bir "kamu işçiliği"ne bırakmıştır.
Sonuç olarak, halen taşeron sisteminde kalan veya kadroya geçiş sürecinde hak kaybına (maaş düşüşü, unvan kaybı vb.) uğrayan çalışanların İş Mahkemeleri nezdinde hak aramaları mümkündür. Şişman Hukuk Bürosu olarak, taşerondan kadroya geçen müvekkillerimizin "yüzdelik fark" ve "ikramiye" alacaklarını takip etmekte; haksız güvenlik soruşturması retlerine karşı yargı mercilerinde işçinin emeğini ve aile düzenini korumaktayız.