1. Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşler Kavramının Tanımı ve Mahiyeti
Tehlikeli ve çok tehlikeli işler, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kanunu kapsamında belirlenen, çalışanların sağlığı ve güvenliği açısından yüksek derecede risk barındıran iş kollarıdır. İş yerleri, yürüttükleri asıl işin niteliğine göre (NACE kodları esas alınarak); **Az Tehlikeli**, **Tehlikeli** ve **Çok Tehlikeli** olmak üzere üç sınıfa ayrılır. Çok tehlikeli işler genellikle maden, inşaat, metal sanayi gibi büyük kazaların yaşanabileceği alanları; tehlikeli işler ise gıda imalatı, lojistik veya tekstil gibi orta derece riskli alanları kapsar. Bu sınıflandırma, iş yerinde görev yapacak iş güvenliği uzmanının ve iş yeri hekiminin niteliğini, çalışma sürelerini ve alınacak önlemlerin kapsamını doğrudan belirler.
2. Mesleki Eğitim Zorunluluğu
Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacak işçilerin, yapacakları işle ilgili "Mesleki Eğitim" almış olmaları (belgelendirilmiş olması) zorunludur. Eğitimi olmayan işçinin bu işlerde çalıştırılması ağır para cezasını ve olası bir kazada işverenin tam kusurlu sayılmasını gerektirir.
3. Sağlık Raporları ve Periyodik Kontroller
- Giriş Raporu: Bu işlerde işe başlamadan önce işçinin bedenen o işe uygun olduğunu gösteren sağlık raporu alınmalıdır.
- Kontrol Süreleri: Tehlikeli işlerde en geç **3 yılda bir**, çok tehlikeli işlerde ise en geç **yılda bir** sağlık raporları yenilenmelidir.
4. İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri
Çok tehlikeli iş yerlerinde "A Sınıfı", tehlikeli iş yerlerinde ise en az "B Sınıfı" iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi yasal bir yükümlülüktür.
5. Yargıtay and İSG Hukuku Perspektifi
Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Sıfır risk ve tam önlem ilkesi"dir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, tehlikeli işlerde işverenin sorumluluğu sadece kanunda yazanları yapmakla değil, "bilim ve fenni zorunlu kılan her türlü önlemi" almakla sınırlıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi ve Ceza Daireleri, işyerindeki hazard (tehlike) sınıfına bakarak kusur oranını belirler; çok tehlikeli bir iş yerinde alınan basit bir önlemin yetersizliğini "taksirli suç" (veya bilinçli taksir) kapsamında değerlendirir. Yargıtay ayrıca, işçinin "bana bir şey olmaz" diyerek koruyucu ekipman kullanmamasını, işverenin denetim yükümlülüğü nedeniyle işvereni sorumluluktan tamamen kurtarmayacağını vurgulamaktadır.
Mahkemeler arası uygulamada, "işin durdurulması" yaptırımı kritiktir. Yargı, hayati tehlike olan yerlerin Bakanlıkça mühürlenmesini hukuka uygun bulur. Son dönemde Yargıtay, tehlikeli işlerde çalışanlara verilecek İSG eğitimlerinin mesai saatleri içinde yapılmasını ve eğitimlerin "verilmiş gibi gösterilmemesi" gerektiğini (somut kanıtlar) teyit etmektedir. İŞ kazası kaynaklı tazminat davalarında zaman aşımı 10 yıldır.
6. Genel Değerlendirme ve Sonuç
Tehlikeli sınıftaki iş yerleri, hata payının en düşük olması gereken yerlerdir. Hukuk, burada işçinin canını sermayenin karından daha kutsal kabul eder.
Sonuç olarak, tehlikeli sınıftaki işlerde gerekli eğitimleri verilmeden veya sağlık kontrolleri yapılmadan çalıştırılan personelin; işten kaçınma hakkı ve güvenli çalışma talep etme hakkı saklıdır. Şişman Hukuk Bürosu olarak, iş sağlığı ve güvenliği davaları; meslek hastalıklarının tespiti ve tehlikeli işlerde işveren kusurundan doğan maddi/manevi tazminat süreçlerinde uzman hukuk vekilliği sunmaktayız.